İş Dünyası Büyük Darboğazda / ATSO'dan Hasar Raporu
Genel
16.02.2022 - 12:08, Güncelleme:
16.02.2022 - 12:08
İş Dünyası Büyük Darboğazda / ATSO'dan Hasar Raporu
Sektörlerin en önemli 3 sorununun, elektrik, doğalgaz zamları ve artan girdi maliyetleri olduğunu belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, “Son aylardaki gelişmeler, pandemiyi bile unutturdu. İşletmeler hayatta kalma mücadelesi veriyor.” dedi
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin yıllık ekonomik durum değerlendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Çetin, “Uzun bir pandemi döneminden çıktık ve ekonomideki sorunlar nedeni ile pandemiyi bile unuttuk. İşletmelerin bir kısmı hayatta kalma mücadelesi veriyor. Son üç ayda pandeminin başındaki gibi hangi soruna, hangi sektöre el atacağımızı şaşırdık. Sektörlerin acil sorunları elektrik, doğal gaz zamları ve girdi maliyetleri…” diye konuştu.
DÖVİZ KRİZİ VURDU
Yıllık ekonomik durum değerlendirme toplantısını ilk kez 2018 yılında yaptıklarını hatırlatan ATSO Başkanı Davut Çetin, pandemi nedeni ile bu çalışmaya bir yıl ara verdikten sonra 2021 yılı için çalışma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Pandemi nedeni ile 2020 yılının Antalya ekonomisi için adeta afet şeklinde geçtiğini belirten Çetin, “2021 yaz sezonunu beklentilerden daha iyi geçirdik. 2021 yılını toparlanma yılı ve 2022’yi de güçlü çıkış yılı olarak tanımlamak istiyorduk. Fakat ekonomideki dalgalanma karşısında yıllık veya dönemlik anketler yetersiz kalıyor. Yılı iyi tamamlıyoruz derken Aralık ayında döviz krizi yaşanınca piyasalar alt üst oldu, ödemeler yapılamadı, mal bulunamaz oldu. Ocak ayında ise elektrik, doğal gaz, akaryakıt zamlarıyla, doğal gaz kesintisiyle bambaşka bir durumla karşı karşıya kaldık. Böyle bir ortamda anketlerimiz ve toplantılarımız ekonomideki sorunlara yetişemiyor” ifadelerini kullandı.
EN ÖNEMLİ ÜÇ SORUN
Sektörlerin acil sorunlarını; “elektrik, doğal gaz zamları, girdi maliyetlerindeki artış” olarak özetleyen Çetin, “Dünyada da bir enflasyon var ve dünyada da enerji maliyetleri arttı, fakat bizdeki gibi bir durum çok az ülkede var. TÜFE’de yüzde 48 enflasyonla dünyada dokuzuncu sıraya yükseldik. Bizden önce Suriye, Surinam, Zimbabve gibi ülkeler, bizden sonra Etiyopya, Angola gibi ülkeler var. Enflasyon Bulgaristan gibi komşularımızda yüzde 7, Yunanistan’da yüzde 5, İsrail’de yüzde 2. Dünyada enerji fiyatlarında artış olduğu doğru, fakat Avrupa Birliği’nde enerji fiyatları sanayide ortalama yüzde 72 arttı, böylece ÜFE yüzde 26’ya çıktı. Bizdeki gibi bir artış yok. Tüketicide ise elektrik, gaz, akaryakıt yüzde 20’nin üzerinde artmış, diğer alanlarda enflasyon düşük olduğu için AB’de TÜFE ortalaması yüzde 5,3.” dedi.
SORUNLARI KENDİMİZ ARTIRDIK
Türkiye’de dolar ve ÜFE’nin birebir birlikte hareket ettiğine dikkat çeten Davut Çetin, “Dolar düşerse enflasyon düşüyor, dolar artarsa enflasyon artıyor. Yani küresel enflasyon var, ama bizde dünyadaki artışın üzerine bir de dövizdeki artış ekleniyor. Dövizdeki artışın nedeni de enflasyon artarken Merkez Bankası’nın hızlı bir şekilde faizi düşürmesidir. Maalesef Kasım ve Aralık aylarında herkes TL’den kaçmaya başladı ve kendi elimizle sorunları artırmış olduk. Enflasyonun artacağını, enflasyonun orta sınıfla birlikte KOBİ’leri ezeceğini aylar önce söyledim. Şimdi bu enflasyonla ve elektrik doğal gaz zamlarıyla KOBİ’ler de hayatta kalma mücadelesi içine girdi. Otellerin, restoranların, mağazaların maliyetleri katlandı, elektrik faturaları karşılanamaz hale geldi. Maliyetler artıyor, ama küçük işletmeler fiyatlarını artıramıyor, çünkü müşteri kaybediyorlar. Yani hem halkta hem özel sektörde orta sınıf enflasyonun yükünü çekmektedir” şeklinde konuştu.
FATURALAR 4-5 AY ERTELENMELİ
Hükümetin dövizi tutmak için kur korumalı mevduat getirdiğini belirten Çetin, şunları söyledi: “Bunlar elbette değerli adımlardır, fakat sorunların daha büyük olduğunu da görmek zorundayız. Gıdada yüzde7 KDV indirimi enflasyonu 1 puan düşürür, ama sorunu çözmez. Bu nedenle daha kapsamlı önlemler gereklidir. Elektrik ve doğal gaz faturaları düşürülmelidir. En azından enerjiden alınan vergiler kaldırılmalıdır. Antalya’da birçok işletme yaz sezonuna kadar düşük cirolarla çalışmaktadır. Bu nedenle turizme bağlı sektörlerde en azından fatura ödemeleri 4-5 ay ertelenmelidir. Maliyet artışları altında ezilen sektörlerde ÖTV ve KDV indirimleri yapılmalıdır. Aynı sektör veya ürünlerde KDV farkları ortadan kaldırılmalıdır. Asgari ücret artışı ve ücret artışları karşısında istihdam destekleri ihtiyacı artmıştır. SGK, İŞKUR ve KOSGEB destekleri artırılmalıdır. İşletmelere verilecek 10 milyarlık KGF kredisi desteği bu koşullarda yetersizdir. Çünkü işletmelerin bir kısmı elektrik faturasını krediyle ödemek zorunda kalacaktır. Bu miktarın hızla güncellenmesini istiyoruz”.
HER SEKTÖRDE DURUM FAKLI
2021 yılının 2020’ye göre daha iyi olması gerekirken, son aylardaki durum nedeniyle satış hacmi değişimi ve beklentilerle ilgili cevapların olumsuz yönde olduğunu gördüklerini ifade eden ATSO Başkanı Davut Çetin, “Anketler bize sektöre, konuma göre ekonominin aynı olmadığını göstermektedir. Artık ekonomi, turizm, tarım, ticaret dediğimiz zaman rekor kar artışı yakalayan hızlı büyüyen şirketler de var, turist sayısı artarken kent merkezinde bu artışı görmeyen işletme de var. Turizmde durum bölgeye, pazara göre değişiyor. Tarımda ürüne göre değişiyor. Ticarette markaya, işletme büyüklüğüne göre değişiyor. Turizmde Türkiye’ye gelen ziyaretçi Rusya ve Ukrayna pazarlarının etkisi ile yüzde94 artarken biz yüzde164 artış sağladık” dedi.
ATSO’DAN ÖNERİLER
Antalya’da ticarete 1-2 yıllık vizyonla değil, uzun vadeli vizyonla bakılması gerektiğine işaret eden Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, “Antalya, doğal ve tarihi zenginliğiyle, turizm sayesinde ayrıcalıklı bir il. Ülkenin de, bizim de ümidimiz turizmin iyi olmasıdır. Antalya 2021’de turizmde Türkiye genelinden ve rakiplerinden daha iyi bir performans gösterdi, bu yıl çok daha iyisini yapmak zorundayız, yapabiliriz. Ümit ediyorum ki Ukrayna’da savaş olmaz ve bu yıl turizmde 2019 rakamlarını yakalarız. Antalya göç almaya devam ediyor. İnsanlar yerleşmeye, şirketler yatırım yapmaya geliyor. Biz kendimizi geliştirmezsek Antalya’nın nimetlerinden bizim şirketlerimiz değil, büyük şirketler ve yabancı şirketler yararlanır. Bu nedenle şirketlerimiz ortaklıkla, dijitalleşmeyle, sektörel işbirliğiyle güçlenmeye önem vermeli. Dijital ekonomi ve yeşil ekonomi artık yeni yatırım ve istihdam alanlarıdır. Hep birlikte Antalya ekonomisini dijital ve yeşil ekonomi yapmak için çaba harcamalıyız” şeklinde konuştu. Başkan Çetin, toplantının sonunda ATSO olarak Antalya ve ülke ekonomisi için yaptıklarını, komitelerin çalışmalarını anlattı.
Sektörlerin en önemli 3 sorununun, elektrik, doğalgaz zamları ve artan girdi maliyetleri olduğunu belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, “Son aylardaki gelişmeler, pandemiyi bile unutturdu. İşletmeler hayatta kalma mücadelesi veriyor.” dedi
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin yıllık ekonomik durum değerlendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Çetin, “Uzun bir pandemi döneminden çıktık ve ekonomideki sorunlar nedeni ile pandemiyi bile unuttuk. İşletmelerin bir kısmı hayatta kalma mücadelesi veriyor. Son üç ayda pandeminin başındaki gibi hangi soruna, hangi sektöre el atacağımızı şaşırdık. Sektörlerin acil sorunları elektrik, doğal gaz zamları ve girdi maliyetleri…” diye konuştu.
DÖVİZ KRİZİ VURDU
Yıllık ekonomik durum değerlendirme toplantısını ilk kez 2018 yılında yaptıklarını hatırlatan ATSO Başkanı Davut Çetin, pandemi nedeni ile bu çalışmaya bir yıl ara verdikten sonra 2021 yılı için çalışma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Pandemi nedeni ile 2020 yılının Antalya ekonomisi için adeta afet şeklinde geçtiğini belirten Çetin, “2021 yaz sezonunu beklentilerden daha iyi geçirdik. 2021 yılını toparlanma yılı ve 2022’yi de güçlü çıkış yılı olarak tanımlamak istiyorduk. Fakat ekonomideki dalgalanma karşısında yıllık veya dönemlik anketler yetersiz kalıyor. Yılı iyi tamamlıyoruz derken Aralık ayında döviz krizi yaşanınca piyasalar alt üst oldu, ödemeler yapılamadı, mal bulunamaz oldu. Ocak ayında ise elektrik, doğal gaz, akaryakıt zamlarıyla, doğal gaz kesintisiyle bambaşka bir durumla karşı karşıya kaldık. Böyle bir ortamda anketlerimiz ve toplantılarımız ekonomideki sorunlara yetişemiyor” ifadelerini kullandı.
EN ÖNEMLİ ÜÇ SORUN
Sektörlerin acil sorunlarını; “elektrik, doğal gaz zamları, girdi maliyetlerindeki artış” olarak özetleyen Çetin, “Dünyada da bir enflasyon var ve dünyada da enerji maliyetleri arttı, fakat bizdeki gibi bir durum çok az ülkede var. TÜFE’de yüzde 48 enflasyonla dünyada dokuzuncu sıraya yükseldik. Bizden önce Suriye, Surinam, Zimbabve gibi ülkeler, bizden sonra Etiyopya, Angola gibi ülkeler var. Enflasyon Bulgaristan gibi komşularımızda yüzde 7, Yunanistan’da yüzde 5, İsrail’de yüzde 2. Dünyada enerji fiyatlarında artış olduğu doğru, fakat Avrupa Birliği’nde enerji fiyatları sanayide ortalama yüzde 72 arttı, böylece ÜFE yüzde 26’ya çıktı. Bizdeki gibi bir artış yok. Tüketicide ise elektrik, gaz, akaryakıt yüzde 20’nin üzerinde artmış, diğer alanlarda enflasyon düşük olduğu için AB’de TÜFE ortalaması yüzde 5,3.” dedi.
SORUNLARI KENDİMİZ ARTIRDIK
Türkiye’de dolar ve ÜFE’nin birebir birlikte hareket ettiğine dikkat çeten Davut Çetin, “Dolar düşerse enflasyon düşüyor, dolar artarsa enflasyon artıyor. Yani küresel enflasyon var, ama bizde dünyadaki artışın üzerine bir de dövizdeki artış ekleniyor. Dövizdeki artışın nedeni de enflasyon artarken Merkez Bankası’nın hızlı bir şekilde faizi düşürmesidir. Maalesef Kasım ve Aralık aylarında herkes TL’den kaçmaya başladı ve kendi elimizle sorunları artırmış olduk. Enflasyonun artacağını, enflasyonun orta sınıfla birlikte KOBİ’leri ezeceğini aylar önce söyledim. Şimdi bu enflasyonla ve elektrik doğal gaz zamlarıyla KOBİ’ler de hayatta kalma mücadelesi içine girdi. Otellerin, restoranların, mağazaların maliyetleri katlandı, elektrik faturaları karşılanamaz hale geldi. Maliyetler artıyor, ama küçük işletmeler fiyatlarını artıramıyor, çünkü müşteri kaybediyorlar. Yani hem halkta hem özel sektörde orta sınıf enflasyonun yükünü çekmektedir” şeklinde konuştu.
FATURALAR 4-5 AY ERTELENMELİ
Hükümetin dövizi tutmak için kur korumalı mevduat getirdiğini belirten Çetin, şunları söyledi: “Bunlar elbette değerli adımlardır, fakat sorunların daha büyük olduğunu da görmek zorundayız. Gıdada yüzde7 KDV indirimi enflasyonu 1 puan düşürür, ama sorunu çözmez. Bu nedenle daha kapsamlı önlemler gereklidir. Elektrik ve doğal gaz faturaları düşürülmelidir. En azından enerjiden alınan vergiler kaldırılmalıdır. Antalya’da birçok işletme yaz sezonuna kadar düşük cirolarla çalışmaktadır. Bu nedenle turizme bağlı sektörlerde en azından fatura ödemeleri 4-5 ay ertelenmelidir. Maliyet artışları altında ezilen sektörlerde ÖTV ve KDV indirimleri yapılmalıdır. Aynı sektör veya ürünlerde KDV farkları ortadan kaldırılmalıdır. Asgari ücret artışı ve ücret artışları karşısında istihdam destekleri ihtiyacı artmıştır. SGK, İŞKUR ve KOSGEB destekleri artırılmalıdır. İşletmelere verilecek 10 milyarlık KGF kredisi desteği bu koşullarda yetersizdir. Çünkü işletmelerin bir kısmı elektrik faturasını krediyle ödemek zorunda kalacaktır. Bu miktarın hızla güncellenmesini istiyoruz”.
HER SEKTÖRDE DURUM FAKLI
2021 yılının 2020’ye göre daha iyi olması gerekirken, son aylardaki durum nedeniyle satış hacmi değişimi ve beklentilerle ilgili cevapların olumsuz yönde olduğunu gördüklerini ifade eden ATSO Başkanı Davut Çetin, “Anketler bize sektöre, konuma göre ekonominin aynı olmadığını göstermektedir. Artık ekonomi, turizm, tarım, ticaret dediğimiz zaman rekor kar artışı yakalayan hızlı büyüyen şirketler de var, turist sayısı artarken kent merkezinde bu artışı görmeyen işletme de var. Turizmde durum bölgeye, pazara göre değişiyor. Tarımda ürüne göre değişiyor. Ticarette markaya, işletme büyüklüğüne göre değişiyor. Turizmde Türkiye’ye gelen ziyaretçi Rusya ve Ukrayna pazarlarının etkisi ile yüzde94 artarken biz yüzde164 artış sağladık” dedi.
ATSO’DAN ÖNERİLER
Antalya’da ticarete 1-2 yıllık vizyonla değil, uzun vadeli vizyonla bakılması gerektiğine işaret eden Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, “Antalya, doğal ve tarihi zenginliğiyle, turizm sayesinde ayrıcalıklı bir il. Ülkenin de, bizim de ümidimiz turizmin iyi olmasıdır. Antalya 2021’de turizmde Türkiye genelinden ve rakiplerinden daha iyi bir performans gösterdi, bu yıl çok daha iyisini yapmak zorundayız, yapabiliriz. Ümit ediyorum ki Ukrayna’da savaş olmaz ve bu yıl turizmde 2019 rakamlarını yakalarız. Antalya göç almaya devam ediyor. İnsanlar yerleşmeye, şirketler yatırım yapmaya geliyor. Biz kendimizi geliştirmezsek Antalya’nın nimetlerinden bizim şirketlerimiz değil, büyük şirketler ve yabancı şirketler yararlanır. Bu nedenle şirketlerimiz ortaklıkla, dijitalleşmeyle, sektörel işbirliğiyle güçlenmeye önem vermeli. Dijital ekonomi ve yeşil ekonomi artık yeni yatırım ve istihdam alanlarıdır. Hep birlikte Antalya ekonomisini dijital ve yeşil ekonomi yapmak için çaba harcamalıyız” şeklinde konuştu. Başkan Çetin, toplantının sonunda ATSO olarak Antalya ve ülke ekonomisi için yaptıklarını, komitelerin çalışmalarını anlattı.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.