deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

ISPARTA NEYİ KAYBEDİYOR?

Isparta 09.09.2026 - 08:11, Güncelleme: 08.09.2026 - 08:11
 

ISPARTA NEYİ KAYBEDİYOR?

ISPARTA NEYİ KAYBEDİYOR?

https://www.kureselakdeniz.com.tr/haber-ispartanin-uzerinde-olu-topragi-mi-var-43790.html Bir şehrin gerilemesi bir günde olmaz. Önce insanlar birbirine güvenmeyi bırakır. Sonra ortak meseleler önemini kaybeder. Ardından herkes kendi çıkarına bakmaya başlar. Ve bir gün fark ederiz ki şehir hâlâ yerinde duruyor ama şehir olma duygusunu kaybetmiş. Galiba Isparta’nın asıl meselesi biraz da burada. Bugün Isparta’da güçlü bir kent dayanışmasından söz etmek kolay değil. Akşamları insanları bir araya getiren kültürel etkinlikler sınırlı.  Kent meselelerinin konuşulduğu gerçek anlamda meclisler, platformlar, ortak akıl zeminleri yeterince güçlü değil. İnsanlar birbirine güvenmekte zorlanıyor. Menfaat ilişkileri, ortak yararın önüne geçebiliyor. Herkes şehri konuşuyor ama çok az insan şehir için birlikte hareket ediyor. Oysa şehir dediğimiz şey sadece binalardan, yollardan ve parklardan oluşmaz. Şehir biraz da insanların birbirine duyduğu güven, ortak geleceğe olan inancı ve birlikte iş yapabilme kapasitesidir. Isparta yaşlanıyor Bugün Isparta’nın önündeki en ciddi sorunlardan biri nüfus yapısıdır. Gençler eğitim için geliyor ama önemli bir bölümü burada kalmıyor. Çünkü yeterli istihdam yok. Üretim sınırlı. Yeni sektörler yeterince gelişmiyor. Şehrin ekonomisi hâlâ büyük ölçüde mevcut kaynakların ve geçmişten kalan birikimlerin üzerine kuruluyor. Bir anlamda mirastan yiyen bir şehir görüntüsü ortaya çıkıyor. Oysa miras sonsuza kadar yetmez. Tarımımız var. Gülümüz var. Lavantamız var. Madenlerimiz var. Turizm potansiyelimiz var. Üniversitelerimiz var. Ama bütün bunları güçlü bir ekonomik markaya dönüştürebiliyor muyuz? Asıl soru bu. Bir şehrin elinde kaynak olması başka şeydir, o kaynakları katma değere dönüştürmesi başka şey. Isparta’nın sorunu kaynak yoksunluğu değil, kaynaklarını ortak bir vizyon etrafında birleştirememe sorunudur. Ankara’da sesimiz ne kadar çıkıyor? Bir başka mesele de siyasi temsil ve lobi gücü. Ankara’da güçlü bir Isparta lobisinden ne kadar söz edebiliriz? Şehrin ortak meselelerini takip eden, bakanlıkların kapısını aşındıran, projelerin peşini bırakmayan, siyasi görüşlerin üzerinde ortak bir kent çıkarı oluşturabilen bir yapı var mı? Bunu kendimize dürüstçe sormamız gerekiyor. Isparta’nın en son bakanını yaklaşık 20 yıl önce çıkarmış olması bile üzerinde düşünülmesi gereken bir durum. Elbette bir şehrin gelişmesi sadece bakan çıkarabilmesine bağlı değildir. Ama Ankara’da güçlü bir siyasi ve bürokratik ilişki ağı kuramıyorsanız, büyük yatırımlarda geride kalma ihtimaliniz artar. Bugün başka şehirler kendi projelerini takip ederken biz bazen mevcut projelerimizin bile peşinden yeterince gidemiyoruz. Yollar bile bize bir şey söylüyor Burdur Dağ Yolu, Dereboğazı ve Konya yolları yıllardır konuşuluyor. Isparta’nın çevre kentlerle bağlantısını güçlendirecek ulaşım yatırımlarında hâlâ ciddi eksikler var. Hızlı tren meselesinde ise daha güçlü, daha ısrarlı ve daha organize bir takip gerekiyor. Çünkü ulaşım sadece yol değildir. Ulaşım yatırım demektir. Ticaret demektir. Turizm demektir. İstihdam demektir. Bir şehrin geleceğe bağlanması demektir. Bugün Türkiye’nin birçok şehri ulaşım ağlarını genişletirken Isparta’nın hâlâ bazı temel bağlantıları tartışıyor olması düşündürücüdür. Peki sorun sadece yöneticilerde mi? Burada başka bir soruyla karşı karşıyayız. Isparta’nın yöneticileri, siyasetçileri ve atanmışları neden daha iddialı olmasın? Neden şehrin önüne 10-20 yıllık büyük hedefler koyamıyoruz? Neden kentte vasatlık zaman zaman normal kabul ediliyor? Bir şehir sadece kötü yöneticiler yüzünden gerilemez. İyi yönetici talep etmeyen şehir de zamanla vasat yönetime razı olur. Bizim de kendimize bakmamız gerekiyor. Siyasetçiden hesap soruyor muyuz? Yöneticiden performans bekliyor muyuz? Şehrin sorunlarını kişisel ilişkiler üzerinden değil, ortak bir kent meselesi olarak görebiliyor muyuz? Yoksa bize dokunmayan yılan bin yaşasın mı diyoruz? Isparta’nın ihtiyacı yeni bir zihniyet Bence Isparta’nın artık yeni bir bina, yeni bir tören, yeni bir tabela kadar yeni bir şehir anlayışına ihtiyacı var. Birbirimize güvenmeyi yeniden öğrenmeliyiz. Kentin meselelerini konuşabileceğimiz gerçek platformlar oluşturmalıyız. Akşamları yaşayan bir şehir istiyorsak kültürü, sanatı, düşünceyi ve gençleri sokağa çıkarmalıyız. Üniversiteyi sadece öğrenci sayısıyla değil, şehirle kurduğu ilişkiyle değerlendirmeliyiz. Gençlerimize “burada kal” demek yerine, “burada kalırsan geleceğin var” diyebilmeliyiz. Tarımı, madeni, turizmi ve üniversiteleri birbirinden kopuk sektörler olmaktan çıkarıp ortak bir ekonomik vizyonun parçaları haline getirmeliyiz. Ve en önemlisi… Şehrin geleceğini birkaç kişinin kararına bırakmamalıyız. Çünkü mesele hepimizin meselesi Isparta’nın sorunu yalnızca belediyenin sorunu değil. Sadece milletvekillerinin de değil. Valinin, üniversitenin, iş dünyasının, odaların, STK’ların, basının ya da siyasi partilerin tek başına çözebileceği bir mesele hiç değil. Bu şehir hepimizin. O halde şu soruyu artık daha yüksek sesle sormamız gerekiyor: Isparta’yı nasıl bir şehir olarak bırakacağız? Çocuklarımızın iş bulmak için başka şehirlere gittiği, gençlerin geri dönmediği, yaş ortalamasının yükseldiği, ortak aklın zayıfladığı bir şehir mi? Yoksa üreten, gençlerini tutan, yatırım çeken, kültürü ve sosyal hayatı canlı, ulaşım ağlarına bağlanmış, Ankara’da sesi duyulan ve kendi geleceğine kendisi yön veren bir Isparta mı? Karar bizim. Ama şunu unutmayalım: Şehirler sadece yöneticileriyle değil, vatandaşlarının şehirlerine sahip çıkma biçimiyle de büyür. Isparta’nın artık birbirimizi suçlamaktan çok, birbirimize güvenmeye ihtiyacı var. Çünkü kaybettiğimiz şey sadece nüfus değil. Birlikte yaşama irademizi kaybediyorsak, asıl kaybımız işte o zaman başlıyor.   Mehmet Ali Çelik Küresel Akdeniz 
ISPARTA NEYİ KAYBEDİYOR?

https://www.kureselakdeniz.com.tr/haber-ispartanin-uzerinde-olu-topragi-mi-var-43790.html

Bir şehrin gerilemesi bir günde olmaz.

Önce insanlar birbirine güvenmeyi bırakır.

Sonra ortak meseleler önemini kaybeder.

Ardından herkes kendi çıkarına bakmaya başlar.

Ve bir gün fark ederiz ki şehir hâlâ yerinde duruyor ama şehir olma duygusunu kaybetmiş.

Isparta Merkez - Kültür Portalı - Medya Kütüphanesi

Galiba Isparta’nın asıl meselesi biraz da burada.
Bugün Isparta’da güçlü bir kent dayanışmasından söz etmek kolay değil.

Akşamları insanları bir araya getiren kültürel etkinlikler sınırlı. 

Kent meselelerinin konuşulduğu gerçek anlamda meclisler, platformlar, ortak akıl zeminleri yeterince güçlü değil.

İnsanlar birbirine güvenmekte zorlanıyor.

Menfaat ilişkileri, ortak yararın önüne geçebiliyor.

Herkes şehri konuşuyor ama çok az insan şehir için birlikte hareket ediyor.

Oysa şehir dediğimiz şey sadece binalardan, yollardan ve parklardan oluşmaz.

Şehir biraz da insanların birbirine duyduğu güven, ortak geleceğe olan inancı ve birlikte iş yapabilme kapasitesidir.

Isparta yaşlanıyor
Bugün Isparta’nın önündeki en ciddi sorunlardan biri nüfus yapısıdır.

SDÜ' nün Yeni Programları İlk Öğrencilerini Karşılıyor - Süleyman Demirel  Üniversitesi

Gençler eğitim için geliyor ama önemli bir bölümü burada kalmıyor.

Çünkü yeterli istihdam yok.
Üretim sınırlı.

Yeni sektörler yeterince gelişmiyor.

Şehrin ekonomisi hâlâ büyük ölçüde mevcut kaynakların ve geçmişten kalan birikimlerin üzerine kuruluyor.

Bir anlamda mirastan yiyen bir şehir görüntüsü ortaya çıkıyor.
Oysa miras sonsuza kadar yetmez.

ISPARTA GÜLÜ | Kültür Portalı

Tarımımız var.
Gülümüz var.
Lavantamız var.
Madenlerimiz var.
Turizm potansiyelimiz var.
Üniversitelerimiz var.

Ama bütün bunları güçlü bir ekonomik markaya dönüştürebiliyor muyuz?
Asıl soru bu.

Bir şehrin elinde kaynak olması başka şeydir, o kaynakları katma değere dönüştürmesi başka şey.

Isparta’nın sorunu kaynak yoksunluğu değil, kaynaklarını ortak bir vizyon etrafında birleştirememe sorunudur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Ankara’da sesimiz ne kadar çıkıyor?
Bir başka mesele de siyasi temsil ve lobi gücü.

Ankara’da güçlü bir Isparta lobisinden ne kadar söz edebiliriz?

Şehrin ortak meselelerini takip eden, bakanlıkların kapısını aşındıran, projelerin peşini bırakmayan, siyasi görüşlerin üzerinde ortak bir kent çıkarı oluşturabilen bir yapı var mı?
Bunu kendimize dürüstçe sormamız gerekiyor.

Isparta’nın en son bakanını yaklaşık 20 yıl önce çıkarmış olması bile üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.

Elbette bir şehrin gelişmesi sadece bakan çıkarabilmesine bağlı değildir.
Ama Ankara’da güçlü bir siyasi ve bürokratik ilişki ağı kuramıyorsanız, büyük yatırımlarda geride kalma ihtimaliniz artar.

Bugün başka şehirler kendi projelerini takip ederken biz bazen mevcut projelerimizin bile peşinden yeterince gidemiyoruz.

Burdur–Isparta Dostluk Yolu'nda Müteahhit Değişti - Uyan 32 | Isparta  Haber, Isparta Haberleri, Son Dakika Isparta

Yollar bile bize bir şey söylüyor
Burdur Dağ Yolu, Dereboğazı ve Konya yolları yıllardır konuşuluyor.

Isparta’nın çevre kentlerle bağlantısını güçlendirecek ulaşım yatırımlarında hâlâ ciddi eksikler var.

Hızlı tren meselesinde ise daha güçlü, daha ısrarlı ve daha organize bir takip gerekiyor.
Çünkü ulaşım sadece yol değildir.

Ulaşım yatırım demektir.
Ticaret demektir.
Turizm demektir.
İstihdam demektir.
Bir şehrin geleceğe bağlanması demektir.
Bugün Türkiye’nin birçok şehri ulaşım ağlarını genişletirken Isparta’nın hâlâ bazı temel bağlantıları tartışıyor olması düşündürücüdür.

Peki sorun sadece yöneticilerde mi?

Burada başka bir soruyla karşı karşıyayız.
Isparta’nın yöneticileri, siyasetçileri ve atanmışları neden daha iddialı olmasın?
Neden şehrin önüne 10-20 yıllık büyük hedefler koyamıyoruz?
Neden kentte vasatlık zaman zaman normal kabul ediliyor?
Bir şehir sadece kötü yöneticiler yüzünden gerilemez.

görsel_2026-09-08_081238613.pngİyi yönetici talep etmeyen şehir de zamanla vasat yönetime razı olur.

Bizim de kendimize bakmamız gerekiyor.

Siyasetçiden hesap soruyor muyuz?

Yöneticiden performans bekliyor muyuz?

Şehrin sorunlarını kişisel ilişkiler üzerinden değil, ortak bir kent meselesi olarak görebiliyor muyuz?

Yoksa bize dokunmayan yılan bin yaşasın mı diyoruz?
Isparta’nın ihtiyacı yeni bir zihniyet

Bence Isparta’nın artık yeni bir bina, yeni bir tören, yeni bir tabela kadar yeni bir şehir anlayışına ihtiyacı var.

Birbirimize güvenmeyi yeniden öğrenmeliyiz.

Kentin meselelerini konuşabileceğimiz gerçek platformlar oluşturmalıyız.
Akşamları yaşayan bir şehir istiyorsak kültürü, sanatı, düşünceyi ve gençleri sokağa çıkarmalıyız.

SDÜ'de öğrenciler 'yemekhane fiyatları ve ulaşım' konularında şikayetçi |  Bölgesel

Üniversiteyi sadece öğrenci sayısıyla değil, şehirle kurduğu ilişkiyle değerlendirmeliyiz.
Gençlerimize “burada kal” demek yerine, “burada kalırsan geleceğin var” diyebilmeliyiz.
Tarımı, madeni, turizmi ve üniversiteleri birbirinden kopuk sektörler olmaktan çıkarıp ortak bir ekonomik vizyonun parçaları haline getirmeliyiz.
Ve en önemlisi…
Şehrin geleceğini birkaç kişinin kararına bırakmamalıyız.
Çünkü mesele hepimizin meselesi
Isparta’nın sorunu yalnızca belediyenin sorunu değil.
Sadece milletvekillerinin de değil.
Valinin, üniversitenin, iş dünyasının, odaların, STK’ların, basının ya da siyasi partilerin tek başına çözebileceği bir mesele hiç değil.
Bu şehir hepimizin.

O halde şu soruyu artık daha yüksek sesle sormamız gerekiyor:
Isparta’yı nasıl bir şehir olarak bırakacağız?
Çocuklarımızın iş bulmak için başka şehirlere gittiği, gençlerin geri dönmediği, yaş ortalamasının yükseldiği, ortak aklın zayıfladığı bir şehir mi?
Yoksa üreten, gençlerini tutan, yatırım çeken, kültürü ve sosyal hayatı canlı, ulaşım ağlarına bağlanmış, Ankara’da sesi duyulan ve kendi geleceğine kendisi yön veren bir Isparta mı?
Karar bizim.
Ama şunu unutmayalım:
Şehirler sadece yöneticileriyle değil, vatandaşlarının şehirlerine sahip çıkma biçimiyle de büyür.
Isparta’nın artık birbirimizi suçlamaktan çok, birbirimize güvenmeye ihtiyacı var.
Çünkü kaybettiğimiz şey sadece nüfus değil.
Birlikte yaşama irademizi kaybediyorsak, asıl kaybımız işte o zaman başlıyor.

 

Mehmet Ali Çelik
Küresel Akdeniz 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.