deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

SÖZ SIRASI SİZDE SAYIN ZABUN. ISPARTA KAMUOYU SİZDEN CEVAP BEKLİYOR

Isparta 19.09.2026 - 19:11, Güncelleme: 18.09.2026 - 19:44
 

SÖZ SIRASI SİZDE SAYIN ZABUN. ISPARTA KAMUOYU SİZDEN CEVAP BEKLİYOR

.

 Sevgili dostlar; Siyasette bazı isimler vardır. Kimileri makamıyla büyür, kimileri yaptığı işle ve eserle. Kimileri de zaman içerisinde kurduğu ilişkilerle... Osman Zabun'u hangi gruba koyacağımıza Isparta kamuoyu karar versin. Ancak öncelikle bazı soruların cevaplanması gerekiyor.   Osman Zabun bugün AK Parti Isparta Milletvekili. Daha önce AK Parti Isparta İl Başkanlığı yaptı. İl Genel Meclisi Başkanlığı görevinde bulundu. Ardından girmiş olduğu milletvekili seçimlerinde yurt dışı oyları ve çok küçük bir fark ile (46 oy) milletvekili yapıldı. Yani artık kendisini siyasetin acemisi gibi değerlendiremeyiz. Teşkilatı tanır. Ankara'ya gider. Isparta'yı bilir. Siyasetin nasıl yürüdüğünü bilir. Kiminle ne zaman görüşüleceğini, hangi kapının nasıl çalınacağını da bilir. O halde biz de kendisine bazı soruları doğrudan soralım. Hem de hiç lafı dolandırmadan…   Çünkü milletvekilliği sadece seçim döneminde vatandaşın kapısını çalmak değildir. Milletvekilliği, kamu gücünü temsil etmektir. Bu nedenle bir milletvekili hakkında kamuoyunda ortaya çıkan her soru cevaplanmak zorunda olmasa bile, cevaplanabilir olan her soru cevapsız bırakılmamalıdır…   YALVAÇ'TAN ISPARTA'YA BAKMAK Önce hakkını teslim edelim. Osman Zabun'un Yalvaç'taki siyasi görünürlüğü oldukça yüksek. Yalvaç'ta sağlık yatırımları, eğitim yatırımları ve OSB çalışmalarıyla ilgili programlarda yer aldı. 2026'da Yalvaç Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın açılışında da milletvekili olarak bulundu. Bunlarda bir problem yok. Yalvaç Isparta'nın ilçesidir. Yalvaç'a hizmet gelmesinden kim rahatsız olabilir? Biz değil. Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor. Sayın Zabun, siz sadece Yalvaç'ın mı milletvekilisiniz? Zira Isparta'nın geri kalanında aynı siyasi görünürlüğü sizden neden göremiyoruz? Bir milletvekilinin seçim bölgesindeki siyasi ağırlığı, sadece kendi ilçesinde veya güçlü olduğu bölgede görünmesiyle ölçülmez. Bütün şehirde görünmesi gerekir.   İLAVUS'TAKİ MANTAR İŞLETMESİ İlavus'ta Osman Zabun'la ilişkilendirilen bir mantar işletmesi olduğu yönünde bilgiler kamuoyunda konuşuluyor. İşletmenin TKDK/IPARD desteğinden yararlandığı, her gün bir kamyon mal satıldığı anlatılıyor. Burada bizim için mesele mantar üretimi değildir. Mesele şudur. Osman Zabun'un bu işletmeyle ticari bir ortaklığı veya bağlantısı var mıdır? Varsa açıklasın. İşletme TKDK'dan destek aldı mı? Aldıysa ne kadar? Başvuruyu kim yaptı? Ortaklar kim? Yatırımın gerçek sahibi kim? Milletvekilliği döneminde bu ticari ilişki devam ediyor mu? TKDK'nın destek mekanizması kamuya açık ve kurallı bir sistemdir. Dolayısıyla destek alınması tek başına suç veya yanlış değildir.  Ama il başkanlığı dönemi dahil bir milletvekiliyle ticari ilişki iddiası varsa kamuoyu bunu bilmek ister. Sayın Zabun'un da bu konuda açıklama yapma gibi doğal bir hakkı vardır. Açıklarsa biz hazırız… Buradaki temel soru şudur. Bir milletvekili ticari ilişkiler içerisinde olabilir mi? Elbette olabilir. Ancak kamu görevi ile ticari ilişki arasındaki sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor? Asıl cevaplanması gereken soru budur.   BESİHANE ORTAKLIĞI Bir başka iddia Yalvaç'taki besicilik faaliyetleriyle ilgili. Osman Zabun'un Yalvaç'ta bir besihaneye ortak olduğu söyleniyor. Dahası, Yalvaç dışında başka bir besihanede de ortaklığı bulunduğu yönünde iddialar var. Soruyoruz. Ortak mısınız? Evetse hangi işletmede? Kimlerle ortaksınız? Ortaklık ne zaman başladı? Kamu teşviki kullanıldı mı? TKDK veya başka bir kamu kurumu üzerinden destek alındı mı? Milletvekilliği göreviniz sırasında ticari faaliyetleriniz nasıl yürütülüyor? Bunlar cevaplanamayacak sorular değil. Belgeyle cevaplanabilecek sorular.   KEÇİBORLU'DAKİ PETROL İSTASYONU Bir diğer konu Keçiborlu. Bazı belediye başkanlarıyla birlikte bir akaryakıt istasyonu projesi veya girişimi olduğu yönünde iddialar konuşuluyor. Hem de iki adet. Burada da açıkça soruyoruz. Keçiborlu'da böyle bir proje var mı? Varsa yatırımcı kim? Arazi kimin? Ortaklar kim? İlçe Belediye başkanlarının bu projedeki rolü nedir? Osman Zabun'un rolü nedir? Böyle bir proje yoksa da söyleyin. “Yoktur.” Derseniz… Mesele kapanır.   KIZILDAĞ'DAKİ BULUŞMALAR Bir başka konu Kızıldağ. Sevgili dostlar; eğer Isparta’da siyaset yapıyor iseniz Şarkikaraağaç etkisini ve dolayısı ile Çarıksaraylar etkisini göz önüne almalısınız. Nitekim Akşehirli edebiyatçı Tarık Buğra’nın Küçük Ağa romanını da okumayanlar lütfen okusun… Şarkikaraağaç’ta ağalık yapmak ya da yapmaya kalkışmak zordur. Her an takiptesinizdir. Ya atlınız, ya hancınız ya da ortağınız sizi takip eder ve yaptıklarınız sızar, ilçede konuşulur... Nihayetinde de bazı bilindik isimlerin Şarkikaraağaç’ta bir araya geldiği söyleniyor. Akfen yöneticileri… Eğirdir Belediye Başkanı… Yalvaç Belediye Başkanı… Siyasi ve ekonomik çevrelerden başka isimler… Bu buluşmaların ne amaçla yapıldığı konusunda çeşitli anlatımlar var. Hatta havaya silah sıkılması ve kuzu kesilmesi gibi ayrıntılar dahi anlatılıyor. Biz bunların hiçbirini olmuş gibi yazmıyoruz. Soruyoruz. Sayın Zabun, Kızıldağ'da böyle buluşmalar yapılıyor mu? Kimler katılıyor? Bu toplantıların amacı nedir? Siyasi bir toplantı mı? Özel bir dostluk buluşması mı? Yoksa ticari ilişkilerle ilgili bir görüşme mi? Eğer sadece dostlarla yapılan özel bir buluşmaysa mesele yok. Ama kamu görevi, belediye kararları, yatırım, ihale veya ticari ilişkilerle bağlantılıysa kamuoyunun bilmesi gereken başka bir tablo ortaya çıkar.   YAPILMAMIŞ İŞ İÇİN FATURA İDDİASI Daha ağır bir iddia daha var. Bazı işletmeler ve esnaftan yapılmamış işler için fatura talep edildiği konuşuluyor. Eğer böyle bir şey varsa bunun adı artık siyasi polemik değildir. Bu ciddi bir iddiadır. Çünkü burada söz konusu olan bir siyasi tartışma değil, kamu adına açıklığa kavuşturulması gereken bir iddiadır. Bir esnaftan yapılmayan bir iş için fatura istenmişse bunun gerekçesi nedir? Kim istedi? Kimin adına istendi? Fatura neden gerekliydi? Bu faturalar ile neler yapılıyor? Bu soruların cevabı belliyse kamuoyuna açıklanmasında da sakınca olmamalıdır. O nedenle soruyoruz. Sayın Zabun, tamamlanmamış bir iş veya alınmamış bir hizmet için fatura düzenlenmesini istediğiniz oldu mu? Olduysa hangi iş? Hangi esnaf? Hangi tarihte? Ne kadar? Olmadıysa açıkça söyleyin. “Böyle bir talimat vermedim.” Deyin. Biz de bunu yazalım…   KONYA SINIRINDA NEDEN? Bir başka soru da özel yaşamla kamu görevi arasındaki sınırda duruyor. Osman Zabun'un Konya sınırına yakın, telefon erişiminin dahi sınırlı olduğu bir bölgede zaman geçirdiği yönünde bilgiler konuşuluyor. Soruyoruz. Neden? Orada size ait veya ortak olduğunuz bir mülk var mı? Bir işletme mi var? Ticari bir bağlantı mı var? Kimlerle görüşülüyor? Eğer tamamen özel hayatınıza ilişkin bir mesele ise elbette buna saygı gösteririz. Ama siyasi veya ticari bir bağlantı söz konusuysa açıklama beklemek de kamuoyunun hakkıdır.   SÜREYYA SADİ BİLGİÇ İLE GERÇEKTEN KÜS MÜSÜNÜZ? Şimdi siyasi kulislerin en çok konuşulan başlıklarından birine gelelim. Süreyya Sadi Bilgiç. Osman Zabun ile Bilgiç'in aralarının açık olduğu uzun zaman gündeme gelir. Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa siyaset sahnesinin önünde ayrı, arkasında ayrı bir ilişki mi var? Bir başka iddia daha var. Sayın Zabun'un Süreyya Sadi Bilgiç'in elini öptüğü doğru mu? Doğruysa ne zaman? Hangi ortamda? Bugün ilişkiniz nedir? Çünkü siyasi ilişkilerde “küsüz” denilen insanların aynı masada oturduğu, “ayrıyız” denilen insanların aynı siyasi hesap içinde hareket ettiği çok görülmüştür. “Dahi” Şakir Aksöz'de Süreyya Sadi Bilgiç ile arasının olmadığını söyler ama öyle olmadığını bilenler bilir… Bu nedenle soruyoruz. Bilgiç ile gerçekten siyasi bir kopuş yaşadınız mı? Yoksa sadece kamuoyuna farklı bir görüntü mü veriliyor? Bu sorunun cevabını Isparta kamuoyu merak ediyor.   PARA NEREDEN GELİYOR? Bir başka soru da siyasi faaliyetlerin finansmanı konusunda. Milletvekili seçim bölgesinde çalışma yapar. Programlara katılır. Seçmenlerle görüşür. Organizasyonlar düzenler. Bütün bunların bir maliyeti vardır. Peki, bu maliyet nasıl karşılanıyor? İş insanlarından maddi destek alınıyor mu? Başka siyasi partilerden AK Parti'ye geçen başkan ya da siyasetçilerden para alındığı yönündeki iddialar doğru mu? Kimden? Ne kadar? Ne amaçla? Milletvekili olarak siyasi faaliyetlerinizi kim finanse ediyor? Bu finansmanın karşılığında kim ne bekliyor? Siyaset ile iş dünyası arasındaki ilişkinin sınırı nerede? Destek veren iş insanı, verdiği desteğin karşılığında bir kamu kararından, bir belediye kararından, bir ihaleden veya başka bir imkandan yararlanmayı bekliyor mu? Bunlar suçlama değildir. Bunlar kamu adına sorulan sorulardır. Cevabı varsa açıklanır, mesele kapanır. Eğer böyle bir şey yoksa açıklayın. “Yoktur.” Deyin… Biz de yazalım…   YEDEK ARAÇ PLAKALARI KİMİN İÇİN? Sevgili dostlar, şimdi sıkı durun; daha da vahim bir iddia var. Milletvekillerine sağlanan yedek araçlarla ilgili. Zira şehirde, bazı yedek araç plakalarının iş insanlarına para karşılığında kullandırıldığı yönünde iddialar var. Burada sorumuz çok net. Sayın Zabun'un milletvekilliği görevi kapsamında kullanımınıza tahsis edilen herhangi bir araç veya plaka üçüncü kişilere ücret karşılığında kullandırılmış mıdır? Kullandırılmadıysa açıklayın. Varsa hangi araç? Kimin kullanımında? Herhangi bir ödeme yapıldı mı? Kamuya ait bir imkanın üçüncü kişiler tarafından ücret karşılığında kullanıldığı iddiası doğruysa, bunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Çünkü mesele artık bir plaka meselesi olmaktan çıkar, kamu imkanının nasıl kullanıldığı meselesine dönüşür. Şeffaflık beklemek vatandaşın hakkıdır… Açıklama yaparsanız, biz hazırız…   BU KADAR SORU NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR? Sevgili dostlar, bir siyasetçi hakkında bir veya iki soru sorulabilir. Bir iddia çıkar, sorulur, cevabı alınır ve konu kapanır. Fakat burada birbirinden farklı alanlarda çok sayıda soru var. Ticari ilişkiler… Kamu destekleri… Besicilik faaliyetleri… Akaryakıt yatırımları… Siyasi ilişkiler… Toplantılar… Siyasi faaliyetlerin finansmanı… Yedek plaka kullanımı ve Kamu imkanlarının kullanımı… Şimdi asıl soruyu sormanın zamanı geldi. Bütün bu soruların aynı siyasetçinin etrafında toplanmasının sebebi nedir? Soruların tamamı yanlış olabilir. İddiaların tamamı asılsız olabilir. Bazılarının gerçeğe dayanan bir tarafı olabilir. Bunu biz belirlemiyoruz. Bunu ortaya çıkaracak olan cevaplar ve belgelerdir. İşte tam da bu nedenle Sayın Zabun'un konuşmasını istiyoruz…   ŞİMDİ SÖZ SİZDE SAYIN ZABUN Biz burada kimseyi mahkum etmiyoruz. Kimse hakkında hüküm vermiyoruz. Soruyoruz. Hem de açıkça. Çünkü gazeteciliğin görevi sadece alkışlamak değildir. Kamuoyunda konuşulanları sormaktır. Temiz siyasete fırsat vermektir. Cevap hakkı tanımaktır. Şeffaflık istemektir. Biz bazıları gibi belge ya da görüntüler üzerinden şantajda yapmıyoruz. Sayın Zabun isterse bütün bu sorulara cevap verebilir. Biz de cevabını yayınlarız. Hatta kendisi bize konuşmak isterse, onu da dinleriz. Nitekim mesele Osman Zabun'a karşı olmak değildir. Mesele Isparta'nın milletvekilinden hesap sorabilmesi ve konuşulanların açığa çıkarılmasıdır.   Sevgili dostlar; Rivayet edilir ki Hz. Ömer, halifeliği döneminde kamu malı ile kendi şahsi işi arasındaki ayrıma son derece dikkat ederdi. Bir gün devlet işiyle meşgulken devletin mumunu, özel işine geçtiğinde ise kendi mumunu kullandığı anlatılır. Buradaki mesele mum değildir. Mesele, emanete bakıştır. Devletin imkanı ile şahsi imkanı birbirine karıştırmamak… Kamu görevi ile kişisel menfaati birbirinden ayırmak… Milletin verdiği yetkiyi kendi mülkü gibi görmemek… Asıl mesele budur. Bugün bir milletvekilinin önündeki en büyük sınav da budur. Kamu görevinin sağladığı imkanlara nasıl baktığıdır. Kimlerle, hangi ilişkiler içerisinde olduğunu kamuoyuna ne kadar açık anlatabildiğidir.   Bu nedenle son kez soruyoruz: Sayın Zabun, siz Isparta'nın milletvekili misiniz? Öyleyseniz, cevap verin… Çünkü bu sorular Isparta'nın siyaset anlayışını ilgilendiriyor. Siyaset ticaretle nerede kesişiyor? Kamu görevi ile özel hayatın sınırı nerede başlıyor? Kamu imkanı ile kişisel imkan birbirinden nasıl ayrılıyor? Siyasi ilişkiler hangi kapıları açıyor? Ve en önemlisi; Milletin verdiği vekalet, kimin hesabına kullanılıyor? Bizim meselemiz budur… Çünkü Isparta “Söylemde Mücahit, Eylemde Müteahhit” siyasetçi istemiyor… Cevap verilecek her soruya yerimiz var. Açıklanacak her belgeye yerimiz var. Sayın Zabun'un cevabına da yerimiz var. Ama suskunluğun da kamuoyunda bir karşılığı olduğunu herkes bilmelidir. Sayın Zabun… Şimdi söz sizde. Çünkü milletvekilliği bir ayrıcalık değil, milletin verdiği bir vekalettir. Vekaletin olduğu yerde de hesap vardır…   Mehmet Ali ÇELİK Küresel Akdeniz ve TİNGADER Türkiye Dergisi İmtiyaz Sahibi Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği ve TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Genel Başkan
.

 Sevgili dostlar;
Siyasette bazı isimler vardır. Kimileri makamıyla büyür, kimileri yaptığı işle ve eserle. Kimileri de zaman içerisinde kurduğu ilişkilerle... Osman Zabun'u hangi gruba koyacağımıza Isparta kamuoyu karar versin. Ancak öncelikle bazı soruların cevaplanması gerekiyor.
 
Osman Zabun bugün AK Parti Isparta Milletvekili. Daha önce AK Parti Isparta İl Başkanlığı yaptı. İl Genel Meclisi Başkanlığı görevinde bulundu. Ardından girmiş olduğu milletvekili seçimlerinde yurt dışı oyları ve çok küçük bir fark ile (46 oy) milletvekili yapıldı. Yani artık kendisini siyasetin acemisi gibi değerlendiremeyiz. Teşkilatı tanır. Ankara'ya gider. Isparta'yı bilir. Siyasetin nasıl yürüdüğünü bilir. Kiminle ne zaman görüşüleceğini, hangi kapının nasıl çalınacağını da bilir. O halde biz de kendisine bazı soruları doğrudan soralım. Hem de hiç lafı dolandırmadan…

 
Çünkü milletvekilliği sadece seçim döneminde vatandaşın kapısını çalmak değildir. Milletvekilliği, kamu gücünü temsil etmektir. Bu nedenle bir milletvekili hakkında kamuoyunda ortaya çıkan her soru cevaplanmak zorunda olmasa bile, cevaplanabilir olan her soru cevapsız bırakılmamalıdır…
 

YALVAÇ'TAN ISPARTA'YA BAKMAK
Önce hakkını teslim edelim. Osman Zabun'un Yalvaç'taki siyasi görünürlüğü oldukça yüksek. Yalvaç'ta sağlık yatırımları, eğitim yatırımları ve OSB çalışmalarıyla ilgili programlarda yer aldı. 2026'da Yalvaç Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın açılışında da milletvekili olarak bulundu. Bunlarda bir problem yok. Yalvaç Isparta'nın ilçesidir. Yalvaç'a hizmet gelmesinden kim rahatsız olabilir? Biz değil. Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor. Sayın Zabun, siz sadece Yalvaç'ın mı milletvekilisiniz? Zira Isparta'nın geri kalanında aynı siyasi görünürlüğü sizden neden göremiyoruz? Bir milletvekilinin seçim bölgesindeki siyasi ağırlığı, sadece kendi ilçesinde veya güçlü olduğu bölgede görünmesiyle ölçülmez. Bütün şehirde görünmesi gerekir.
 

İLAVUS'TAKİ MANTAR İŞLETMESİ
İlavus'ta Osman Zabun'la ilişkilendirilen bir mantar işletmesi olduğu yönünde bilgiler kamuoyunda konuşuluyor. İşletmenin TKDK/IPARD desteğinden yararlandığı, her gün bir kamyon mal satıldığı anlatılıyor. Burada bizim için mesele mantar üretimi değildir. Mesele şudur. Osman Zabun'un bu işletmeyle ticari bir ortaklığı veya bağlantısı var mıdır? Varsa açıklasın. İşletme TKDK'dan destek aldı mı? Aldıysa ne kadar? Başvuruyu kim yaptı? Ortaklar kim? Yatırımın gerçek sahibi kim? Milletvekilliği döneminde bu ticari ilişki devam ediyor mu? TKDK'nın destek mekanizması kamuya açık ve kurallı bir sistemdir. Dolayısıyla destek alınması tek başına suç veya yanlış değildir.  Ama il başkanlığı dönemi dahil bir milletvekiliyle ticari ilişki iddiası varsa kamuoyu bunu bilmek ister. Sayın Zabun'un da bu konuda açıklama yapma gibi doğal bir hakkı vardır. Açıklarsa biz hazırız… Buradaki temel soru şudur. Bir milletvekili ticari ilişkiler içerisinde olabilir mi? Elbette olabilir. Ancak kamu görevi ile ticari ilişki arasındaki sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor? Asıl cevaplanması gereken soru budur.

 
BESİHANE ORTAKLIĞI
Bir başka iddia Yalvaç'taki besicilik faaliyetleriyle ilgili. Osman Zabun'un Yalvaç'ta bir besihaneye ortak olduğu söyleniyor. Dahası, Yalvaç dışında başka bir besihanede de ortaklığı bulunduğu yönünde iddialar var. Soruyoruz. Ortak mısınız? Evetse hangi işletmede? Kimlerle ortaksınız? Ortaklık ne zaman başladı? Kamu teşviki kullanıldı mı? TKDK veya başka bir kamu kurumu üzerinden destek alındı mı? Milletvekilliği göreviniz sırasında ticari faaliyetleriniz nasıl yürütülüyor? Bunlar cevaplanamayacak sorular değil. Belgeyle cevaplanabilecek sorular.
 

KEÇİBORLU'DAKİ PETROL İSTASYONU
Bir diğer konu Keçiborlu. Bazı belediye başkanlarıyla birlikte bir akaryakıt istasyonu projesi veya girişimi olduğu yönünde iddialar konuşuluyor. Hem de iki adet. Burada da açıkça soruyoruz. Keçiborlu'da böyle bir proje var mı? Varsa yatırımcı kim? Arazi kimin? Ortaklar kim? İlçe Belediye başkanlarının bu projedeki rolü nedir? Osman Zabun'un rolü nedir? Böyle bir proje yoksa da söyleyin. “Yoktur.” Derseniz… Mesele kapanır.
 

KIZILDAĞ'DAKİ BULUŞMALAR
Bir başka konu Kızıldağ. Sevgili dostlar; eğer Isparta’da siyaset yapıyor iseniz Şarkikaraağaç etkisini ve dolayısı ile Çarıksaraylar etkisini göz önüne almalısınız. Nitekim Akşehirli edebiyatçı Tarık Buğra’nın Küçük Ağa romanını da okumayanlar lütfen okusun… Şarkikaraağaç’ta ağalık yapmak ya da yapmaya kalkışmak zordur. Her an takiptesinizdir. Ya atlınız, ya hancınız ya da ortağınız sizi takip eder ve yaptıklarınız sızar, ilçede konuşulur... Nihayetinde de bazı bilindik isimlerin Şarkikaraağaç’ta bir araya geldiği söyleniyor. Akfen yöneticileri… Eğirdir Belediye Başkanı… Yalvaç Belediye Başkanı… Siyasi ve ekonomik çevrelerden başka isimler… Bu buluşmaların ne amaçla yapıldığı konusunda çeşitli anlatımlar var. Hatta havaya silah sıkılması ve kuzu kesilmesi gibi ayrıntılar dahi anlatılıyor. Biz bunların hiçbirini olmuş gibi yazmıyoruz. Soruyoruz. Sayın Zabun, Kızıldağ'da böyle buluşmalar yapılıyor mu? Kimler katılıyor? Bu toplantıların amacı nedir? Siyasi bir toplantı mı? Özel bir dostluk buluşması mı? Yoksa ticari ilişkilerle ilgili bir görüşme mi? Eğer sadece dostlarla yapılan özel bir buluşmaysa mesele yok. Ama kamu görevi, belediye kararları, yatırım, ihale veya ticari ilişkilerle bağlantılıysa kamuoyunun bilmesi gereken başka bir tablo ortaya çıkar.

 
YAPILMAMIŞ İŞ İÇİN FATURA İDDİASI
Daha ağır bir iddia daha var. Bazı işletmeler ve esnaftan yapılmamış işler için fatura talep edildiği konuşuluyor. Eğer böyle bir şey varsa bunun adı artık siyasi polemik değildir. Bu ciddi bir iddiadır. Çünkü burada söz konusu olan bir siyasi tartışma değil, kamu adına açıklığa kavuşturulması gereken bir iddiadır. Bir esnaftan yapılmayan bir iş için fatura istenmişse bunun gerekçesi nedir? Kim istedi? Kimin adına istendi? Fatura neden gerekliydi? Bu faturalar ile neler yapılıyor? Bu soruların cevabı belliyse kamuoyuna açıklanmasında da sakınca olmamalıdır. O nedenle soruyoruz. Sayın Zabun, tamamlanmamış bir iş veya alınmamış bir hizmet için fatura düzenlenmesini istediğiniz oldu mu? Olduysa hangi iş? Hangi esnaf? Hangi tarihte? Ne kadar? Olmadıysa açıkça söyleyin. “Böyle bir talimat vermedim.” Deyin. Biz de bunu yazalım…
 

KONYA SINIRINDA NEDEN?
Bir başka soru da özel yaşamla kamu görevi arasındaki sınırda duruyor. Osman Zabun'un Konya sınırına yakın, telefon erişiminin dahi sınırlı olduğu bir bölgede zaman geçirdiği yönünde bilgiler konuşuluyor. Soruyoruz. Neden? Orada size ait veya ortak olduğunuz bir mülk var mı? Bir işletme mi var? Ticari bir bağlantı mı var? Kimlerle görüşülüyor? Eğer tamamen özel hayatınıza ilişkin bir mesele ise elbette buna saygı gösteririz. Ama siyasi veya ticari bir bağlantı söz konusuysa açıklama beklemek de kamuoyunun hakkıdır.
 

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ İLE GERÇEKTEN KÜS MÜSÜNÜZ?
Şimdi siyasi kulislerin en çok konuşulan başlıklarından birine gelelim. Süreyya Sadi Bilgiç. Osman Zabun ile Bilgiç'in aralarının açık olduğu uzun zaman gündeme gelir. Peki, gerçekten öyle mi? Yoksa siyaset sahnesinin önünde ayrı, arkasında ayrı bir ilişki mi var? Bir başka iddia daha var. Sayın Zabun'un Süreyya Sadi Bilgiç'in elini öptüğü doğru mu? Doğruysa ne zaman? Hangi ortamda? Bugün ilişkiniz nedir? Çünkü siyasi ilişkilerde “küsüz” denilen insanların aynı masada oturduğu, “ayrıyız” denilen insanların aynı siyasi hesap içinde hareket ettiği çok görülmüştür. “Dahi” Şakir Aksöz'de Süreyya Sadi Bilgiç ile arasının olmadığını söyler ama öyle olmadığını bilenler bilir… Bu nedenle soruyoruz. Bilgiç ile gerçekten siyasi bir kopuş yaşadınız mı? Yoksa sadece kamuoyuna farklı bir görüntü mü veriliyor? Bu sorunun cevabını Isparta kamuoyu merak ediyor.
 

PARA NEREDEN GELİYOR?
Bir başka soru da siyasi faaliyetlerin finansmanı konusunda. Milletvekili seçim bölgesinde çalışma yapar. Programlara katılır. Seçmenlerle görüşür. Organizasyonlar düzenler. Bütün bunların bir maliyeti vardır. Peki, bu maliyet nasıl karşılanıyor? İş insanlarından maddi destek alınıyor mu? Başka siyasi partilerden AK Parti'ye geçen başkan ya da siyasetçilerden para alındığı yönündeki iddialar doğru mu?
Kimden? Ne kadar? Ne amaçla? Milletvekili olarak siyasi faaliyetlerinizi kim finanse ediyor? Bu finansmanın karşılığında kim ne bekliyor? Siyaset ile iş dünyası arasındaki ilişkinin sınırı nerede? Destek veren iş insanı, verdiği desteğin karşılığında bir kamu kararından, bir belediye kararından, bir ihaleden veya başka bir imkandan yararlanmayı bekliyor mu? Bunlar suçlama değildir. Bunlar kamu adına sorulan sorulardır. Cevabı varsa açıklanır, mesele kapanır. Eğer böyle bir şey yoksa açıklayın. “Yoktur.” Deyin… Biz de yazalım…
 

YEDEK ARAÇ PLAKALARI KİMİN İÇİN?
Sevgili dostlar, şimdi sıkı durun; daha da vahim bir iddia var. Milletvekillerine sağlanan yedek araçlarla ilgili. Zira şehirde, bazı yedek araç plakalarının iş insanlarına para karşılığında kullandırıldığı yönünde iddialar var. Burada sorumuz çok net. Sayın Zabun'un milletvekilliği görevi kapsamında kullanımınıza tahsis edilen herhangi bir araç veya plaka üçüncü kişilere ücret karşılığında kullandırılmış mıdır? Kullandırılmadıysa açıklayın. Varsa hangi araç? Kimin kullanımında? Herhangi bir ödeme yapıldı mı? Kamuya ait bir imkanın üçüncü kişiler tarafından ücret karşılığında kullanıldığı iddiası doğruysa, bunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Çünkü mesele artık bir plaka meselesi olmaktan çıkar, kamu imkanının nasıl kullanıldığı meselesine dönüşür. Şeffaflık beklemek vatandaşın hakkıdır… Açıklama yaparsanız, biz hazırız…
 

BU KADAR SORU NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?
Sevgili dostlar, bir siyasetçi hakkında bir veya iki soru sorulabilir. Bir iddia çıkar, sorulur, cevabı alınır ve konu kapanır. Fakat burada birbirinden farklı alanlarda çok sayıda soru var. Ticari ilişkiler… Kamu destekleri… Besicilik faaliyetleri… Akaryakıt yatırımları… Siyasi ilişkiler… Toplantılar… Siyasi faaliyetlerin finansmanı… Yedek plaka kullanımı ve Kamu imkanlarının kullanımı… Şimdi asıl soruyu sormanın zamanı geldi. Bütün bu soruların aynı siyasetçinin etrafında toplanmasının sebebi nedir? Soruların tamamı yanlış olabilir. İddiaların tamamı asılsız olabilir. Bazılarının gerçeğe dayanan bir tarafı olabilir. Bunu biz belirlemiyoruz. Bunu ortaya çıkaracak olan cevaplar ve belgelerdir. İşte tam da bu nedenle Sayın Zabun'un konuşmasını istiyoruz…
 

ŞİMDİ SÖZ SİZDE SAYIN ZABUN
Biz burada kimseyi mahkum etmiyoruz. Kimse hakkında hüküm vermiyoruz. Soruyoruz. Hem de açıkça. Çünkü gazeteciliğin görevi sadece alkışlamak değildir. Kamuoyunda konuşulanları sormaktır. Temiz siyasete fırsat vermektir. Cevap hakkı tanımaktır. Şeffaflık istemektir. Biz bazıları gibi belge ya da görüntüler üzerinden şantajda yapmıyoruz. Sayın Zabun isterse bütün bu sorulara cevap verebilir. Biz de cevabını yayınlarız. Hatta kendisi bize konuşmak isterse, onu da dinleriz. Nitekim mesele Osman Zabun'a karşı olmak değildir. Mesele Isparta'nın milletvekilinden hesap sorabilmesi ve konuşulanların açığa çıkarılmasıdır.
 

Sevgili dostlar;
Rivayet edilir ki Hz. Ömer, halifeliği döneminde kamu malı ile kendi şahsi işi arasındaki ayrıma son derece dikkat ederdi. Bir gün devlet işiyle meşgulken devletin mumunu, özel işine geçtiğinde ise kendi mumunu kullandığı anlatılır. Buradaki mesele mum değildir. Mesele, emanete bakıştır. Devletin imkanı ile şahsi imkanı birbirine karıştırmamak… Kamu görevi ile kişisel menfaati birbirinden ayırmak… Milletin verdiği yetkiyi kendi mülkü gibi görmemek… Asıl mesele budur. Bugün bir milletvekilinin önündeki en büyük sınav da budur. Kamu görevinin sağladığı imkanlara nasıl baktığıdır. Kimlerle, hangi ilişkiler içerisinde olduğunu kamuoyuna ne kadar açık anlatabildiğidir.
 
Bu nedenle son kez soruyoruz:
Sayın Zabun, siz Isparta'nın milletvekili misiniz?
Öyleyseniz, cevap verin…
Çünkü bu sorular Isparta'nın siyaset anlayışını ilgilendiriyor.
Siyaset ticaretle nerede kesişiyor?
Kamu görevi ile özel hayatın sınırı nerede başlıyor?
Kamu imkanı ile kişisel imkan birbirinden nasıl ayrılıyor?
Siyasi ilişkiler hangi kapıları açıyor?
Ve en önemlisi;
Milletin verdiği vekalet, kimin hesabına kullanılıyor?
Bizim meselemiz budur…
Çünkü Isparta “Söylemde Mücahit, Eylemde Müteahhit” siyasetçi istemiyor…
Cevap verilecek her soruya yerimiz var. Açıklanacak her belgeye yerimiz var. Sayın Zabun'un cevabına da yerimiz var. Ama suskunluğun da kamuoyunda bir karşılığı olduğunu herkes bilmelidir.
Sayın Zabun…
Şimdi söz sizde.
Çünkü milletvekilliği bir ayrıcalık değil, milletin verdiği bir vekalettir.
Vekaletin olduğu yerde de hesap vardır…
 
Mehmet Ali ÇELİK
Küresel Akdeniz ve TİNGADER Türkiye Dergisi İmtiyaz Sahibi
Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği ve TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Genel Başkan

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.