Uncalı’da Mezarlık Birimleri Yenileniyor

Antalya 27.02.2022 - 17:05, Güncelleme: 27.02.2022 - 17:05
 

Uncalı’da Mezarlık Birimleri Yenileniyor

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, kentsel dönüşümün “Yık yap” modeline mahkum edilmesini eleştirdi. Akdoğan “Ben ‘Yık yap’ tercihine kötünün iyisi olarak bakıyorum. Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Deprem Master Planı hayata geçirilmeli ve deprem konusunda toplumun bilinçlendirilmesi sağlanmalı.” dedi.   İnşaat Mühendisleri Odası(İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, başkanlık koltuğuna oturur oturmaz meslektaşlarının sorunlarını çözmek için kolları sıvadı. Akdoğan, yönetim kurulu olarak, inşaat mühendislerinin sorunlarını bildiklerini ve çözmek için var güçleri ile çalışacaklarını söyledi. En büyük sorunun işsizlik olduğunu vurgulayan Akdoğan, yeni mezunlara sahip çıkmak için formül arayışına girdiklerini işaret etti. Akdoğan ayrıca Deprem gerçeğinin de ülkemizde göz ardı edildiğini özellikle Kentsel Dönüşüm projelerine bakış açısının değişmesi gerektiğinin altını çizdi. KAYIT DIŞI ÖNLENMELİ Türkiye’de Lisans mezunu işsizliğin 1 milyon 13 bin kişi olduğunu ve bunun 230 bininin yani yüzde 13’ünü mühendis, mimar ve şehir plancılarının oluşturduğunu belirten Akdoğan, “Üst birliğimiz TMMOB ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı arasında, mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretli çalıştıkları sektörlerde kayıt dışı istihdamı önleme amacıyla 31 Temmuz 2012 tarihinde imzalanan ‘SGK ile TMMOB Arasında İşbirliği Protokolü’, SGK tarafından 9 Haziran2017 tarihinde tek taraflı olarak feshedilmiştir. Bu protokolün yeniden ve ivedilikle yürürlüğe tekrar konulmasını istiyoruz” dedi. ÖNCELİK GENÇ MÜHENDİSLER İşsizliğin had safhada olduğunu belirten Başkan Akdoğan, ekonomik krizde yoğunlaşan işsizlik tehdidi ile yeni mezunların tecrübesizliğinin daha kolay suistimal edildiğini ve çalışma hayatına devam eden mühendislerin daha düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldıklarını vurguladı. Akdoğan Oda Yönetimi olarak işsizlik konusunda yapacakları çalışmaları şöyle anlattı: “Mühendislerin kendilerini yetiştirip mesleki gelişimlerine odaların katkıları yadsınamaz. Odaların gelir seviyeleri düştüğü için ve pandeminin etkisi ile son dönemde yeterince yoğunlaşılmadı. Yeni dönemde mesleğimizin sıkıntılarını çözmek için çalışacağız ama önceliğimiz genç meslektaşlarımız olacak. Onların kendilerini geliştirmelerinde kurslar olsun, seminerler olsun, tecrübe paylaşımları, kariyer günleri, mesleğin farklı kollarına yönlendirilmeleri ve eğitim çalışmaları ile alakalı ciddi çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Bugün kabul etmeliyiz ki yeni mezun olmuş meslektaşlarımız maddi sıkıntılar yaşıyor. Ailesine yük olmak istemiyor ayaklarının üzerinde durmak istiyorlar. Bu onları psikolojik açıdan oldukça zorluyor. En büyük sorunlarımızdan biri proje fiyatlarının çok diplerde olması. Projecilikle geçinen meslektaşlarımız çok cüzi fiyatlara iş yapıyorlar. Serbest piyasada acımasız bir rekabet ortamı var. Bu işi yapan çok kişi olunca fiyat kırımı oluyor. Bizim Resmi Gazetede yayımlanmış olan bir fiyat tarifemiz var ancak Genel Merkez’deki SİM yönetmeliğimizde asgari fiyat tarifesini belirleyebileceğimize dair bir madde yok. Danıştay sizin böyle bir yetkiniz yok diyerek asgari ücret tarifemizi iptal etti. Bununla alakalı çalışmalarımız devam ediyor. Proje fiyatlarının arttırılması hususunda proje kriterleri ve yönetmelikler komisyonumuz çalışma yapacak. Serbest kürsü ile üyelerimizin taleplerini dinliyoruz. Bizden beklentilerini not alacağız. 8 komisyonumuz var. Genç Mühendisler Komisyonumuz da bunlardan bir tanesi. Esasında oda yönetimini çalıştıran bu komisyonlardır. Komisyonların aldığı kararların takipçisi olarak yasa ve yönetmelikler dâhilinde takipçisi olacağız. Mesleği bir yere getirebilmemiz ve proje fiyatlarını olması gereken yere getirebilmemiz için çaba harcayacağız” MOBİL UYGULAMA HAYATA GEÇECEK Meslek odası olarak gerçekleştirecekleri faaliyetlerin tüm üyelere ulaşabilmesi adına çağın gereklilikleri arasında yer alan dijitalleşmeye de ayak uydurmak durumunda olduklarını söyleyen Başkan Akdoğan, mobil uygulamayı hayata geçirerek üyelerin her faaliyetten haberdar olmalarını sağlayacaklarını söyledi. İnşaat Mühendisleri Odası olarak kentteki sorunlara da mercek tutarak çözüm önerileri sunma misyonlarını yerine getirdiklerinin altını çizdi. Özellikle deprem konusunda her daim sorumlulukları gereği katkı koymaya çalıştıklarını belirten Başkan Akdoğan, toplumumuzun bu konuya yeterince duyarlılık göstermediğini savundu. Akdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki toplumumuzda bir unutkanlık var. Deprem olduğunda Antalya özelinde de bizim binamız sağlam mı? diye sorular soruluyor. Depremin üzerinden bir iki ay geçtikten sonra bu tamamen unutuluyor. 1975 ve 1998 yılı yönetmeliğine göre yapılan yapılar var. 2000 öncesi yapıların birçoğu risk teşkil ediyor. Mühendislik hizmeti almamış 75 yıl önce yapılmış ve hale kullanılan binalar bulunuyor. Bunların tespit edilmesi, etap etap da olsa risk durumunun ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılması kentsel dönüşümün de ada bazında gerçekleştirilmesi gerekiyor DEPREM BİLİNCİ OLUŞTURULMALI Kentsel dönüşüm denince akla ‘Yık yap’ geldiğini kaydeden Akdoğan,  “Ben ‘Yık yap’ tercihine kötünün iyisi olarak bakıyorum. Şehircilik açısından doğru bir yöntem değil. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi görüyorum. Vatandaşların oturdukları binanın risk durumunu tespiti maddi açıdan çok külfetli değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üzerinden 6306 sayılı yasa kapsamında yaptırabilirler ya da Özel Mühendislik hizmeti veren firmalar kanalıyla da yaptırabilirler. Binaların durumunu görmek açısından işlem yaptırabilirler. Burada da odalar olarak farkındalığı arttırmamız gerekiyor. Biz sadece 17 Ağustos Depreminin yıldönümünde ve deprem haftasında bunu dile getiriyoruz. Deprem bir doğa olayıdır ama afete dönüşmesi ağır sonuçlar doğurması riskli binalar nedeniyle oluyor. Depremin önüne geçemeyiz ama binanın yıkılmasının önüne geçebiliriz. Bizler unutkan bir milletiz. Belirli günler dışında konu hiç gündeme gelmiyor. Kabul edelim ki inşaat sektörü açısından 2000 yılı bir milattır. Yapı denetim yasası depremden sonraki yönetmeliklerin güncellenmesi ve yapı kontrolünün artması sayesinde yapılarda bir seviyeye geldik. İzmir depreminde yapı denetimli hiçbir bina yıkılmadı. İzmir depreminden 1 hafta sonra kente gitmiştim. Orada yaptığım incelemelerde binaların duvarlarında sadece çatlaklar oluşmuştu. Binalarda yapısal hasarlar yoktu. Riskli yapıların elden geçirilmesi, tespiti ve program dâhilinde dönüştürülmesi konusunda kamuoyu oluşturulması lazım diyoruz. Bunu oluştururken de STK’lar, Kamu, yerel yönetimler bu işin içinde olmalılar, vatandaşta bir bilinç oluşturmalıyız. Deprem Master Planının hayata geçirilmesi kamuoyunun depremle alakalı bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi gerekir. Sürekli bunu gündemde tutmamız lazım. Bugün mezun olduğu anda inşaat mühendisi imza yetkisinde bir sınır yok. Gökdeleninden tutun aklınıza ne geliyorsa her türlü Mühendislik yapısına onay verme yetkisine sahip. Biz diyoruz ki nitelikli mühendislik hizmetine ulaşma bilincine ulaşmalıdır”   TORBA YASA İLE GELİR KESİLDİ   İnşaat Mühendisleri Odası(İMO) Antalya Şubesi Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, bazı yetkilerinin elinden alınmasının da kendilerinin elini kolunu bağladığını vurguladı. Başkan Akdoğan, “2013 yılında bir torba yasa çıktı. O Meslek yasası ile birlikte odaların yetkileri ellerinden alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na geçirildi. Eskiden odalar mesleki denetim yapıyor, proje onayı veriyordu. Bu yetkiler kaldırılınca gelir kalemleri düştü. Şu an sadece düzenlenen belge ücretleri ve aidattan gelir sağlıyoruz. Üyelerimiz aidatı ödemekte zorluk çekiyor. Aidat da toplamakta zorlanıyoruz. Biz bunları bilerek göreve geldik. Yönetim olarak çözüm yollarını araştırıyor, kafa yoruyoruz” dedi.

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, kentsel dönüşümün “Yık yap” modeline mahkum edilmesini eleştirdi. Akdoğan “Ben ‘Yık yap’ tercihine kötünün iyisi olarak bakıyorum. Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Deprem Master Planı hayata geçirilmeli ve deprem konusunda toplumun bilinçlendirilmesi sağlanmalı.” dedi.

 

İnşaat Mühendisleri Odası(İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, başkanlık koltuğuna oturur oturmaz meslektaşlarının sorunlarını çözmek için kolları sıvadı. Akdoğan, yönetim kurulu olarak, inşaat mühendislerinin sorunlarını bildiklerini ve çözmek için var güçleri ile çalışacaklarını söyledi. En büyük sorunun işsizlik olduğunu vurgulayan Akdoğan, yeni mezunlara sahip çıkmak için formül arayışına girdiklerini işaret etti. Akdoğan ayrıca Deprem gerçeğinin de ülkemizde göz ardı edildiğini özellikle Kentsel Dönüşüm projelerine bakış açısının değişmesi gerektiğinin altını çizdi.

KAYIT DIŞI ÖNLENMELİ

Türkiye’de Lisans mezunu işsizliğin 1 milyon 13 bin kişi olduğunu ve bunun 230 bininin yani yüzde 13’ünü mühendis, mimar ve şehir plancılarının oluşturduğunu belirten Akdoğan, “Üst birliğimiz TMMOB ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı arasında, mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretli çalıştıkları sektörlerde kayıt dışı istihdamı önleme amacıyla 31 Temmuz 2012 tarihinde imzalanan ‘SGK ile TMMOB Arasında İşbirliği Protokolü’, SGK tarafından 9 Haziran2017 tarihinde tek taraflı olarak feshedilmiştir. Bu protokolün yeniden ve ivedilikle yürürlüğe tekrar konulmasını istiyoruz” dedi.

ÖNCELİK GENÇ MÜHENDİSLER

İşsizliğin had safhada olduğunu belirten Başkan Akdoğan, ekonomik krizde yoğunlaşan işsizlik tehdidi ile yeni mezunların tecrübesizliğinin daha kolay suistimal edildiğini ve çalışma hayatına devam eden mühendislerin daha düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldıklarını vurguladı. Akdoğan Oda Yönetimi olarak işsizlik konusunda yapacakları çalışmaları şöyle anlattı: “Mühendislerin kendilerini yetiştirip mesleki gelişimlerine odaların katkıları yadsınamaz. Odaların gelir seviyeleri düştüğü için ve pandeminin etkisi ile son dönemde yeterince yoğunlaşılmadı. Yeni dönemde mesleğimizin sıkıntılarını çözmek için çalışacağız ama önceliğimiz genç meslektaşlarımız olacak. Onların kendilerini geliştirmelerinde kurslar olsun, seminerler olsun, tecrübe paylaşımları, kariyer günleri, mesleğin farklı kollarına yönlendirilmeleri ve eğitim çalışmaları ile alakalı ciddi çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Bugün kabul etmeliyiz ki yeni mezun olmuş meslektaşlarımız maddi sıkıntılar yaşıyor. Ailesine yük olmak istemiyor ayaklarının üzerinde durmak istiyorlar. Bu onları psikolojik açıdan oldukça zorluyor. En büyük sorunlarımızdan biri proje fiyatlarının çok diplerde olması. Projecilikle geçinen meslektaşlarımız çok cüzi fiyatlara iş yapıyorlar. Serbest piyasada acımasız bir rekabet ortamı var. Bu işi yapan çok kişi olunca fiyat kırımı oluyor. Bizim Resmi Gazetede yayımlanmış olan bir fiyat tarifemiz var ancak Genel Merkez’deki SİM yönetmeliğimizde asgari fiyat tarifesini belirleyebileceğimize dair bir madde yok. Danıştay sizin böyle bir yetkiniz yok diyerek asgari ücret tarifemizi iptal etti. Bununla alakalı çalışmalarımız devam ediyor. Proje fiyatlarının arttırılması hususunda proje kriterleri ve yönetmelikler komisyonumuz çalışma yapacak. Serbest kürsü ile üyelerimizin taleplerini dinliyoruz. Bizden beklentilerini not alacağız. 8 komisyonumuz var. Genç Mühendisler Komisyonumuz da bunlardan bir tanesi. Esasında oda yönetimini çalıştıran bu komisyonlardır. Komisyonların aldığı kararların takipçisi olarak yasa ve yönetmelikler dâhilinde takipçisi olacağız. Mesleği bir yere getirebilmemiz ve proje fiyatlarını olması gereken yere getirebilmemiz için çaba harcayacağız”

MOBİL UYGULAMA HAYATA GEÇECEK

Meslek odası olarak gerçekleştirecekleri faaliyetlerin tüm üyelere ulaşabilmesi adına çağın gereklilikleri arasında yer alan dijitalleşmeye de ayak uydurmak durumunda olduklarını söyleyen Başkan Akdoğan, mobil uygulamayı hayata geçirerek üyelerin her faaliyetten haberdar olmalarını sağlayacaklarını söyledi. İnşaat Mühendisleri Odası olarak kentteki sorunlara da mercek tutarak çözüm önerileri sunma misyonlarını yerine getirdiklerinin altını çizdi. Özellikle deprem konusunda her daim sorumlulukları gereği katkı koymaya çalıştıklarını belirten Başkan Akdoğan, toplumumuzun bu konuya yeterince duyarlılık göstermediğini savundu. Akdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki toplumumuzda bir unutkanlık var. Deprem olduğunda Antalya özelinde de bizim binamız sağlam mı? diye sorular soruluyor. Depremin üzerinden bir iki ay geçtikten sonra bu tamamen unutuluyor. 1975 ve 1998 yılı yönetmeliğine göre yapılan yapılar var. 2000 öncesi yapıların birçoğu risk teşkil ediyor. Mühendislik hizmeti almamış 75 yıl önce yapılmış ve hale kullanılan binalar bulunuyor. Bunların tespit edilmesi, etap etap da olsa risk durumunun ortadan kaldırılması için çalışmalar yapılması kentsel dönüşümün de ada bazında gerçekleştirilmesi gerekiyor

DEPREM BİLİNCİ OLUŞTURULMALI

Kentsel dönüşüm denince akla ‘Yık yap’ geldiğini kaydeden Akdoğan,  “Ben ‘Yık yap’ tercihine kötünün iyisi olarak bakıyorum. Şehircilik açısından doğru bir yöntem değil. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi görüyorum. Vatandaşların oturdukları binanın risk durumunu tespiti maddi açıdan çok külfetli değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üzerinden 6306 sayılı yasa kapsamında yaptırabilirler ya da Özel Mühendislik hizmeti veren firmalar kanalıyla da yaptırabilirler. Binaların durumunu görmek açısından işlem yaptırabilirler. Burada da odalar olarak farkındalığı arttırmamız gerekiyor. Biz sadece 17 Ağustos Depreminin yıldönümünde ve deprem haftasında bunu dile getiriyoruz. Deprem bir doğa olayıdır ama afete dönüşmesi ağır sonuçlar doğurması riskli binalar nedeniyle oluyor. Depremin önüne geçemeyiz ama binanın yıkılmasının önüne geçebiliriz. Bizler unutkan bir milletiz. Belirli günler dışında konu hiç gündeme gelmiyor. Kabul edelim ki inşaat sektörü açısından 2000 yılı bir milattır. Yapı denetim yasası depremden sonraki yönetmeliklerin güncellenmesi ve yapı kontrolünün artması sayesinde yapılarda bir seviyeye geldik. İzmir depreminde yapı denetimli hiçbir bina yıkılmadı. İzmir depreminden 1 hafta sonra kente gitmiştim. Orada yaptığım incelemelerde binaların duvarlarında sadece çatlaklar oluşmuştu. Binalarda yapısal hasarlar yoktu. Riskli yapıların elden geçirilmesi, tespiti ve program dâhilinde dönüştürülmesi konusunda kamuoyu oluşturulması lazım diyoruz. Bunu oluştururken de STK’lar, Kamu, yerel yönetimler bu işin içinde olmalılar, vatandaşta bir bilinç oluşturmalıyız. Deprem Master Planının hayata geçirilmesi kamuoyunun depremle alakalı bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi gerekir. Sürekli bunu gündemde tutmamız lazım. Bugün mezun olduğu anda inşaat mühendisi imza yetkisinde bir sınır yok. Gökdeleninden tutun aklınıza ne geliyorsa her türlü Mühendislik yapısına onay verme yetkisine sahip. Biz diyoruz ki nitelikli mühendislik hizmetine ulaşma bilincine ulaşmalıdır”

 

TORBA YASA İLE GELİR KESİLDİ

 

İnşaat Mühendisleri Odası(İMO) Antalya Şubesi Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, bazı yetkilerinin elinden alınmasının da kendilerinin elini kolunu bağladığını vurguladı. Başkan Akdoğan, “2013 yılında bir torba yasa çıktı. O Meslek yasası ile birlikte odaların yetkileri ellerinden alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na geçirildi. Eskiden odalar mesleki denetim yapıyor, proje onayı veriyordu. Bu yetkiler kaldırılınca gelir kalemleri düştü. Şu an sadece düzenlenen belge ücretleri ve aidattan gelir sağlıyoruz. Üyelerimiz aidatı ödemekte zorluk çekiyor. Aidat da toplamakta zorlanıyoruz. Biz bunları bilerek göreve geldik. Yönetim olarak çözüm yollarını araştırıyor, kafa yoruyoruz” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.