Zamansız bir Düzlemde Zamanlılık
Genel
09.02.2022 - 04:24, Güncelleme:
09.02.2022 - 04:24
Zamansız bir Düzlemde Zamanlılık
Burak YETİŞMEZ
Velhasıl olmuş birçok hikâyeye, bir hikâye eklemek adına, gezdi bu akşam, parmak uçları tuşların üzerinde. Yanlış bir bekçilik daha yapmadan, bu öyküye nasıl nakşedilir onun ismi? Pek çok defa düşündükten sonra ismiyle başlanmanın, Karakoç naifliğine hakaret sayılacağı gibi, gizlenmiş sözlerin arkasındaki anlam çabucak görülecekti.
Bir kişinin, kendisinden önce adının gelmeyeceği muhakkakken, adı sanı belli olmayan belirsiz bir hülya içindeki dalgınlık bir köşeye daha sıkıştırmayacak mıydı?
Paha biçilmez anılar biriktirmek için yola çıkılmış ve hali hazırda çoğu kez duvar yazılarında karşımıza çıkan “Güzel şeyler zaman alır” beliriminden sonra, ondan bahsetmeyi de hafiften almalıydı. Ağ içinde süslenmiş sözcüklerin yardımıyla bir köşeye fırlatmamak için söylencelerin tümünü gör(g)ü kurallarına göre bezeyip, kişinin sözlerini cam bir fanusun içine sıkıştırmamak kişinin kendi tercihine bırakılamazdı.
Söylem arsızlığının marjinal sayıldığı çağın kurbanları olmak kadar, alt metinsiz, çok defa da katipsiz katillere dönmenin kekremsi tadı, yanlış anlamlara çare olamayacaktı.
Değişim çanlarının sesi ne zamandan beri bu denli sağır eder oldu yürekleri kim bilir ve iki kelime en sıkışan yerde koşar imdada.
Bilindiği üzere geçen pek Parıltılı akşamlar beraberinde kişiyi “ertesi” boşluğuna sürükler. Hazır yeri gelmişken; tüm konu dağılımlarının bilincinde olup, hala aynı ruhun tecelli ettiği anlaşılmalı.
Gerilen tüm gece anlamsızlıklarının içinde, düşünsel boşluklar, zaruri biçimde aynı sese yakınlaştırır kişiyi. Kişi, hep olmak istediği kişinin yanında, olmaya çalıştığı ya da çalışmak istediği varlık bilinçsizliği savaşını da kendiyle verir.
Sahipsiz bırakılan şiir sahipliğinden sonra şair pek yeni sahipler aramaya kalkışmadığı gibi, ev sahibesi kaçış bir gülücükle sulandırır tüm beklentileri. Hem zaten kriz yönetimleri herkesten çok onun sahici göreviydi. Marksist sınıf bilinci teorisinin pek çok defa uğradığı hayatlar şundan emindir; “Hiçbir arzu koşulları ötelemez” ve benzer bilinç kişiyi şuraya erdirir; “Bir temenni yerini sözde umarsızlığa bırakır.”
Teninin parlaklığı ve arzularının yükseltilerinden bahsetmek, yine aynı sebeplerden dolayı yanlış olacağı gibi küçük bir es ihtiyacını, aynı boylam içerisinde barındırır.
Bilgi yazıcılığından, seslenişin en güzel notalarını çalan bu köşe sesi, beklide pek çok yeni arzunun habercisi olurdu.
Beklentisizliğin güçlüğü ve korkutmama bahasına söylencesi kısılmış tüm tanışıklıklar zamana yayılacak kadar mukaddesti. Kışkırtıcı güzellik algısının tüm değişkenleri şaşkın bir varoşluğa çevirecek saatlerin öncesinde bir tütsü gecenin içini tersten bölmeli.
Dildeki pas tadı ile birlikte tüm teni yakan ateşe, dudaklardan içeriye süzülen, ince su damlaları çare olamayacağı gibi şarap; hiçbir günahkâr arzuyu gizleyemezdi.
Tüm yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için son sözler iyi seçilmeliydi. Zira rastlantı ve kaos arasındaki ince çizgi filozoflar gibi okuyucu tarafından da anlaşılmayacaktı.
Toparlamak adına son cümle şöyle olabilmeliydi;
“Bir mektup çaresizliğinin günümüzü enterese etmediği kadar, şairin hiçbir sözü yeteri anlamı kazanmayacaksa da tüm kıyılmazlar ve Tanrılar bu gecenin mezesiydi”
Burak YETİŞMEZ
Velhasıl olmuş birçok hikâyeye, bir hikâye eklemek adına, gezdi bu akşam, parmak uçları tuşların üzerinde. Yanlış bir bekçilik daha yapmadan, bu öyküye nasıl nakşedilir onun ismi? Pek çok defa düşündükten sonra ismiyle başlanmanın, Karakoç naifliğine hakaret sayılacağı gibi, gizlenmiş sözlerin arkasındaki anlam çabucak görülecekti.
Bir kişinin, kendisinden önce adının gelmeyeceği muhakkakken, adı sanı belli olmayan belirsiz bir hülya içindeki dalgınlık bir köşeye daha sıkıştırmayacak mıydı?
Paha biçilmez anılar biriktirmek için yola çıkılmış ve hali hazırda çoğu kez duvar yazılarında karşımıza çıkan “Güzel şeyler zaman alır” beliriminden sonra, ondan bahsetmeyi de hafiften almalıydı. Ağ içinde süslenmiş sözcüklerin yardımıyla bir köşeye fırlatmamak için söylencelerin tümünü gör(g)ü kurallarına göre bezeyip, kişinin sözlerini cam bir fanusun içine sıkıştırmamak kişinin kendi tercihine bırakılamazdı.
Söylem arsızlığının marjinal sayıldığı çağın kurbanları olmak kadar, alt metinsiz, çok defa da katipsiz katillere dönmenin kekremsi tadı, yanlış anlamlara çare olamayacaktı.
Değişim çanlarının sesi ne zamandan beri bu denli sağır eder oldu yürekleri kim bilir ve iki kelime en sıkışan yerde koşar imdada.
Bilindiği üzere geçen pek Parıltılı akşamlar beraberinde kişiyi “ertesi” boşluğuna sürükler. Hazır yeri gelmişken; tüm konu dağılımlarının bilincinde olup, hala aynı ruhun tecelli ettiği anlaşılmalı.
Gerilen tüm gece anlamsızlıklarının içinde, düşünsel boşluklar, zaruri biçimde aynı sese yakınlaştırır kişiyi. Kişi, hep olmak istediği kişinin yanında, olmaya çalıştığı ya da çalışmak istediği varlık bilinçsizliği savaşını da kendiyle verir.
Sahipsiz bırakılan şiir sahipliğinden sonra şair pek yeni sahipler aramaya kalkışmadığı gibi, ev sahibesi kaçış bir gülücükle sulandırır tüm beklentileri. Hem zaten kriz yönetimleri herkesten çok onun sahici göreviydi. Marksist sınıf bilinci teorisinin pek çok defa uğradığı hayatlar şundan emindir; “Hiçbir arzu koşulları ötelemez” ve benzer bilinç kişiyi şuraya erdirir; “Bir temenni yerini sözde umarsızlığa bırakır.”
Teninin parlaklığı ve arzularının yükseltilerinden bahsetmek, yine aynı sebeplerden dolayı yanlış olacağı gibi küçük bir es ihtiyacını, aynı boylam içerisinde barındırır.
Bilgi yazıcılığından, seslenişin en güzel notalarını çalan bu köşe sesi, beklide pek çok yeni arzunun habercisi olurdu.
Beklentisizliğin güçlüğü ve korkutmama bahasına söylencesi kısılmış tüm tanışıklıklar zamana yayılacak kadar mukaddesti. Kışkırtıcı güzellik algısının tüm değişkenleri şaşkın bir varoşluğa çevirecek saatlerin öncesinde bir tütsü gecenin içini tersten bölmeli.
Dildeki pas tadı ile birlikte tüm teni yakan ateşe, dudaklardan içeriye süzülen, ince su damlaları çare olamayacağı gibi şarap; hiçbir günahkâr arzuyu gizleyemezdi.
Tüm yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için son sözler iyi seçilmeliydi. Zira rastlantı ve kaos arasındaki ince çizgi filozoflar gibi okuyucu tarafından da anlaşılmayacaktı.
Toparlamak adına son cümle şöyle olabilmeliydi;
“Bir mektup çaresizliğinin günümüzü enterese etmediği kadar, şairin hiçbir sözü yeteri anlamı kazanmayacaksa da tüm kıyılmazlar ve Tanrılar bu gecenin mezesiydi”
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.