El Niño Sıcaklık Alarmı: Eğirdir Havzası’nda Buharlaşma ve Kar Riski Artıyor
El Niño Sıcaklık Alarmı: Eğirdir Havzası’nda Buharlaşma ve Kar Riski Artıyor
Isparta – Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) son “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi”ne göre güçlenen El Niño, Türkiye ve Akdeniz havzasında normal...
Isparta – Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) son “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi”ne göre güçlenen El Niño, Türkiye ve Akdeniz havzasında normal...
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) son “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi”ne göre güçlenen El Niño, Türkiye ve Akdeniz havzasında normallerin üzerinde sıcaklık getirme potansiyeli taşıyor. Eğirdir Gölü ve havzasında bu ısınma, zaten düşen su seviyesiyle birleşince buharlaşma kayıplarını ve kış kar birikimini olumsuz etkileyebilir.WMO verilerine göre Niño 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklık anomalisi Ekim-Kasım-Aralık 2026 döneminde yaklaşık +3,7 °C seviyesine ulaşabilir. Bu değer, 2015-2016 dönemindeki önceki rekoru (+2,6 °C civarı) aşarak 1950’den bu yana en güçlü El Niño olaylarından biri olma olasılığını yükseltiyor. Olayın Aralık civarında zirve yapması ve etkilerinin Şubat 2027’ye kadar sürme ihtimali neredeyse kesin olarak değerlendiriliyor.
Akdeniz’de 2026 yazı ve Eylül ayı rekor veya rekor yakın deniz yüzeyi sıcaklıkları ve yoğun deniz ısı dalgalarıyla geçti. Copernicus ve Mercator verileri, Eylül’de Akdeniz ortalamasının 27,34 °C ile rekor kırdığını, batı ve orta kesimlerde anomalilerin belirgin olduğunu gösteriyor. Bu ısınma, atmosferin nem tutma kapasitesini artırırken karasal alanlarda da sıcaklıkları yukarı çekiyor.
Eğirdir’de Tablo
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün mevsimlik tahminleri, Kasım 2026–Ocak 2027 döneminde Türkiye’nin büyük bölümünde (Akdeniz ve iç kesimler dahil) sıcaklıkların normallerin 0,5 ila 2 °C üzerinde seyredeceğini öngörüyor. Isparta ve Eğirdir Havzası için bu, daha ılık bir kış anlamına geliyor.
Eğirdir Gölü’nde su kotu Ekim ortası itibarıyla yaklaşık 913,50 metre seviyesinde. Geçen yıla göre sınırlı bir yükselme görülse de göl hâlâ uzun vadeli düşüş trendinin içinde. 1990-2024 arasında yaklaşık 2,3 metrelik seviye kaybı yaşandı. Sığ bir göl olması nedeniyle her santimetre kayıp, yüzey alanını ve buharlaşma potansiyelini önemli ölçüde etkiliyor. Uzman değerlendirmelerine göre yıllık buharlaşma kaybı yüz milyonlar metreküp mertebesinde seyrediyor; tarımsal çekimler ve yeraltı suyu kullanımı da baskıyı artırıyor.
Ilık kış koşulları, Davraz ve havzayı besleyen dağlardaki kar birikimini azaltabilir veya erimeyi öne çekebilir. Kar paketi, göl ve yeraltı suyunun bahar beslenmesi için kritik. Sıcaklık artışı aynı zamanda göl yüzeyinden ve topraktan buharlaşmayı hızlandırarak net su kaybını büyütebilir. Göl sığlaştıkça ısınma-buharlaşma döngüsü daha da güçleniyor.
WMO ve bölgesel izleme verileri, El Niño’nun küresel ısınma trendiyle birleştiğinde Akdeniz havzasında sıcaklık baskısını artırdığını ortaya koyuyor. Eğirdir Havzası gibi suya hassas alanlarda bu durum, mevcut su yönetimi ve iklim uyumu ihtiyacını daha görünür hale getiriyor. Göl kotu, kar kalınlığı ve buharlaşma verilerinin yakın takibi önem taşıyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.