Yalçın Topçu: Ülkemizin her alanda bağımsız olmasının önündeki en büyük engel darbelerdir

Genel 16.07.2022 - 09:38, Güncelleme: 16.07.2022 - 09:38
 

Yalçın Topçu: Ülkemizin her alanda bağımsız olmasının önündeki en büyük engel darbelerdir

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Türkiye’nin her alanda tam bağımsız güçlü olma hedefindeki en büyük engelin darbeler olduğunu belirterek, “muhtıralar ve onların hormonlu ürünü olan vesayet sistemleri; can ve mal kaybımızın yanında, demokrasimize, üniversitelerimize, siyaset kurumlarımıza ve milletimizin Peygamber ocağı olarak gördüğü TSK’mize büyük zararlar vermiştir.” dedi.

Topçu, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda “Türkiye’de Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz” konulu konferans verdi. Yoğun katılımın gerçekleştiği ve ilgi ile dinlenen konferansa, “Sizleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.” sözleriyle başlayan Yalçın Topçu, şöyle devam etti: “Büyük Atatürk’ün; ‘İlk ayak bastığım Türk şehrindeki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım ve bir daha iman ettim ki, bu millet asla ölmeyecektir. Var olun Aziz Kilisliler.’ sözlerini hatırlatarak başlıyor onun şahsında bütün şehid ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Kilis halkının yediden yetmişe, işgal kuvvetlerine karşı 20 ay boyunca gösterdiği destansı direnişle kazandığı şanlı zaferin tarihinden ismini alan Kilis 7 Aralık Üniversite’mizde bulunmaktan onur duyduğumu bu vesile ifade etmek isterim. VESAYET SİSTEMLERİ Ülkemizin her alanda tam bağımsız güçlü Türkiye olma hedefinin önünde en büyük engel olan darbeler, muhtıralar ve onların hormonlu ürünü olan vesayet sistemleri; can ve mal kaybımızın yanında, demokrasi kalitemize ve uluslararası itibarımıza gölge düşürmüş, idealist insan envanterimize, demokrasimize, üniversitelerimize, siyaset kurumlarımıza ve milletimizin Peygamber ocağı olarak gördüğü TSK’mize büyük zararlar vermiştir.” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, Cumhuriyet tarihindeki darbeleri hatırlatarak, şunları söyledi: “Kanlı darbelerin ilki; 27 Mayıs 1960 Darbesi olup, bir başbakan ve iki bakan idam edilmiş, işkence ile öldürülenler içinde ‘intihar ettiği’ söylenmiştir. İkincisi; 12 Eylül 1980 Darbesidir. Maddi manevi zararları yanında yüzbinlerce insan fişlenmiş, kaliteli idealist insan envanteri adeta yok edilmiştir. Daha vahimi Yunanistan’ın NATO üyesi olmasına, onların ‘Bizim Çocuklar’ dediği 12 Eylül Cuntası evet demiştir. Bu cunta; ‘asmayıp ta besleyelim mi?’ diyerek bir sağdan bir soldan onlarca genci idam edip, binlerce insanın da istikbalini ve memuriyet hakkını elinden almıştır. EN KANLI DARBE Üçüncüsü ve en kanlı olanı ise direk halka yapılan, fakat halktan darbe yiyen 15 Temmuz ihanetidir ki, 251 insanımızın şehadetine, 158 milyar dolar doğrudan, 350 milyar dolar da dolaylı mali kayba neden olmuştur. Bir de muhtıralar ve ihanetler var, onları da kısaca hatırlatıp 15 Temmuz’a geleceğim. Evet, muhtıralar; 12 Mart 1971 Muhtırası, 28 Şubat 1997 Post Modern Darbesi ve 27 Nisan 2007’de Ak Parti iktidarına verilen E-muhtırasıdır. GEZİ KALKIŞMASI Diğer iki ihanet daha var ki bunlardan ilki seçilmiş iktidara karşı 28 Mayıs 2013’te ağaç bahanesiyle başlayan ve 13 Haziran’da biten dış destekli bilumum terör örgütlerinin başrolde olduğu Gezi Kalkışmasıdır. Bu ihanetin, Türkiye’ye doğrudan maliyeti 1.4 milyar dolar, dolaylı maliyeti ise 100’lerce milyar doları bulmuş ve bunun yanında sekiz sivil ölmüş, iki polis şehid olmuştur. KUTULARLA SÜSLENEN KUMPAS İkincisi de FETÖ’nün direk hedef yaptığı, o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetine karşı kasa ve kutularla süslenen kumpasın, yargı eliyle uygulandığı ‘17-25 Aralık 2013 Yargısal Darbe Teşebbüsü’’dür. Bu darbe teşebbüsü de adalet sistemimize, emniyetimize ve yargımıza çok ciddi zararlar vermiştir. Bu gün burada, şahadetleri ile o kara geceyi ve geleceğimizi aydınlatan şehid ve gazilerimizi unutmayıp unutturmamak için 15 Temmuz’da istiklal ve istikbalimize yapılan darbe girişiminin 6.yıl dönümü vesilesiyle bir aradayız. DIŞ DESTEKLİ İHANET 15 Temmuz dış destekli ihanet, akşam savaş uçaklarının başkent üzerinde alçak uçuşu ile başladı. Bu ihanetin failleri, hava ve kara silahlarının tamamını kamuya ve halka karşı kullandı. 16 Temmuz 2016 sabah saatlerine kadar devam eden bu alçak darbe girişimiyle karşı karşıya kalan Türkiye; Cumhurbaşkanının yanında omuz omuza verdiği mücadeleyle tüm dünyaya örnek teşkil ederek şanlı tarihine bir destan daha ekledi. KUVAYI MİLLİYE RUHU İstiklal ve istikbalimizi hedef alan, kumandası dışardan olan bu hain kalkışma, Büyük Türk Milletini o gece yeniden Kuvayı Milliye Ruhu ile buluşturmuş, demokrasiyi ve seçilmiş iradeyi korumak için destansı bir direnişle bu ihanetin arkasında ve önündeki bütün unsurları yerle bir etmiştir. Büyük Atatürk’ün ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ dediği İstiklal harbimizde, yediden yetmişe onun yanında saf tutanların torunları olanlar, bu gecede de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir telefon ekranından ‘Ölümüne ölümüne’ çağrısıyla ihanet şebekesine karşı saf tutarak istiklal ve istikbali için göğsünü siper etti. Türk milleti, gösterdiği cesaret ve kararlılıkla şehidler ve gaziler vererek 15 Temmuz’da elde ettiği bu zaferle, dünyada örneği olmayan bir ruh halini ortaya koymuş, düşmana ve onların içimizdeki Közkaman’larına karşı istiklal ve istikbalini korumuştur. DESTANSI DİRENİŞ Milletimizin zaferi ile sonuçlanan bu yerli ve milli destansı direnişin ve mücadele ruhunun toplumsal hafızada her daim diri kalması için, ‘15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde’ devlet, millet, üniversite ve STK’larımızın yaptığı bu etkinliklerin çok önemli olduğunu ifade ediyor ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. ASRIMIZIN SERDENGEÇTİ’LERİ 15 Temmuz: Elinde Ay yıldızlı Al bayrak, göğsünde imanla, ölümün üzerine gidip, “Millet Esaslı-Devlet Ebed Müddet” için şehadetle kucaklaşıp nurlanan, kanını vererek gazilikle onurlanan asrımızın Serdengeçti’lerinin tarihe yazdığı şanlı bir destandır. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde en büyük gücümüzün, şanlı tarihimizde olduğu gibi, milletimizin birliği, beraberliği, kardeşliği olduğu hakikatini gurur ile bu vesile hatırlatarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, ve bu toprakları bize ebedi vatan yapan bütün aziz şehitlerimizi, gazilerimizi, rahmet, minnet, şükran ve saygıyla yad ediyorum.  Makamları ali, mekanları cennet olsun inşallah. Sözlerime İstiklal Şairimiz Merhum Akif’in dizeleriyle son veriyor sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum. TÜKÜRÜN MİLLETİ ALÇAKÇA VURAN DARBELERE! TÜKÜRÜN ONLARA ALKIŞ DAĞITAN KAHPELERE!!“ Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’ya program sonunda Vali Recep Soytürk, Garnizon Komutanı Piyade Albay Halil Sıddık Ayhan, Belediye Başkanı Servet Ramazan, 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun tarafından günün anısına tablo kitap vs hediyeler takdim edildi.  
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Türkiye’nin her alanda tam bağımsız güçlü olma hedefindeki en büyük engelin darbeler olduğunu belirterek, “muhtıralar ve onların hormonlu ürünü olan vesayet sistemleri; can ve mal kaybımızın yanında, demokrasimize, üniversitelerimize, siyaset kurumlarımıza ve milletimizin Peygamber ocağı olarak gördüğü TSK’mize büyük zararlar vermiştir.” dedi.

Topçu, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda “Türkiye’de Darbeler Tarihi ve 15 Temmuz” konulu konferans verdi.

Yoğun katılımın gerçekleştiği ve ilgi ile dinlenen konferansa, “Sizleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.” sözleriyle başlayan Yalçın Topçu, şöyle devam etti:

“Büyük Atatürk’ün; ‘İlk ayak bastığım Türk şehrindeki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım ve bir daha iman ettim ki, bu millet asla ölmeyecektir. Var olun Aziz Kilisliler.’ sözlerini hatırlatarak başlıyor onun şahsında bütün şehid ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

Kilis halkının yediden yetmişe, işgal kuvvetlerine karşı 20 ay boyunca gösterdiği destansı direnişle kazandığı şanlı zaferin tarihinden ismini alan Kilis 7 Aralık Üniversite’mizde bulunmaktan onur duyduğumu bu vesile ifade etmek isterim.

VESAYET SİSTEMLERİ

Ülkemizin her alanda tam bağımsız güçlü Türkiye olma hedefinin önünde en büyük engel olan darbeler, muhtıralar ve onların hormonlu ürünü olan vesayet sistemleri; can ve mal kaybımızın yanında, demokrasi kalitemize ve uluslararası itibarımıza gölge düşürmüş, idealist insan envanterimize, demokrasimize, üniversitelerimize, siyaset kurumlarımıza ve milletimizin Peygamber ocağı olarak gördüğü TSK’mize büyük zararlar vermiştir.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, Cumhuriyet tarihindeki darbeleri hatırlatarak, şunları söyledi:

“Kanlı darbelerin ilki; 27 Mayıs 1960 Darbesi olup, bir başbakan ve iki bakan idam edilmiş, işkence ile öldürülenler içinde ‘intihar ettiği’ söylenmiştir.

İkincisi; 12 Eylül 1980 Darbesidir. Maddi manevi zararları yanında yüzbinlerce insan fişlenmiş, kaliteli idealist insan envanteri adeta yok edilmiştir. Daha vahimi Yunanistan’ın NATO üyesi olmasına, onların ‘Bizim Çocuklar’ dediği 12 Eylül Cuntası evet demiştir. Bu cunta; ‘asmayıp ta besleyelim mi?’ diyerek bir sağdan bir soldan onlarca genci idam edip, binlerce insanın da istikbalini ve memuriyet hakkını elinden almıştır.

EN KANLI DARBE

Üçüncüsü ve en kanlı olanı ise direk halka yapılan, fakat halktan darbe yiyen 15 Temmuz ihanetidir ki, 251 insanımızın şehadetine, 158 milyar dolar doğrudan, 350 milyar dolar da dolaylı mali kayba neden olmuştur.

Bir de muhtıralar ve ihanetler var, onları da kısaca hatırlatıp 15 Temmuz’a geleceğim.

Evet, muhtıralar; 12 Mart 1971 Muhtırası, 28 Şubat 1997 Post Modern Darbesi ve 27 Nisan 2007’de Ak Parti iktidarına verilen E-muhtırasıdır.

GEZİ KALKIŞMASI

Diğer iki ihanet daha var ki bunlardan ilki seçilmiş iktidara karşı 28 Mayıs 2013’te ağaç bahanesiyle başlayan ve 13 Haziran’da biten dış destekli bilumum terör örgütlerinin başrolde olduğu Gezi Kalkışmasıdır. Bu ihanetin, Türkiye’ye doğrudan maliyeti 1.4 milyar dolar, dolaylı maliyeti ise 100’lerce milyar doları bulmuş ve bunun yanında sekiz sivil ölmüş, iki polis şehid olmuştur.

KUTULARLA SÜSLENEN KUMPAS

İkincisi de FETÖ’nün direk hedef yaptığı, o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetine karşı kasa ve kutularla süslenen kumpasın, yargı eliyle uygulandığı ‘17-25 Aralık 2013 Yargısal Darbe Teşebbüsü’’dür. Bu darbe teşebbüsü de adalet sistemimize, emniyetimize ve yargımıza çok ciddi zararlar vermiştir.

Bu gün burada, şahadetleri ile o kara geceyi ve geleceğimizi aydınlatan şehid ve gazilerimizi unutmayıp unutturmamak için 15 Temmuz’da istiklal ve istikbalimize yapılan darbe girişiminin 6.yıl dönümü vesilesiyle bir aradayız.

DIŞ DESTEKLİ İHANET

15 Temmuz dış destekli ihanet, akşam savaş uçaklarının başkent üzerinde alçak uçuşu ile başladı.

Bu ihanetin failleri, hava ve kara silahlarının tamamını kamuya ve halka karşı kullandı.

16 Temmuz 2016 sabah saatlerine kadar devam eden bu alçak darbe girişimiyle karşı karşıya kalan Türkiye; Cumhurbaşkanının yanında omuz omuza verdiği mücadeleyle tüm dünyaya örnek teşkil ederek şanlı tarihine bir destan daha ekledi.

KUVAYI MİLLİYE RUHU

İstiklal ve istikbalimizi hedef alan, kumandası dışardan olan bu hain kalkışma, Büyük Türk Milletini o gece yeniden Kuvayı Milliye Ruhu ile buluşturmuş, demokrasiyi ve seçilmiş iradeyi korumak için destansı bir direnişle bu ihanetin arkasında ve önündeki bütün unsurları yerle bir etmiştir.

Büyük Atatürk’ün ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ dediği İstiklal harbimizde, yediden yetmişe onun yanında saf tutanların torunları olanlar, bu gecede de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir telefon ekranından ‘Ölümüne ölümüne’ çağrısıyla ihanet şebekesine karşı saf tutarak istiklal ve istikbali için göğsünü siper etti.

Türk milleti, gösterdiği cesaret ve kararlılıkla şehidler ve gaziler vererek 15 Temmuz’da elde ettiği bu zaferle, dünyada örneği olmayan bir ruh halini ortaya koymuş, düşmana ve onların içimizdeki Közkaman’larına karşı istiklal ve istikbalini korumuştur.

DESTANSI DİRENİŞ

Milletimizin zaferi ile sonuçlanan bu yerli ve milli destansı direnişin ve mücadele ruhunun toplumsal hafızada her daim diri kalması için, ‘15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde’ devlet, millet, üniversite ve STK’larımızın yaptığı bu etkinliklerin çok önemli olduğunu ifade ediyor ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

ASRIMIZIN SERDENGEÇTİ’LERİ

15 Temmuz: Elinde Ay yıldızlı Al bayrak, göğsünde imanla, ölümün üzerine gidip, “Millet Esaslı-Devlet Ebed Müddet” için şehadetle kucaklaşıp nurlanan, kanını vererek gazilikle onurlanan asrımızın Serdengeçti’lerinin tarihe yazdığı şanlı bir destandır.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde en büyük gücümüzün, şanlı tarihimizde olduğu gibi, milletimizin birliği, beraberliği, kardeşliği olduğu hakikatini gurur ile bu vesile hatırlatarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, ve bu toprakları bize ebedi vatan yapan bütün aziz şehitlerimizi, gazilerimizi, rahmet, minnet, şükran ve saygıyla yad ediyorum.  Makamları ali, mekanları cennet olsun inşallah.

Sözlerime İstiklal Şairimiz Merhum Akif’in dizeleriyle son veriyor sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum.

TÜKÜRÜN MİLLETİ ALÇAKÇA VURAN DARBELERE!

TÜKÜRÜN ONLARA ALKIŞ DAĞITAN KAHPELERE!!“

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’ya program sonunda Vali Recep Soytürk, Garnizon Komutanı Piyade Albay Halil Sıddık Ayhan, Belediye Başkanı Servet Ramazan, 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun tarafından günün anısına tablo kitap vs hediyeler takdim edildi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.