Çekmecedeki Son Kadeh

Genel 18.02.2022 - 01:49, Güncelleme: 18.02.2022 - 01:49
 

Çekmecedeki Son Kadeh

Burak YETİŞMEZ

Çekmecedeki Son Kadeh Tüm düşüncelerin içindeki “Ne söylenir” olan en dandik sözcükler bu gecenin baş kahramanlığına soyunduğundan beri, soysuz bir emir eri gibi tüm ilişkilerin fedaisi olmayı kabullendik. En kabul olmaz duaları kaybederek dilimizde sürüklerken, bu sürüncemenin en talihsiz beklentisinde beklettik. Söz söyleme cüretiyle birlikte, birlik olmuş tüm rastlantılar bugün tüm geri dönüşlere inat, en uğrak anı olmaya hazır. Bu böyle olmaz şiarıyla verilen tüm kararların, sonraki sözlerinde acı bir duraksama gizliydi.  Dur durak bilmez arzular kamçılandıkça, bir sonraki gün ışığında sahibi belli olan, sahipsiz yaratıkların haybeden sevdaları vardı. Bu şöyle yetmez deyip daha çok anı için vazgeçişin süssüz söylencesini eklemeliydi. Ayrılık sonrası sevdalanmaların çekiciliği her defasında galip geliyor olmalı ki, bir sonraki sevişmenin tadı öncekilere gam olurdu. Gamsız bir isteme tüm pelesenkleri belirli bir süre suskun kılmaya yetebilirdi. Fakat her ne oluyorsa gamsızlık süratle bir süre savaşında bulurdu kendisini. Bu doğru yazılmamış kader yazıcılığının suçlusunu aramanın tam zamanı gelmişken, en okkalı küfür için tüm sözlükleri dilimize perçinlemeliydik. Zamanı var diye her uyku arası boşluklardan anlam arama meşruluğu yerini uyku içindeki sahte düş yalnızlıkları alacaktı. Yalnız, “Böyle olmaz yalnız” demeden tüm yanlışların iştah kabartan sözlerine kulak vermemekte olmazdı. Tüm olmazlara inat olmuş birkaç duygu patırtısı, inatla ruhun bedene sığmazlığına bir sığınak arayacaktı. Tüm ahlak saldırılarına inat intihar tüm açıklığıyla önüne dökülebilir. Tüm aynılığa rağmen bir ayna tüm nü buluşların ardındaki sanat macerasından kişiyi pek olağan biçimde haklı çıkarmaya hazır hale getirebilir. Kişinin kendine hak görebileceği her sıkışıklık, pek çok defa reva görülüre daha yakın ve buna rağmen iki şaşkın söz pek çok yorgunluğa merhem olurdu. Yaprakların arasındaki en nadide yaprak beğenisinde pek çok beğeninin çıplak arzusu saklıydı. Ve her bir arzunun altında sıkışıp kalmış seviş beklentisi olmalıydı. Akıl bekçiliğinden hallice pek ala bir işi olmayan ve sırf olsun diye söylenecek tüm sözlere karnı tokluk ve gönlü peklik akil olmalıydı. Fakat gerçekten bir karar verilmeli miydi? Yani sözüm ona her defasında konuşmak gibi ahmakça ve sayısızca kopuştan sonra bir belirlenim neyi belirtebilirdi? Tüm bütünselliğin içinde, anlaşılmaz gelen tüm sözler için bir anlam, diğer tüm anlamlara eklendiği vakit, ortaya belirecek eklektik mananın tezahüründen kaçmamalıydı. Kadim bir sevgi istenci ötelerden beri hangi arzunun yerini tutacağını belirlemeden önce geçirimsizleşen geçkin ruhlara seçkin bir yıldız kondurmalıydı. Kimi kez son bir kadehin anlamı altında büzülmeden düz bir zeminde onsuz geçebilme potansiyelitesini birkaç şiir başlığında kullanmalıydı. Bu yalnızca böyle olmalılıktan çok bir böylelik buyurganlığı altında ezilen tüm aşıklara bir köşe bulalım ve o sancıyı arsız arzuyla döşeyelim. Alışkanlık gereği bir söz ekleyelim ve diyelim ki; “İnat yüksekliğinden kendilik bilincine varmış her bir tutku kül gibi yakardı sonrası için saklanmış tüm arzuyu.”  
Burak YETİŞMEZ

Çekmecedeki Son Kadeh
Tüm düşüncelerin içindeki “Ne söylenir” olan en dandik sözcükler bu gecenin baş kahramanlığına soyunduğundan beri, soysuz bir emir eri gibi tüm ilişkilerin fedaisi olmayı kabullendik. En kabul olmaz duaları kaybederek dilimizde sürüklerken, bu sürüncemenin en talihsiz beklentisinde beklettik. Söz söyleme cüretiyle birlikte, birlik olmuş tüm rastlantılar bugün tüm geri dönüşlere inat, en uğrak anı olmaya hazır.
Bu böyle olmaz şiarıyla verilen tüm kararların, sonraki sözlerinde acı bir duraksama gizliydi.  Dur durak bilmez arzular kamçılandıkça, bir sonraki gün ışığında sahibi belli olan, sahipsiz yaratıkların haybeden sevdaları vardı.
Bu şöyle yetmez deyip daha çok anı için vazgeçişin süssüz söylencesini eklemeliydi. Ayrılık sonrası sevdalanmaların çekiciliği her defasında galip geliyor olmalı ki, bir sonraki sevişmenin tadı öncekilere gam olurdu. Gamsız bir isteme tüm pelesenkleri belirli bir süre suskun kılmaya yetebilirdi. Fakat her ne oluyorsa gamsızlık süratle bir süre savaşında bulurdu kendisini.
Bu doğru yazılmamış kader yazıcılığının suçlusunu aramanın tam zamanı gelmişken, en okkalı küfür için tüm sözlükleri dilimize perçinlemeliydik. Zamanı var diye her uyku arası boşluklardan anlam arama meşruluğu yerini uyku içindeki sahte düş yalnızlıkları alacaktı.
Yalnız, “Böyle olmaz yalnız” demeden tüm yanlışların iştah kabartan sözlerine kulak vermemekte olmazdı. Tüm olmazlara inat olmuş birkaç duygu patırtısı, inatla ruhun bedene sığmazlığına bir sığınak arayacaktı. Tüm ahlak saldırılarına inat intihar tüm açıklığıyla önüne dökülebilir. Tüm aynılığa rağmen bir ayna tüm nü buluşların ardındaki sanat macerasından kişiyi pek olağan biçimde haklı çıkarmaya hazır hale getirebilir.
Kişinin kendine hak görebileceği her sıkışıklık, pek çok defa reva görülüre daha yakın ve buna rağmen iki şaşkın söz pek çok yorgunluğa merhem olurdu. Yaprakların arasındaki en nadide yaprak beğenisinde pek çok beğeninin çıplak arzusu saklıydı. Ve her bir arzunun altında sıkışıp kalmış seviş beklentisi olmalıydı.
Akıl bekçiliğinden hallice pek ala bir işi olmayan ve sırf olsun diye söylenecek tüm sözlere karnı tokluk ve gönlü peklik akil olmalıydı. Fakat gerçekten bir karar verilmeli miydi?
Yani sözüm ona her defasında konuşmak gibi ahmakça ve sayısızca kopuştan sonra bir belirlenim neyi belirtebilirdi?
Tüm bütünselliğin içinde, anlaşılmaz gelen tüm sözler için bir anlam, diğer tüm anlamlara eklendiği vakit, ortaya belirecek eklektik mananın tezahüründen kaçmamalıydı.
Kadim bir sevgi istenci ötelerden beri hangi arzunun yerini tutacağını belirlemeden önce geçirimsizleşen geçkin ruhlara seçkin bir yıldız kondurmalıydı. Kimi kez son bir kadehin anlamı altında büzülmeden düz bir zeminde onsuz geçebilme potansiyelitesini birkaç şiir başlığında kullanmalıydı.
Bu yalnızca böyle olmalılıktan çok bir böylelik buyurganlığı altında ezilen tüm aşıklara bir köşe bulalım ve o sancıyı arsız arzuyla döşeyelim.
Alışkanlık gereği bir söz ekleyelim ve diyelim ki;
“İnat yüksekliğinden kendilik bilincine varmış her bir tutku kül gibi yakardı sonrası için saklanmış tüm arzuyu.”


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.