ALTINI TOZ HÂLİNE GETİRİP KRALLARIN SUYUNU YAPTI

Genel 30.01.2022 - 14:28, Güncelleme: 30.01.2022 - 14:28
 

ALTINI TOZ HÂLİNE GETİRİP KRALLARIN SUYUNU YAPTI

Bursa'da altın imalatçısı, altın imalatını bırakıp kralların suyu olan altın suyu yapmaya başladı. Litresi 350 lira olan su büyük rağbet görüyor. Bursa Kapalıçarşı'da altın imalatı yapan Ekrem Filiz, altını içilebilir hale getiren formülü öğrenerek, kralların suyu olarak bilinen altın suyunu üretmeyi başardı. Altın imalatını bırakan Filiz, altın suyu üretmeye başladı.  Özellikle bağışıklığın güçlenmesinde çok büyük etkisi olduğu iddia edilen altın suyunun litresi 350 liradan satılıyor. Birçok faydası olduğu söylenen altın suyu büyük rağbet görüyor.  Filiz, altın suyunun yanında gümüş suyu ve demir suyu da üreterek satıyor. Gümüş suyunun litresi 70, demir suyunun ise 50 liradan satılıyor. Kral suyunu üretmeye başladıklarını ifade eden Ekrem Filiz, "Metalleri simya yöntemiyle sıvıya dönüştürüyoruz. Altının içinde siyanür vardır. Biz altının içindeki siyanürü çıkartarak bu işlemi yapıyoruz.  Gümüş suyu da dünyanın en kuvvetli antiseptiğidir. Altın dünyanın en kuvvetli iletkenidir. İnsanın vücudunda elektrik vardır. Altın bu elektrik akışını sağlayarak beynin en hızlı şekilde vücuttaki sorunlarını algılamasını sağlar, vücudu harekete geçirerek onarmasını sağlar.  Biz saf altını toz haline getiriyoruz Bu manna tozu olarak geçer, tarih boyu kralların kullandığı bir iksirdir. Zihin açıcı özelliği vardır. Unutkanlık, dikkat eksikliği, odaklanma problemi gibi durumlarda altın suyu çok etkilidir.  Bu toz 24 ayar saf altından elde edilmektedir. Sonra bu toz suyun içinde bir şekerin eridiği gibi erir, içilerek tüketilir. Biz saf altını içilebilir toz haline getiriyoruz. Bunu simya yöntemiyle yapıyoruz. İnsanlar altını içmiş oluyorlar. Bizim arzumuz insanların şifa kazanması, bu ürünü herkes bilmiyor. Görenler şaşırıyor. Çeşitli sorularla karşılaşıyorum. Altın suyunun litre fiyatını 350 liraya satıyoruz. Gümüş suyunu 70 liraya, demir suyunu ise 50 liradan satıyoruz" dedi. Aktarlarda kilosu 4 bin liraya satılan deniz süngerleri asırlardır rağbet görmeye devam ediyor. Su diplerinde, zemin, kaya ve hayvan kabuklarına yapışarak yaşayan deniz süngerinin kıymetini sadece çok az insan biliyor. Cilt aknelerini yok eden süngerleri dalgıçlar deniz dibinden çıkarıyor. Denizin dibinden dalgıçlar tarafından çıkarılan deniz süngerleri, omurgasız hayvanlar şubesi 'eumetazoa'nın kardeş grubudur. Süngerler suyu içine alıp filtre ederler, böylece suyu temizlerler. Sonra da içlerine takılan mikroorganizmaları yerler. Günümüzde unutulsa da, sağlığına önem veren kadınlar ev temizliğinde, güzelliklerine özen gösterenler ise cilt temizliğinde deniz süngerini tercih ediyor. Bursa'da Tuzpazarı'nda 47 yıldır aktarlık yapan İsmail Hakkı Ispartalı, dükkânında deniz süngeri satıyor. Deniz süngerinin kıymetinin pek bilinmediğini söyleyen Ispartalı, "Bu süngerin faydaları saymakla bitmiyor. Bu sünger bize Bodrum'dan geliyor. Bodrum'da dalgıçlar denizin dibinden bu süngerleri çıkartıyor. Daha sonra işleniyor. Deniz süngerinin değeri pek bilinmiyor. Faydasını bilen insanlar ise her zaman önem verip kullanıyor. Ciltteki ölü hücreleri ve bakterileri temizliyor. Akneyi ve sivilceyi yok ediyor. Vücuttaki statik enerjiyi alıyor" dedi. Deniz süngerinin 10 yıl dayandığını anlatan Ispartalı, "Deniz süngerinin 10 yıl kullanım ömrü var. Sert ve delikli yapısından dolayı ev ve cilt temizliğinde rahatlıkla kullanılıyor. Yüzeyler üzerindeki kurumuş ve inatçı kirleri ve lekeleri kolaylıkla söküp atıyor. Bu sebeple mutfak temizliğinde kullanılıyor" diye konuştu. Fiyatının pahalı olmasının sebebini, deniz dibinden çıkarılmasının zor olmasına bağlayan Ispartalı, "Kilosunu 4 bin liraya satıyoruz. Ufak bir parçasının fiyatı 50 ila 100 lira arasında değişiyor. Fiyatı pahalı gibi sanılabilir, fakat en az 8-10 yıl kullanılabiliyor'' dedi. Hatay’da, doğada kendiliğinden yetişen defne ağaçlarının meyvelerinin kaynatılarak binbir zahmetle üretilen defne yağı, pazar sıkıntısı çekmeden litresi 100 ila 120 TL’ye satılıyor. Defne, Samandağ ve Yayladağı ilçelerinde dağlık arazilerde yetişen defne ağaçlarının meyveleri çırpma veya elle toplanarak kazanlarda kaynatılıyor.  Sabun yapımının yanı sıra, kozmetik ürünlerin üretiminde de kullanılan defne yağı, binbir emek verilerek elde ediliyor. Samandağ'ın Kapısuyu Mahallesi'nde defne yağı çıkaran Ahmet Balcı, "Defne yağı yaparken ilk önce defne tanesini koyuyoruz sonra ölçülü şekilde suyunu koyuyoruz ve gece kazanın altını yakıyoruz ve kaynamaya bırakıyoruz. Sabah olunca kazanın içindeki meyveleri ezip yağını alıyoruz" dedi. Samandağ Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı ise defne yaprağının çalısından ve tohumundan faydalanıldığını belirterek, "Defnenin yağı tıbbi aromatik bitki olarak kullanılmakta ve defne yağı ile zeytinyağının birleşimiyle defne sabunu üretilmektedir.  Avrupa defne yağını çok iyi şekilde işleyip kullanıyor tabi biz üretiyoruz oraya gönderiyoruz ama onlar bundan daha fazla faydalanıyor.  Ekonomik olarak da iyi kullanıyorlar defne yağını. Biz de Hatay olarak bu yağdan bu yapraklardan ekonomik olarak iyi faydalanmalıyız.  Defne yağının litresinin bu yıl 100 ila 120 lira arasında satılması bekleniyor. Tabi arz talep meselesi bu sene defne tohumunun üretiminde bir düşüş var dolayısıyla fiyatlara yansıması çok yüksek" diye konuştu.

Bursa'da altın imalatçısı, altın imalatını bırakıp kralların suyu olan altın suyu yapmaya başladı. Litresi 350 lira olan su büyük rağbet görüyor.

Bursa Kapalıçarşı'da altın imalatı yapan Ekrem Filiz, altını içilebilir hale getiren formülü öğrenerek, kralların suyu olarak bilinen altın suyunu üretmeyi başardı. Altın imalatını bırakan Filiz, altın suyu üretmeye başladı. 

Özellikle bağışıklığın güçlenmesinde çok büyük etkisi olduğu iddia edilen altın suyunun litresi 350 liradan satılıyor. Birçok faydası olduğu söylenen altın suyu büyük rağbet görüyor. 

Filiz, altın suyunun yanında gümüş suyu ve demir suyu da üreterek satıyor. Gümüş suyunun litresi 70, demir suyunun ise 50 liradan satılıyor.

Kral suyunu üretmeye başladıklarını ifade eden Ekrem Filiz, "Metalleri simya yöntemiyle sıvıya dönüştürüyoruz. Altının içinde siyanür vardır. Biz altının içindeki siyanürü çıkartarak bu işlemi yapıyoruz. 

Gümüş suyu da dünyanın en kuvvetli antiseptiğidir. Altın dünyanın en kuvvetli iletkenidir. İnsanın vücudunda elektrik vardır. Altın bu elektrik akışını sağlayarak beynin en hızlı şekilde vücuttaki sorunlarını algılamasını sağlar, vücudu harekete geçirerek onarmasını sağlar. 

Biz saf altını toz haline getiriyoruz Bu manna tozu olarak geçer, tarih boyu kralların kullandığı bir iksirdir. Zihin açıcı özelliği vardır. Unutkanlık, dikkat eksikliği, odaklanma problemi gibi durumlarda altın suyu çok etkilidir. 

Bu toz 24 ayar saf altından elde edilmektedir. Sonra bu toz suyun içinde bir şekerin eridiği gibi erir, içilerek tüketilir. Biz saf altını içilebilir toz haline getiriyoruz. Bunu simya yöntemiyle yapıyoruz.

İnsanlar altını içmiş oluyorlar. Bizim arzumuz insanların şifa kazanması, bu ürünü herkes bilmiyor. Görenler şaşırıyor. Çeşitli sorularla karşılaşıyorum. Altın suyunun litre fiyatını 350 liraya satıyoruz.

Gümüş suyunu 70 liraya, demir suyunu ise 50 liradan satıyoruz" dedi.

Aktarlarda kilosu 4 bin liraya satılan deniz süngerleri asırlardır rağbet görmeye devam ediyor. Su diplerinde, zemin, kaya ve hayvan kabuklarına yapışarak yaşayan deniz süngerinin kıymetini sadece çok az insan biliyor. Cilt aknelerini yok eden süngerleri dalgıçlar deniz dibinden çıkarıyor.

Denizin dibinden dalgıçlar tarafından çıkarılan deniz süngerleri, omurgasız hayvanlar şubesi 'eumetazoa'nın kardeş grubudur. Süngerler suyu içine alıp filtre ederler, böylece suyu temizlerler. Sonra da içlerine takılan mikroorganizmaları yerler.

Günümüzde unutulsa da, sağlığına önem veren kadınlar ev temizliğinde, güzelliklerine özen gösterenler ise cilt temizliğinde deniz süngerini tercih ediyor.

Bursa'da Tuzpazarı'nda 47 yıldır aktarlık yapan İsmail Hakkı Ispartalı, dükkânında deniz süngeri satıyor. Deniz süngerinin kıymetinin pek bilinmediğini söyleyen Ispartalı, "Bu süngerin faydaları saymakla bitmiyor. Bu sünger bize Bodrum'dan geliyor. Bodrum'da dalgıçlar denizin dibinden bu süngerleri çıkartıyor. Daha sonra işleniyor. Deniz süngerinin değeri pek bilinmiyor. Faydasını bilen insanlar ise her zaman önem verip kullanıyor. Ciltteki ölü hücreleri ve bakterileri temizliyor. Akneyi ve sivilceyi yok ediyor. Vücuttaki statik enerjiyi alıyor" dedi.

Deniz süngerinin 10 yıl dayandığını anlatan Ispartalı, "Deniz süngerinin 10 yıl kullanım ömrü var. Sert ve delikli yapısından dolayı ev ve cilt temizliğinde rahatlıkla kullanılıyor. Yüzeyler üzerindeki kurumuş ve inatçı kirleri ve lekeleri kolaylıkla söküp atıyor. Bu sebeple mutfak temizliğinde kullanılıyor" diye konuştu.

Fiyatının pahalı olmasının sebebini, deniz dibinden çıkarılmasının zor olmasına bağlayan Ispartalı, "Kilosunu 4 bin liraya satıyoruz. Ufak bir parçasının fiyatı 50 ila 100 lira arasında değişiyor. Fiyatı pahalı gibi sanılabilir, fakat en az 8-10 yıl kullanılabiliyor'' dedi.

Hatay’da, doğada kendiliğinden yetişen defne ağaçlarının meyvelerinin kaynatılarak binbir zahmetle üretilen defne yağı, pazar sıkıntısı çekmeden litresi 100 ila 120 TL’ye satılıyor.

Defne, Samandağ ve Yayladağı ilçelerinde dağlık arazilerde yetişen defne ağaçlarının meyveleri çırpma veya elle toplanarak kazanlarda kaynatılıyor. 
<p>Biz saf altını toz haline getiriyoruz Bu manna tozu olarak geçer, tarih boyu kralların kullandığı bir iksirdir. Zihin açıcı özelliği vardır. Unutkanlık, dikkat eksikliği, odaklanma problemi gibi durumlarda altın suyu çok etkilidir. </p>Sabun yapımının yanı sıra, kozmetik ürünlerin üretiminde de kullanılan defne yağı, binbir emek verilerek elde ediliyor.

Samandağ'ın Kapısuyu Mahallesi'nde defne yağı çıkaran Ahmet Balcı, "Defne yağı yaparken ilk önce defne tanesini koyuyoruz sonra ölçülü şekilde suyunu koyuyoruz ve gece kazanın altını yakıyoruz ve kaynamaya bırakıyoruz. Sabah olunca kazanın içindeki meyveleri ezip yağını alıyoruz" dedi.

Samandağ Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı ise defne yaprağının çalısından ve tohumundan faydalanıldığını belirterek, "Defnenin yağı tıbbi aromatik bitki olarak kullanılmakta ve defne yağı ile zeytinyağının birleşimiyle defne sabunu üretilmektedir. 

Avrupa defne yağını çok iyi şekilde işleyip kullanıyor tabi biz üretiyoruz oraya gönderiyoruz ama onlar bundan daha fazla faydalanıyor. 

Ekonomik olarak da iyi kullanıyorlar defne yağını. Biz de Hatay olarak bu yağdan bu yapraklardan ekonomik olarak iyi faydalanmalıyız. 


Defne yağının litresinin bu yıl 100 ila 120 lira arasında satılması bekleniyor. Tabi arz talep meselesi bu sene defne tohumunun üretiminde bir düşüş var dolayısıyla fiyatlara yansıması çok yüksek" diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.