Ev alırken fiyatından düşük gösterenler yandı

Isparta 02.07.2023 - 19:26, Güncelleme: 02.07.2023 - 19:26
 

Ev alırken fiyatından düşük gösterenler yandı

.

Konut piyasasının canlanması için bankalar ve devlet tarafından yapılan projelerin bir yenisini duyuran "ilk evim finansman modeli", orta gelirli vatandaşlara yöneliktir. %0,69 faiz oranından başlayan kredilerden yararlanmak isteyenler, yeni konut projeleri kapsamında sıfır ev arayışına girmişlerdir. Ancak, kurumsal olmayan ve genellikle mahalle arasında faaliyet gösteren müteahhitlerin yaptığı sıfır evlere talep olan kişiler, beklenmedik bir sorunla karşı karşıya kaldılar. Örneğin, 2 milyon değerinde olan bir sıfır ev için görüştükleri emlakçı ve müteahhitlerden, "Bankaya en fazla 500 bin kredi için başvurabilirsiniz. Çünkü vergi nedeniyle evin fiyatını düşük gösterdik. Geri kalanını nakit olarak ödemeniz gerekiyor ve konutu banka değerlendirmesine dahil edemezsiniz. Aksi takdirde evin satışını gerçekleştiremeyiz" şeklinde cevap almışlardır. Bu durumda olan kişiler, "Peki, nasıl ev alacağız?" sorusunu soruyor. Yaşanan sorunu hukuki açıdan değerlendiren Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Erol, yapılan satışlara vergi cezasıyla birlikte faiz uygulanacağını hatırlatarak, "Her tacir malını rayiçlere ve emsallere uygun bir şekilde satmak zorundadır" demiştir. Prof. Dr. Ahmet Erol, denetimlerin artması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Mahalle arasında faaliyet gösteren, kurumsal olmayan müteahhitler genellikle banka kredisiyle ve SPK lisanslı değerlemeşirketleriyle çalışmayı tercih etmemektedirler. Çünkü bankayla çalıştıklarında, banka SPK lisanslı bir değerleme şirketini görevlendirecek ve kredi verilecek taşınmazın değerini rayiç değerlere yakın bir şekilde ölçecektir. Bu durumda, söz konusu müteahhit firmalar, hükümet tarafından düzenlenen orta gelirli vatandaşlara yönelik sıfır konut kampanyasından yararlanmayı istememektedirler. Serbest piyasa ekonomisinde, mahalle arasında faaliyet gösteren müteahhitler de kurumsal müteahhitler de istedikleri fiyatlara malını satabilirler. Bu duruma hukuki veya zorlayıcı bir sınırlama getirmemiz mümkün olmayabilir. Ancak, vergi hukuku açısından her tacir, malını rayiçlere ve emsallere uygun bir şekilde satmak zorundadır. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında, vatandaşlar devletin vergi denetim birimine şikayette bulunabilirler. Şikayeti sözlü olarak yapabilirler, Maliye Bakanlığı'nın çağrı hattını arayarak veya yazılı olarak başvuruda bulunarak şikayetlerini iletebilirler. Vergi denetçileri inceleme yaptığında, çevredeki rayiç değerlerin çok daha altında bir satış olduğunu tespit ederlerse gerçek durum ortaya çıkacaktır ve müteahhit, kaçırdığı vergileri cezasıyla birlikte gecikme faizleriyle birlikte ödemek zorunda kalacaktır."
.
Konut piyasasının canlanması için bankalar ve devlet tarafından yapılan projelerin bir yenisini duyuran "ilk evim finansman modeli", orta gelirli vatandaşlara yöneliktir. %0,69 faiz oranından başlayan kredilerden yararlanmak isteyenler, yeni konut projeleri kapsamında sıfır ev arayışına girmişlerdir. Ancak, kurumsal olmayan ve genellikle mahalle arasında faaliyet gösteren müteahhitlerin yaptığı sıfır evlere talep olan kişiler, beklenmedik bir sorunla karşı karşıya kaldılar. Örneğin, 2 milyon değerinde olan bir sıfır ev için görüştükleri emlakçı ve müteahhitlerden, "Bankaya en fazla 500 bin kredi için başvurabilirsiniz. Çünkü vergi nedeniyle evin fiyatını düşük gösterdik. Geri kalanını nakit olarak ödemeniz gerekiyor ve konutu banka değerlendirmesine dahil edemezsiniz. Aksi takdirde evin satışını gerçekleştiremeyiz" şeklinde cevap almışlardır. Bu durumda olan kişiler, "Peki, nasıl ev alacağız?" sorusunu soruyor. Yaşanan sorunu hukuki açıdan değerlendiren Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Erol, yapılan satışlara vergi cezasıyla birlikte faiz uygulanacağını hatırlatarak, "Her tacir malını rayiçlere ve emsallere uygun bir şekilde satmak zorundadır" demiştir. Prof. Dr. Ahmet Erol, denetimlerin artması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Mahalle arasında faaliyet gösteren, kurumsal olmayan müteahhitler genellikle banka kredisiyle ve SPK lisanslı değerlemeşirketleriyle çalışmayı tercih etmemektedirler. Çünkü bankayla çalıştıklarında, banka SPK lisanslı bir değerleme şirketini görevlendirecek ve kredi verilecek taşınmazın değerini rayiç değerlere yakın bir şekilde ölçecektir. Bu durumda, söz konusu müteahhit firmalar, hükümet tarafından düzenlenen orta gelirli vatandaşlara yönelik sıfır konut kampanyasından yararlanmayı istememektedirler. Serbest piyasa ekonomisinde, mahalle arasında faaliyet gösteren müteahhitler de kurumsal müteahhitler de istedikleri fiyatlara malını satabilirler. Bu duruma hukuki veya zorlayıcı bir sınırlama getirmemiz mümkün olmayabilir. Ancak, vergi hukuku açısından her tacir, malını rayiçlere ve emsallere uygun bir şekilde satmak zorundadır. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında, vatandaşlar devletin vergi denetim birimine şikayette bulunabilirler. Şikayeti sözlü olarak yapabilirler, Maliye Bakanlığı'nın çağrı hattını arayarak veya yazılı olarak başvuruda bulunarak şikayetlerini iletebilirler. Vergi denetçileri inceleme yaptığında, çevredeki rayiç değerlerin çok daha altında bir satış olduğunu tespit ederlerse gerçek durum ortaya çıkacaktır ve müteahhit, kaçırdığı vergileri cezasıyla birlikte gecikme faizleriyle birlikte ödemek zorunda kalacaktır."
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.