deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

Türkiye-Irak hattında yeni süreç: Sahadaki dengeler değişecek

Genel 06.08.2026 - 13:16, Güncelleme: 06.08.2026 - 13:16
 

Türkiye-Irak hattında yeni süreç: Sahadaki dengeler değişecek

Ankara-Bağdat arasında ivmelenen ilişkiler enerjinin başrolde olacağı yeni bir geleceğin de habercisi. Masadaki planlardan biri Irak’ın sadece güneyden değil kuzeyden de petrol satabilmesinin önünü açmak. Türkiye’nin hamleleri Irak ve Suriye’yi yukarı taşımakla kalmayacak, Hürmüz’e sıkışıp kalan petrolün küresel piyasalara erişmesini de sağlayacak.

Türkiye’deki ilgili kurumların son dönemlerde en çok mesai harcadığı masalardan biri hiç şüphesiz Irak… İki ülke heyetlerinin siyasi, askeri ve ekonomi gibi temel alanlarda hazırladığı yol haritası geçtiğimiz günlerde en üst düzeyde atılan imzalarla ete kemiğe büründü. Masada farklı başlıklar olsa da sürecin lokomotifinin enerji olacağı sır değil. Gerek Ankara’dan gerek Bağdat’tan gelen açıklamalar sürecin petrol, boru hatları, enerji arzı gibi son derece güncel ve kritik başlıklar üzerinden ilerleneceğini gösteriyor. Irak yeni bir dış politika sürecine geçti ORSAM Irak Çalışmaları Koordinatörü Feyzullah Tuna Aygün, son yıllarda yaşanan kimi gelişmelerle birlikte Bağdat Hükümeti’nin dış politikada kendini sınırlayan takozlardan kurtulmaya başladığını vurguluyor Bölgesel aktörlerle daha yakın bir birliktelik amaçlayan Irak’ın en büyük dayanak noktası Kalkınma Yolu. Bu projeve masadaki diğer başlıkların hayata geçebilmesi için Irak’ın tek başına bir şeyler yapabilmesi pek mümkün görünmüyor. Aygün’e göre bölgesindeki en önemli güçlerden biri olan Türkiye tam da burada devreye giriyor. Türkiye-Irak ortak adımları çok geniş bir alanı etkileyecek” Aygün, bu noktada önemli bir parantez açıyor. Örneğin yakın bir zaman öncesine kadar Irak medyasında “Türkiye suyumuzu kesecek. 48 saat içinde sular bitecek.” tarzı gerçek olmayan haberler yapıldığını anımsatıyor. Elbette bu haberleri Ankara-Bağdat arasındaki muhtemel olumlu seyri bozmak isteyenlerin yaptırdığını da ekliyor Ancak heyetler arası görüşmeler ve nihayetinde liderler arasındaki güven tesis edilince tüm bunların hızla geride kaldığını vurguluyor. Bugün masadaki en önemli başlıklardan birinin Irak’ın kuzeyinden petrol satışı olduğunu ekleyip, devam ediyor: “Irak temel olarak güneydeki sahadan elde ettiği petrolü satıyor. ABD-İsrail-İran savaşı başlamadan önce buradan günlük 4,5 milyon varil petrol satışı oluyordu. Ancak savaşla birlikte ciddi düşüşler oldu. Günlük 4,5 milyon varil gibi önemli bir rakam aylık 30 milyon varil seviyesine geriledi Bu bilgiyi sürecin mali boyutuyla birlikte okumak gerek. Irak’ın gelirlerinin yüzde 90’ı petrol satışından elde ediliyor. Buradaki sorun doğrudan hazineyi ve aslında ülkedeki her şeyi olumsuz etkiyor. Kriz derin yaşanıyor çünkü petrol satışı olmadığında Irak’ın buna alternatif olabilecek başka bir kalemi bulunmuyor Türkiye burada devreye giriyor. Irak’ın kuzeydeki hattının tekrar cazip hale gelmesinin önünü açmak istiyor. Ki aslında bu boru hattı Irak’ın güneyinden kuzeyine ulaşacak bir hattın yeniden işlemesini mümkün kılıyor. Eğer evdeki hesap çarşıya uyarsa, Irak güney sahalarındaki petrolü ülkenin kuzeyinden de satabilecek. Açık kaynaklara göre yüzde 10 ile sınırlı olan kuzeyden satış böylece yüzde 50’ye çıkabilecek. Bu da Irak hazinesi için çok değerli bir kazanç anlamına gelecek Hürmüz’de sıkışan petrol için de çıkış yolu olacak Haberin başında ‘Türkiye ile Irak’ın yakınlaşması bu iki ülkeden çok daha geniş bir coğrafyayı olumlu etkileyecek’ demiştik. Feyzullah Tuna Aygün bunun için de bir parantez açıyor. Körfez ülkelerinden dünyaya dağıtılan petrolün savaş nedeniyle Hürmüz’de sıkışıp kaldığını anımsatıyor. Ayrıca, Hürmüz’de işler düzelse bile eski düzenin kalıp kalmayacağı da koca bir soru işareti. İran da ABD’de de Hürmüz’deki geçişlerden para alabileceğinin sıkça dile getiriyor. Türkiye’nin desteğiyle Irak’taki mevcut altyapının geliştirilmesi, daha modern hale getirilmesi ve nihayetinde iyi işler bir modele bürünmesinin Körfez coğrafyasını da doğrudan etkileyeceğini anlatıyor Aygün. “Hürmüz’e sıkışan Orta Doğu ve Körfez petrolü Irak üzerinden açılacak hatla farklı coğrafyalara dağılabilir.” diyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor: “Irak’taki hatlar için Türkiye’nin kritik önemde olduğundan bahsettik. Ancak süreç bununla sınırlı değil. Bilindiği üzere Irak’ın Kerkük sahalarındaki ham petrolü Suriye üzerinden Akdeniz’deki Banyas Limanı’na ulaştırdığı bir hat da vardı. Ki bu enerji hattı 2003’teki ABD işgali sırasında hasar almış ve uzun süre kapalı kalmıştı. Şimdi bu hattın da yeniden işler hale getirilmesi gündemde. 30 aylık bir çalışmayla ayağa kaldırılabileceği konuşuluyor Elbette burada da Türkiye’nin bir şekilde rolü olacak. Gerek Irak gerek Suriye yönetimleriyle ilişkisi farklı bir boyuta evrilen Ankara’nın bu süreçte de aktif rol oynaması bekleniyor Bölgedeki ekonomi ve enerji mimarisinin işler halde kalmasının en temel sebebi Hürmüz’ün açık olması ve herkes tarafından bir şekilde kullanılabilmesiydi. Şimdi bu durum ortadan kalktı. Puzzle’ın en büyük parçası hasar gördü. Bu nedenle alternatif bir hat hayati önemde. İşte Türkiye’nin Irak’la inşa etmek istediği bu yeni süreç, bahsettiğimiz yeniden dizaynın en önemli yapı taşlarından biri olacak.”
Ankara-Bağdat arasında ivmelenen ilişkiler enerjinin başrolde olacağı yeni bir geleceğin de habercisi. Masadaki planlardan biri Irak’ın sadece güneyden değil kuzeyden de petrol satabilmesinin önünü açmak. Türkiye’nin hamleleri Irak ve Suriye’yi yukarı taşımakla kalmayacak, Hürmüz’e sıkışıp kalan petrolün küresel piyasalara erişmesini de sağlayacak.

Türkiye’deki ilgili kurumların son dönemlerde en çok mesai harcadığı masalardan biri hiç şüphesiz Irak… İki ülke heyetlerinin siyasi, askeri ve ekonomi gibi temel alanlarda hazırladığı yol haritası geçtiğimiz günlerde en üst düzeyde atılan imzalarla ete kemiğe büründü.

Masada farklı başlıklar olsa da sürecin lokomotifinin enerji olacağı sır değil. Gerek Ankara’dan gerek Bağdat’tan gelen açıklamalar sürecin petrol, boru hatları, enerji arzı gibi son derece güncel ve kritik başlıklar üzerinden ilerleneceğini gösteriyor.

Irak yeni bir dış politika sürecine geçti

ORSAM Irak Çalışmaları Koordinatörü Feyzullah Tuna Aygün, son yıllarda yaşanan kimi gelişmelerle birlikte Bağdat Hükümeti’nin dış politikada kendini sınırlayan takozlardan kurtulmaya başladığını vurguluyor

Bölgesel aktörlerle daha yakın bir birliktelik amaçlayan Irak’ın en büyük dayanak noktası Kalkınma Yolu. Bu projeve masadaki diğer başlıkların hayata geçebilmesi için Irak’ın tek başına bir şeyler yapabilmesi pek mümkün görünmüyor. Aygün’e göre bölgesindeki en önemli güçlerden biri olan Türkiye tam da burada devreye giriyor.

Türkiye-Irak ortak adımları çok geniş bir alanı etkileyecek”

Aygün, bu noktada önemli bir parantez açıyor. Örneğin yakın bir zaman öncesine kadar Irak medyasında “Türkiye suyumuzu kesecek. 48 saat içinde sular bitecek.” tarzı gerçek olmayan haberler yapıldığını anımsatıyor. Elbette bu haberleri Ankara-Bağdat arasındaki muhtemel olumlu seyri bozmak isteyenlerin yaptırdığını da ekliyor

Ancak heyetler arası görüşmeler ve nihayetinde liderler arasındaki güven tesis edilince tüm bunların hızla geride kaldığını vurguluyor. Bugün masadaki en önemli başlıklardan birinin Irak’ın kuzeyinden petrol satışı olduğunu ekleyip, devam ediyor:

“Irak temel olarak güneydeki sahadan elde ettiği petrolü satıyor. ABD-İsrail-İran savaşı başlamadan önce buradan günlük 4,5 milyon varil petrol satışı oluyordu. Ancak savaşla birlikte ciddi düşüşler oldu. Günlük 4,5 milyon varil gibi önemli bir rakam aylık 30 milyon varil seviyesine geriledi

Bu bilgiyi sürecin mali boyutuyla birlikte okumak gerek. Irak’ın gelirlerinin yüzde 90’ı petrol satışından elde ediliyor. Buradaki sorun doğrudan hazineyi ve aslında ülkedeki her şeyi olumsuz etkiyor. Kriz derin yaşanıyor çünkü petrol satışı olmadığında Irak’ın buna alternatif olabilecek başka bir kalemi bulunmuyor

Türkiye burada devreye giriyor. Irak’ın kuzeydeki hattının tekrar cazip hale gelmesinin önünü açmak istiyor. Ki aslında bu boru hattı Irak’ın güneyinden kuzeyine ulaşacak bir hattın yeniden işlemesini mümkün kılıyor. Eğer evdeki hesap çarşıya uyarsa, Irak güney sahalarındaki petrolü ülkenin kuzeyinden de satabilecek. Açık kaynaklara göre yüzde 10 ile sınırlı olan kuzeyden satış böylece yüzde 50’ye çıkabilecek. Bu da Irak hazinesi için çok değerli bir kazanç anlamına gelecek

Hürmüz’de sıkışan petrol için de çıkış yolu olacak

Haberin başında ‘Türkiye ile Irak’ın yakınlaşması bu iki ülkeden çok daha geniş bir coğrafyayı olumlu etkileyecek’ demiştik.

Feyzullah Tuna Aygün bunun için de bir parantez açıyor. Körfez ülkelerinden dünyaya dağıtılan petrolün savaş nedeniyle Hürmüz’de sıkışıp kaldığını anımsatıyor. Ayrıca, Hürmüz’de işler düzelse bile eski düzenin kalıp kalmayacağı da koca bir soru işareti. İran da ABD’de de Hürmüz’deki geçişlerden para alabileceğinin sıkça dile getiriyor.

Türkiye’nin desteğiyle Irak’taki mevcut altyapının geliştirilmesi, daha modern hale getirilmesi ve nihayetinde iyi işler bir modele bürünmesinin Körfez coğrafyasını da doğrudan etkileyeceğini anlatıyor Aygün.

“Hürmüz’e sıkışan Orta Doğu ve Körfez petrolü Irak üzerinden açılacak hatla farklı coğrafyalara dağılabilir.” diyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Irak’taki hatlar için Türkiye’nin kritik önemde olduğundan bahsettik. Ancak süreç bununla sınırlı değil. Bilindiği üzere Irak’ın Kerkük sahalarındaki ham petrolü Suriye üzerinden Akdeniz’deki Banyas Limanı’na ulaştırdığı bir hat da vardı. Ki bu enerji hattı 2003’teki ABD işgali sırasında hasar almış ve uzun süre kapalı kalmıştı. Şimdi bu hattın da yeniden işler hale getirilmesi gündemde. 30 aylık bir çalışmayla ayağa kaldırılabileceği konuşuluyor

Elbette burada da Türkiye’nin bir şekilde rolü olacak. Gerek Irak gerek Suriye yönetimleriyle ilişkisi farklı bir boyuta evrilen Ankara’nın bu süreçte de aktif rol oynaması bekleniyor

Bölgedeki ekonomi ve enerji mimarisinin işler halde kalmasının en temel sebebi Hürmüz’ün açık olması ve herkes tarafından bir şekilde kullanılabilmesiydi. Şimdi bu durum ortadan kalktı. Puzzle’ın en büyük parçası hasar gördü. Bu nedenle alternatif bir hat hayati önemde. İşte Türkiye’nin Irak’la inşa etmek istediği bu yeni süreç, bahsettiğimiz yeniden dizaynın en önemli yapı taşlarından biri olacak.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.