YILKI ATLARINI KORUMAK BİZE TARİHİ BİR SORUMLULUK YÜKLER
Küresel Akdeniz Kulis Haber
13.01.2020 - 00:08, Güncelleme:
13.01.2020 - 00:08
YILKI ATLARINI KORUMAK BİZE TARİHİ BİR SORUMLULUK YÜKLER
YILKI ATLARINI KORUMAK BİZE TARİHİ BİR SORUMLULUK YÜKLER
LAVANTA- GÜL- DAVRAZ, MİRYOKEFALON VE YILKI ATLARI SAFERİ DÖNEMİNE DOĞRU
En az 5000 yıllık Türk Tarihinin ayrılmaz bir parçası olan ‘’YILKI ATLARI’’ Türk Tarihi ve Medeniyetinin adeta erleri ve erenleri olmuşlardır. Orta Asya bozkırlarından Himalaya sırtlarına kadar erler ve erenler at sırtında bizim medeniyetimizin taşıyıcıları olmuşlardır.
Ne zaman savaş teknikleri hızla değişti işte o zaman yüzbinlerce at(lar) ordudan uzaklaştı, dağlara bırakıldı, tarım ve sanayideki hızlı gelişmelerdirki asırlarca Türk askerinin ayrılmaz (vazgeçilmez) bir parçası olan atlar taşıdıkları (yüklendikleri) konumlarından uzaklaştırılmışlardır.
DAĞLARIN SÜSÜ YILKI ATLARI
Yılkı atları ne zaman seyislerin bakımından uzak kaldı, ahırlardan uzaklaştırıldı işte o zaman kendilerine sığınacak yer olarak dağlarda yaşamaya başlamışlardır.
Osmanlı İmparatorluğunun duraklama, gerileme ve çöküş döneminden sonra atlar, Yılkı Atları olarak Anadolunun sarp dağlarında yaşarken, yaz aylarında susuz, kış aylarında da yiyeceksiz kalarak var olma yok olma mücadelesinin ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir.
YILKI ATLARININ BARINMALARI
Bir zamanlar ;‘’Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik’’ diye övündüğümüz atlar,
bugün Kars, Emirdağ, Sandıklı, Erciyes, Karadağ, Sultandağları, Kocayayla ve Manisa ile Isparta’nın Sütçüler ilçesinde varlıklarını devam ettirirlerken Yılkı Atları çileli bir hayat sürmektedirler.
Bugün ‘’Yılkı’’lara bakmak ve kollamak hepimiz için büyük bir sorumluluk haline gelmiştir. Kimse bu sorumluluktan kaçamaz.
CUMHURİYET HÜKÜMETLERİ VE TARİHİMİZ
Garip (kimsesiz)ler için payitahtta (İstanbul) GUREBA HASTANESİNİ kuran Osmanlı Devleti, toplumsal bir anlayışla kurda- kuşa, küçük ve büyükbaş hayvanlara da bakım(barınma) merkezleri ve hatta tüm canlılar içinde vakıf müesseseleri kurmuşlardır.
Tüm canlılara sahiplenmeyi önemli bir ‘’Kerim Devlet ‘’politikası haline getiren ecdadımız dünya ve ukba hayatında ’’dualı bir millet’’ olma erdem ve yüceliklerine ulaşmıştır. Bugünde asla geçmişimizi aratmamalıyız.
ORHUN ABİDELERİ ve DEDE KORKUT HİKAYEELERİNDE ATLAR
Orhun Abideleri ve ünlü Dede Korkut Hikayelerinde bile atlardan bahsedilmekteyse bugün ‘’YILKILAR’’ halinde dağlarda (adeta sahipsiz ve bakımsız ) dolaşan medeniyetimizin ayrılmaz parçası haline gelen atlara bakmak herkesin için sorumluluk yükler.
YILKILAR ÖLMESİN DİYORSAK
Biz öncelikle ilimiz Sütçüler’in köy dağlarında dolaşan ve sayıları 1500’lere varan ‘’YILKI ATLARI’’nın ölmesini ve bir insanlık ayıbı da yaşamak istemiyorsak hemen harekete geçmek zorundayız.
Ünlü Selçuklu Veziri Nizamü’l-Mülk’ün ünlü eseri ‘’SİYASETNAME’’de de belirttiği gibi; ‘’Siyaset: Bir tehlike meydana gelmeden tedbir alma sanatıdır.’’ İlkesine kulak vererek derhal Sütçüler köylerinde bulunan ve ölümle karşı karşıya kalan YILKI ATLARIna sahip çıkmalıyız.
Geçen sene Sarımehmetlerde ölen Yılkı Atlarına bu sene yenilerinin eklenmesini istemiyorsak herkesi Haber Akdeniz olarak sorumluluğa çağırıyoruz.
Yeniköy, Sarayköy, Belence, Kuzca ve Sipahiler havalesinde varlıklarına devam ettiren ‘’YILKI ATLARI’’nın çığlıklarına herkes kulak vermelidir.
Muhtarlarımız ile irtibata geçecek Belediye Başkanları, kaymakamlık ve hatta Isparta Valiliği ile ISUBÜ Ziraat Fakültesi ve Hayvan Hakları Koruma Kurulu bu konuda tarihten gelen bir ‘’Kerim Devlet’’ ilke ve yüceliğiyle harekete geçerek ‘’YILKI’’lar için yeni bir dönem başlatmalıdırlar.
‘’YILKI ATLARI’’ sırtımızda bir yük olarak da görülmemelidir. Onlar bizi asırlarca (binlerce) yıl sırtlarında taşıdılar, bizlerin bu toprakları Vatan yapılmasına da adeta bir uçak, otobüs ve otomobil görevi yapmadılar mı? Sorusunu kendimize sormalıyız kanaatindeyiz.
YILKI ATLARI ve KORUMALARI (BADİGARTLARI)
‘’Yılkı Atları’’nın her zaman bir lideri olur, lider at, grupta en güçlü olan attır, lider at sürüyü (YILKI) her türlü tehlikeye karşı korumakla sorumludur. Lider at, sürüyü güdendir, yönlendirendir.
Fakat aç ve susuz kalan yılkıların varlıklırının devamında lider at çoğu kez yetersiz kalır. İşte o zaman kamu kurum ve kuruluşları lider atın yanında olmaları halinde Yılkılar varlıklarını devam ettirebilirler.
Aksi halde aç ve susuz kalan atları her zaman dağlarda dolaşan yırtıcı hayvanlar yem olarak görürler.
YILKILAR İÇİN SAFARI TURLARI
En az 15-20 kişilik gruplar halinde dolaşan ve başlarında da bir lider atın bulunduğu YILKI ATLARI için Anadolunun değişik yerlerinde ‘’Safari Turları’’ düzenlenmektedir.
Sütçüler köylerinde (Yeniköy, Sarayköy, Belence, Kuzca, Sipahiler) yaşayan YILKI ATLARI için yapılacak ‘’Su Tekneleri’’ yakınlarında resim çekilecek ve turizmi canlandıracak etkinlikler için Isparta’da yetkililer harekete geçmelidirler diyoruz.
‘’Amatör fotoğrafçılar’’la, yerli ve yabancı ‘’Doğa Severler’’ içinde önemli bir ziyaret coğrafyasını da Isparta’mıza kazandırmış oluruz diye düşünüyoruz.
Lavanta, Gül, Davraz ile önemli bir turist çeken Isparta bundan böyle YILKI ATLARI ile de yeni bir turistik potansiyele de kavuşmuş olur diye düşünüyoruz.
Ayrıca 844. yılı etkinliklerine tescil edilerek ‘’Devlet Töreni’’ ile kutlanmasına gönülden inandığımız ‘’ MİRYOKEFALON ZAFERİ ‘’ Isparta çok önemli bir kültür turizmiyle de katma değer kazanacaktır.
ISPARTA TÜRKİYE’NİN YÜKSELEN DEĞERİ YOLUNDA
Her şeye rağmen doğada özgürlüklerinin tadını çıkarmaya çalışan ‘’YILKI ATLARI’’ sürekli (günümüzde) insanlardan kaçmakta ve yakalanmaları zor isede biz insanlardan yardım beklemektedirler. Bütün bunlara rağmen, Yılkılar, doğada mağdur ve dikbaşlı olarak da ölmesini bilirler.
SAMAN BALYALARINI GÖZETLEYEN YILKI ATLARI
Sütçüler köylerinde sayıları 1500’lere varan YILKI ATLARI çok geniş arazide yaşasalarda onlar ‘’TOROS DAĞLARI’’nın süsüdür.
Onları ardıç ağaçlarını kemirmeye, karlar altında eşeledikleri deve dikeni ile varlıklarına devam ettirmeye mecbur bırakmayalım.
ONUN İÇİN;
1- Yetkililer hemen ve kış boyunca yetecek saman balyasını yılkılara ulaştırmalı,
2- DSİ çok sayıda su teknesi yapmalı. (Kızılova’da 2 su teknesinin yapılacağı tarafımıza iletilmiştir DSİ, Toprak-Su)
3- Değişik yerlere üzeri kapalı (etrafı açık olabilir)mekanlar oluşturulmalı.
4- Yılkılarla ilgilenecek sorumlular istihdam edilmelidir.
5- Safari Turları için hazırlıklar yapılmalıdır.
6- Zengi yaylası (Yeniköy) ve çevresinde asırlık ‘’Ardıç Ağaçları’’nın manzarasından böylelikle ‘’doğa severler’’ de mahrum edilmemelidirler.
SONUÇ:
YILKI ATLARI SAHİPSİZ BIRAKILMAMALIDIR.
YILKI ATLARI ÖLÜME TERKEDİLMEMELİDİR.
YILKI ATLARI BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZ OLMALIDIR.
Mehmet Ali ÇELİK
Küresel Akdeniz İmtiyaz Sahibi
TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Gn. Bşk.
TGF (Türkiye Gazeteciler Federasyonu) Isparta İl Temsilcisi
Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı üyesi
YILKI ATLARINI KORUMAK BİZE TARİHİ BİR SORUMLULUK YÜKLER
LAVANTA- GÜL- DAVRAZ, MİRYOKEFALON VE YILKI ATLARI SAFERİ DÖNEMİNE DOĞRU
En az 5000 yıllık Türk Tarihinin ayrılmaz bir parçası olan ‘’YILKI ATLARI’’ Türk Tarihi ve Medeniyetinin adeta erleri ve erenleri olmuşlardır. Orta Asya bozkırlarından Himalaya sırtlarına kadar erler ve erenler at sırtında bizim medeniyetimizin taşıyıcıları olmuşlardır.
Ne zaman savaş teknikleri hızla değişti işte o zaman yüzbinlerce at(lar) ordudan uzaklaştı, dağlara bırakıldı, tarım ve sanayideki hızlı gelişmelerdirki asırlarca Türk askerinin ayrılmaz (vazgeçilmez) bir parçası olan atlar taşıdıkları (yüklendikleri) konumlarından uzaklaştırılmışlardır.
DAĞLARIN SÜSÜ YILKI ATLARI
Yılkı atları ne zaman seyislerin bakımından uzak kaldı, ahırlardan uzaklaştırıldı işte o zaman kendilerine sığınacak yer olarak dağlarda yaşamaya başlamışlardır.
Osmanlı İmparatorluğunun duraklama, gerileme ve çöküş döneminden sonra atlar, Yılkı Atları olarak Anadolunun sarp dağlarında yaşarken, yaz aylarında susuz, kış aylarında da yiyeceksiz kalarak var olma yok olma mücadelesinin ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir.
YILKI ATLARININ BARINMALARI
Bir zamanlar ;‘’Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik’’ diye övündüğümüz atlar,
bugün Kars, Emirdağ, Sandıklı, Erciyes, Karadağ, Sultandağları, Kocayayla ve Manisa ile Isparta’nın Sütçüler ilçesinde varlıklarını devam ettirirlerken Yılkı Atları çileli bir hayat sürmektedirler.
Bugün ‘’Yılkı’’lara bakmak ve kollamak hepimiz için büyük bir sorumluluk haline gelmiştir. Kimse bu sorumluluktan kaçamaz.
CUMHURİYET HÜKÜMETLERİ VE TARİHİMİZ
Garip (kimsesiz)ler için payitahtta (İstanbul) GUREBA HASTANESİNİ kuran Osmanlı Devleti, toplumsal bir anlayışla kurda- kuşa, küçük ve büyükbaş hayvanlara da bakım(barınma) merkezleri ve hatta tüm canlılar içinde vakıf müesseseleri kurmuşlardır.
Tüm canlılara sahiplenmeyi önemli bir ‘’Kerim Devlet ‘’politikası haline getiren ecdadımız dünya ve ukba hayatında ’’dualı bir millet’’ olma erdem ve yüceliklerine ulaşmıştır. Bugünde asla geçmişimizi aratmamalıyız.
ORHUN ABİDELERİ ve DEDE KORKUT HİKAYEELERİNDE ATLAR
Orhun Abideleri ve ünlü Dede Korkut Hikayelerinde bile atlardan bahsedilmekteyse bugün ‘’YILKILAR’’ halinde dağlarda (adeta sahipsiz ve bakımsız ) dolaşan medeniyetimizin ayrılmaz parçası haline gelen atlara bakmak herkesin için sorumluluk yükler.
YILKILAR ÖLMESİN DİYORSAK
Biz öncelikle ilimiz Sütçüler’in köy dağlarında dolaşan ve sayıları 1500’lere varan ‘’YILKI ATLARI’’nın ölmesini ve bir insanlık ayıbı da yaşamak istemiyorsak hemen harekete geçmek zorundayız.
Ünlü Selçuklu Veziri Nizamü’l-Mülk’ün ünlü eseri ‘’SİYASETNAME’’de de belirttiği gibi; ‘’Siyaset: Bir tehlike meydana gelmeden tedbir alma sanatıdır.’’ İlkesine kulak vererek derhal Sütçüler köylerinde bulunan ve ölümle karşı karşıya kalan YILKI ATLARIna sahip çıkmalıyız.
Geçen sene Sarımehmetlerde ölen Yılkı Atlarına bu sene yenilerinin eklenmesini istemiyorsak herkesi Haber Akdeniz olarak sorumluluğa çağırıyoruz.
Yeniköy, Sarayköy, Belence, Kuzca ve Sipahiler havalesinde varlıklarına devam ettiren ‘’YILKI ATLARI’’nın çığlıklarına herkes kulak vermelidir.
Muhtarlarımız ile irtibata geçecek Belediye Başkanları, kaymakamlık ve hatta Isparta Valiliği ile ISUBÜ Ziraat Fakültesi ve Hayvan Hakları Koruma Kurulu bu konuda tarihten gelen bir ‘’Kerim Devlet’’ ilke ve yüceliğiyle harekete geçerek ‘’YILKI’’lar için yeni bir dönem başlatmalıdırlar.
‘’YILKI ATLARI’’ sırtımızda bir yük olarak da görülmemelidir. Onlar bizi asırlarca (binlerce) yıl sırtlarında taşıdılar, bizlerin bu toprakları Vatan yapılmasına da adeta bir uçak, otobüs ve otomobil görevi yapmadılar mı? Sorusunu kendimize sormalıyız kanaatindeyiz.
YILKI ATLARI ve KORUMALARI (BADİGARTLARI)
‘’Yılkı Atları’’nın her zaman bir lideri olur, lider at, grupta en güçlü olan attır, lider at sürüyü (YILKI) her türlü tehlikeye karşı korumakla sorumludur. Lider at, sürüyü güdendir, yönlendirendir.
Fakat aç ve susuz kalan yılkıların varlıklırının devamında lider at çoğu kez yetersiz kalır. İşte o zaman kamu kurum ve kuruluşları lider atın yanında olmaları halinde Yılkılar varlıklarını devam ettirebilirler.
Aksi halde aç ve susuz kalan atları her zaman dağlarda dolaşan yırtıcı hayvanlar yem olarak görürler.
YILKILAR İÇİN SAFARI TURLARI
En az 15-20 kişilik gruplar halinde dolaşan ve başlarında da bir lider atın bulunduğu YILKI ATLARI için Anadolunun değişik yerlerinde ‘’Safari Turları’’ düzenlenmektedir.
Sütçüler köylerinde (Yeniköy, Sarayköy, Belence, Kuzca, Sipahiler) yaşayan YILKI ATLARI için yapılacak ‘’Su Tekneleri’’ yakınlarında resim çekilecek ve turizmi canlandıracak etkinlikler için Isparta’da yetkililer harekete geçmelidirler diyoruz.
‘’Amatör fotoğrafçılar’’la, yerli ve yabancı ‘’Doğa Severler’’ içinde önemli bir ziyaret coğrafyasını da Isparta’mıza kazandırmış oluruz diye düşünüyoruz.
Lavanta, Gül, Davraz ile önemli bir turist çeken Isparta bundan böyle YILKI ATLARI ile de yeni bir turistik potansiyele de kavuşmuş olur diye düşünüyoruz.
Ayrıca 844. yılı etkinliklerine tescil edilerek ‘’Devlet Töreni’’ ile kutlanmasına gönülden inandığımız ‘’ MİRYOKEFALON ZAFERİ ‘’ Isparta çok önemli bir kültür turizmiyle de katma değer kazanacaktır.
ISPARTA TÜRKİYE’NİN YÜKSELEN DEĞERİ YOLUNDA
Her şeye rağmen doğada özgürlüklerinin tadını çıkarmaya çalışan ‘’YILKI ATLARI’’ sürekli (günümüzde) insanlardan kaçmakta ve yakalanmaları zor isede biz insanlardan yardım beklemektedirler. Bütün bunlara rağmen, Yılkılar, doğada mağdur ve dikbaşlı olarak da ölmesini bilirler.
SAMAN BALYALARINI GÖZETLEYEN YILKI ATLARI
Sütçüler köylerinde sayıları 1500’lere varan YILKI ATLARI çok geniş arazide yaşasalarda onlar ‘’TOROS DAĞLARI’’nın süsüdür.
Onları ardıç ağaçlarını kemirmeye, karlar altında eşeledikleri deve dikeni ile varlıklarına devam ettirmeye mecbur bırakmayalım.
ONUN İÇİN;
1- Yetkililer hemen ve kış boyunca yetecek saman balyasını yılkılara ulaştırmalı,
2- DSİ çok sayıda su teknesi yapmalı. (Kızılova’da 2 su teknesinin yapılacağı tarafımıza iletilmiştir DSİ, Toprak-Su)
3- Değişik yerlere üzeri kapalı (etrafı açık olabilir)mekanlar oluşturulmalı.
4- Yılkılarla ilgilenecek sorumlular istihdam edilmelidir.
5- Safari Turları için hazırlıklar yapılmalıdır.
6- Zengi yaylası (Yeniköy) ve çevresinde asırlık ‘’Ardıç Ağaçları’’nın manzarasından böylelikle ‘’doğa severler’’ de mahrum edilmemelidirler.
SONUÇ:
-
YILKI ATLARI SAHİPSİZ BIRAKILMAMALIDIR.
-
YILKI ATLARI ÖLÜME TERKEDİLMEMELİDİR.
-
YILKI ATLARI BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZ OLMALIDIR.
Mehmet Ali ÇELİK
Küresel Akdeniz İmtiyaz Sahibi
TİNGADER (Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği) Gn. Bşk.
TGF (Türkiye Gazeteciler Federasyonu) Isparta İl Temsilcisi
Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı üyesi
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.








