deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

Bekir Manav: “Isparta’nın sel geçmişi, geleceğe karşı önemli bir uyarıdır”

Isparta 02.08.2026 - 21:11, Güncelleme: 02.08.2026 - 21:11
 

Bekir Manav: “Isparta’nın sel geçmişi, geleceğe karşı önemli bir uyarıdır”

Isparta Tarih-Der Başkanı Bekir Manav, Isparta’nın son 300 yıllık sel geçmişine dikkat çekerek, yaşanan büyük felaketlerin bugün için de önemli dersler içerdiğini söyledi. Manav, iklim koşullarının geçmişte olduğu gibi günümüzde de benzer riskler oluşturabileceğini belirterek, dere yataklarının korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Bekir Manav’ın aktardığı bilgilere göre, Isparta son 300 yıl içerisinde dört büyük sel felaketi yaşadı. İlk büyük afet 1780 yılında meydana geldi. Gölcük’ten gelen şiddetli yağışlar çamur selini de beraberinde getirirken, Tekke ve Yayla mahalleleri sular altında kaldı. Çok sayıda ev büyük zarar gördü ve yaşanan felaket uzun yıllar hafızalardan silinmedi. Aradan 68 yıl geçtikten sonra, 1848 yılında Isparta bir kez daha büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Saatler süren sağanak yağışın ardından dağlardan gelen sular Isparta Çayı’nın taşıma kapasitesini aşınca Tabakhane, Fazullah ve İskender mahalleleri yeniden sular altında kaldı. 1875 yılında yaşanan bir başka büyük sel felaketinin ardından dönemin Mutasarrıfı Hasan Mazhar Paşa’nın önemli tedbirler aldığına dikkat çeken Manav, Isparta Çayı’nın iki yakasına yüksek taş duvarlar yaptırıldığını belirtti. Ancak alınan önlemlere rağmen 1897 yılında çayın yeniden taştığını ifade eden Manav, duvarların onarıldığını, çınar ağaçlarının koruma altına alındığını ve hayatın yeniden normale döndüğünü anlattı. Sellerin nedenlerine de değinen Bekir Manav, 19. yüzyılın Küçük Buzul Çağı’nın son dönemine denk geldiğini belirterek, bazı yılların kurak geçtiğini, bazı yıllarda ise birkaç saat içinde bir aylık yağışın düştüğünü söyledi. Dağlardan gelen suyun çamuru da beraberinde taşıyarak Isparta Çayı’nı doldurduğunu ve şehrin her büyük yağışta yeniden sınandığını kaydetti. Günümüzde de benzer risklerin devam ettiğini vurgulayan Manav, “Bugün toprak damlı evler yok ama asfalt var, beton var. Daralan dere yataklarımız var. İklim ise hâlâ aynı coğrafyanın iklimidir. Kurak geçen yılların ardından şiddetli sağanaklar yine gelebilir. Çünkü tabiat unutmaz. Tarih bize sadece geçmişi anlatmaz, geleceğe karşı da uyarır.” ifadelerini kullandı.
Isparta Tarih-Der Başkanı Bekir Manav, Isparta’nın son 300 yıllık sel geçmişine dikkat çekerek, yaşanan büyük felaketlerin bugün için de önemli dersler içerdiğini söyledi. Manav, iklim koşullarının geçmişte olduğu gibi günümüzde de benzer riskler oluşturabileceğini belirterek, dere yataklarının korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Bekir Manav’ın aktardığı bilgilere göre, Isparta son 300 yıl içerisinde dört büyük sel felaketi yaşadı. İlk büyük afet 1780 yılında meydana geldi. Gölcük’ten gelen şiddetli yağışlar çamur selini de beraberinde getirirken, Tekke ve Yayla mahalleleri sular altında kaldı. Çok sayıda ev büyük zarar gördü ve yaşanan felaket uzun yıllar hafızalardan silinmedi.

Aradan 68 yıl geçtikten sonra, 1848 yılında Isparta bir kez daha büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Saatler süren sağanak yağışın ardından dağlardan gelen sular Isparta Çayı’nın taşıma kapasitesini aşınca Tabakhane, Fazullah ve İskender mahalleleri yeniden sular altında kaldı.

1875 yılında yaşanan bir başka büyük sel felaketinin ardından dönemin Mutasarrıfı Hasan Mazhar Paşa’nın önemli tedbirler aldığına dikkat çeken Manav, Isparta Çayı’nın iki yakasına yüksek taş duvarlar yaptırıldığını belirtti. Ancak alınan önlemlere rağmen 1897 yılında çayın yeniden taştığını ifade eden Manav, duvarların onarıldığını, çınar ağaçlarının koruma altına alındığını ve hayatın yeniden normale döndüğünü anlattı.

Sellerin nedenlerine de değinen Bekir Manav, 19. yüzyılın Küçük Buzul Çağı’nın son dönemine denk geldiğini belirterek, bazı yılların kurak geçtiğini, bazı yıllarda ise birkaç saat içinde bir aylık yağışın düştüğünü söyledi. Dağlardan gelen suyun çamuru da beraberinde taşıyarak Isparta Çayı’nı doldurduğunu ve şehrin her büyük yağışta yeniden sınandığını kaydetti.

Günümüzde de benzer risklerin devam ettiğini vurgulayan Manav, “Bugün toprak damlı evler yok ama asfalt var, beton var. Daralan dere yataklarımız var. İklim ise hâlâ aynı coğrafyanın iklimidir. Kurak geçen yılların ardından şiddetli sağanaklar yine gelebilir. Çünkü tabiat unutmaz. Tarih bize sadece geçmişi anlatmaz, geleceğe karşı da uyarır.” ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.