deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

Eski Bakan ve Bürokratlara uzanan faili meçhul dosyalar, iktidar ve muhalefetteki kaosu körüklüyor!

Isparta 31.08.2026 - 13:56, Güncelleme: 31.08.2026 - 13:56
 

Eski Bakan ve Bürokratlara uzanan faili meçhul dosyalar, iktidar ve muhalefetteki kaosu körüklüyor!

Ömür Çelikdönmez yazdı;

Eski Bakan ve Bürokratlara uzanan faili meçhul dosyalar, iktidar ve muhalefetteki kaosu körüklüyor! Bizzat şahsıma yöneltilen soruşturmalardan, kurulan kumpaslardan, insanların vefasızlığından, ülkede yaşanan olumsuzluklardan bunaldığım, umutsuzluğa kapıldığım anlarda, Friedrich Nietzsche’ye atfedilen “Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz.” sözünü hatırlıyor, ümidimi yeniden kuşanarak biraz olsun nefes alıyorum. Zaman zaman ben de “Nerede bu devlet?” diye serzenişte bulunuyorum. Çünkü kötülüğün, kaosun belirginleştiği, tüyü bitmemiş yetimin hakkının yenildiği, fakirin fukaranın mağdur edildiği; alçaklığın, hırsızlığın ve yolsuzluğun kol gezdiği bir yerde insan, ister istemez kadim devlet iradesinin adalet dağıtan gölgesini arıyor. Devletin yalnızca varlığını değil; mazlumun yanında, zalimin karşısında duran kudretini de görmek istiyor. İşte bu anlayışla, aylar önce, 14 Şubat 2026’da kaleme aldığım yazıda “Devletin yeni kılıcı: Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi neden hedefte?” sorusuna cevap aramıştım. Bu atamaların yalnızca başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere muhalefet cephesinde değil, iktidar bileşenleri içinde de belirli rahatsızlıklara yol açtığını, kamu otoritesinin kararlı tutumunun hem organize suç örgütleri hem de devlet içinde yuvalanmaya çalışan yasa dışı oluşumlar üzerinde caydırıcı bir etki yaratacağını vurgulamıştım. Aradan geçen sürede yaşanan gelişmeler, tespitlerimde haklı olduğumu ortaya koydu. Beni iktidar yalakalığıyla itham edenlerin yatacak yeri yok. Karanlıkta kalan ölümler, siyaset ve bürokrasinin koridorlarına uzanıyor mu? 24 Nisan 2026’da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına ilk aşamada 75 ilden 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kayıt gönderildi. Daha sonra 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bakanlık, yürütülen çalışmalar sonucunda 41 kişinin öldüğü ve 7 kişinin yaralandığı 36 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. Daire Başkanlığı doğrudan soruşturma yürütmüyor. Dosyalardaki eksik delilleri ve araştırılmayan ihtimalleri belirleyerek ilgili cumhuriyet başsavcılıklarıyla emniyet ve jandarma birimlerine teknik destek sağlıyor. Yıllar sonra yeniden açılan dosyalarda kimler var? Kamuoyuna açıklanan ve Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında yeniden ele alınan dosyalarda şu isimler yer alıyor: Gülistan Doku, Rabia Naz Vatan, Aynur Kanbur, Şeref Kocabıyık, Dorukhan Büyükışık, Mehmet Şirin Çelik, Aydın Özcan, Mehmet Emin Karaalp, Maia Khimshiashvili, Erkan Erkara, Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur, Yusuf Sayaner, Damlanur Sarihan, Yunus Emre Yakar, Hüseyin Okumuşoğlu, Emrah Daşdemir, Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek, Mustafa Çağmaoğlu, Mustafa Ala, Hüsna Ala ve Kaşif Kozinoğlu. Manisa’da 2010 yılında öldürülerek çöplük alanına bırakılan ve adı açıklanmayan kız bebeğin dosyası da yeniden incelendi. Sağlık Bakanlığının topuk kanı ve doğum kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda bebeğin kimliği ile olayın şüphelilerine ulaşıldı. Yazıcıoğlu dosyasında FETÖ gölgesi ve bürokrasi şüphesi… Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun, beraberindeki beş kişiyle birlikte 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazası da yeniden inceleniyor. Soruşturmada arama-kurtarma çalışmalarının geciktirilmesi, enkaz yerinin yanlış bildirilmesi, GPS cihazlarının sökülmesi ve delillerin karartılması iddiaları araştırılıyor. Dönemin bazı üst düzey bürokratları, emniyet ve jandarma yöneticileri ile askerî personelin eylemleri de mercek altında. Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada FETÖ’nün mahrem yapılanması, ByLock yazışmaları ve Adil Öksüz bağlantısına ilişkin ciddi emareler bulunduğunu açıkladı. Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki esrarengiz ölümü yeniden mercek altında!.. MİT Dış Operasyonlar Dairesi eski Başkanı Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de rahatsızlanarak hayatını kaybetti. İlk incelemelerde ölümün doğal nedenlere bağlı olduğu değerlendirilmiş ve soruşturma takipsizlikle sonuçlanmıştı. Ancak Kozinoğlu’nun duruşmada ifade vermesine kısa bir süre kala ölmesi, sağlık görevlilerinin olay sırasındaki tutumu, ambulansın geciktiği iddiası ve tanık anlatımlarındaki çelişkiler yıllarca tartışıldı. Kozinoğlu’nun ölüm dosyası, Ağustos 2026’da yeniden değerlendirilmek üzere Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına gönderildi. Yeni incelemede cezaevi görevlileri ve sağlık personeli dâhil en az 15 kişinin ifadesine başvurulması, mevcut belgeler ile varsa yeni delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. Dosyanın yeniden açılması, ölümün cinayet olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor; amaç ölüm sürecinde herhangi bir suç unsurunun bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmak. Süleymancılar’ın liderlik kavgasında esrarengiz ölüm… Ulaştırma eski Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ölümü de yeniden soruşturulan şüpheli vakalardan. Denizolgun, 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki çiftlik evinde ölü bulunmuştu. Adli Tıp Kurumunun 17 Ekim 2016 tarihli raporunda ölümün beyin kanamasına bağlı doğal nedenlerle gerçekleştiği belirtilmişti. Ailesi ve yakınlarının ölümün şüpheli olduğuna ilişkin başvuruları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatıldı. Denizolgun’un ailesi ayrıca Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına resmî başvuruda bulundu. Başsavcılık tarafından alınan “fethi kabir” kararı doğrultusunda mezar 19 Ağustos 2026’da açıldı ve cesetten alınan örnekler Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, önceki raporlar, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir bulguları üzerinden hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölüm “şüpheli” olarak değerlendirildi. Raporda Denizolgun’un boğularak öldürülmüş olabileceğine ilişkin bulguların araştırılması gerektiği belirtildi. Bunun üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturma “kasten öldürme” şüphesi üzerinden derinleştirildi. İlk raporda, ölümün doğal olduğunu belirten Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında da inceleme başlatıldı. Ancak kesin ölüm nedeni, fethi kabir sonrasında yapılacak adli tıp incelemeleri savcılık soruşturması tamamlandığında belirlenebilecek. Türkiye gündeminde peş peşe yaşanan olağan ama sıra dışı gelişmeler… Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu Haluk Levent, asistanı Yeliz Kaya, avukat Ece Güner ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 54 kişi gözaltına alındı; bunlardan 28’i tutuklandı. Tutuklananlar arasında İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Öztünç, Şehmus Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Göndiler, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu ve Zafer Yay da bulunuyor. Birbirinden bağımsız üç soruşturmada ortak payda Almanya… Alman Anayasayı Koruma Teşkilatının aşırılıkçı yapılar arasında değerlendirdiği Alparslan Kuytul liderliğindeki Furkan Hareketi’ne, kamuoyundaki adıyla “Kuytulcular” yapılanmasına yönelik operasyon da dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. Adana merkezli operasyonda Alparslan Kuytul, eşi Semra Kuytul ve çok sayıda vakıf mensubu gözaltına alındı. Yapılanmanın Almanya’daki faaliyetleri ve Alman istihbarat raporlarında yer alması, soruşturmanın uluslararası bağlantılarını da gündeme taşıdı. Almanya’nın Köln kentindeki yaklaşık 70 milyon dolarlık genel merkezi ve yurt dışındaki mali bağlantıları medyada geniş biçimde tartışılan Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturma da dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında cemaat lideri Alihan Kuriş ile çok sayıda isim tutuklandı. Ankara Büyükşehir Belediye eski Başkanı Melih Gökçek hakkında, ailesinin Almanya’daki şirketleri ve milyonlarca avroluk gayrimenkul yatırımları üzerinden yurt dışına kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılması da dikkat çekti. Yanlış anlaşılmaya yol açan “Erdoğan vefat etti” haberi… Aydın Denge Gazetesi’nin, Gülşen Erdoğan adlı bir vatandaşın vefat haberini, siyah zeminde patlatarak web sitesinde ve sosyal medyada yalnızca “Erdoğan vefat etti” başlığıyla paylaşarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını kaybettiği algısı oluşturması üzerine gazete çalışanları Emin Aydın, Yeşim Ülker, İslam Keleş ve İrem Delice gözaltına alındı; İrem Delice daha sonra tutuklandı. Kabine değişikliği iddialarının gölgesinde esrarengiz yangın… Kabine değişikliği iddialarında görev dışında kalabileceği öne sürülen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeğeni Emine Yani ile Şaziment Sarıgül, Batman’daki bir spor salonunun sauna bölümünde çıkan ve nedeni henüz açıklanamayan yangında hayatını kaybetti. Yangının teknik bir arızadan mı, ihmaller zincirinden mi yoksa haricî bir müdahaleden mi kaynaklandığı başlatılan soruşturma sonucunda ortaya çıkacak. Zafer Bayramı’nda Kıbrıs açıklarında esrarengiz gemi faciası… Türkiye ve KKTC’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu yaşadığı saatlerde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarihinin en büyük ve en esrarengiz deniz facialarından biri meydana geldi. Filo Denizcilik’e ait Filo Jet isimli katamaran, Girne’den Taşucu’na gitmek üzere 259 yolcu ve 8 mürettebatla hareket ettikten kısa süre sonra, henüz açıklanamayan bir nedenle su alarak alabora oldu. Hava koşullarına ilişkin çelişkili açıklamalar, geminin çok kısa sürede parçalanarak 514 metre derinliğe batması ve olayın zamanlaması, kazanın sıradan bir teknik arızadan mı yoksa başka bir müdahaleden mi kaynaklandığı sorusunu gündeme getirdi. Gemideki 241 kişi kurtarılırken 8 kişi hayatını kaybetti; 18 kişiye ise ulaşılamadı. Kaptan ile yedi görevlinin gözaltına alındığı olayın üzerindeki sis perdesi, ancak enkazın ve seyir kayıtlarının incelenmesiyle aralanabilecek. Yıllar sonra gelen 367 kumpası itirafı… Gelecek Partisi’nin kendisini imha etmesi halen güncelliğini yitirmiş değil. Belki yıllar sonra neler yaşandığını öğrenebileceğiz. Bazı eski siyasetçilerin yıllar süren suskunluklarını bozması, yeni sürecin nasıl okunması gerektiğine dair önemli ipuçları veriyor. Örneğin AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan, AK Parti hükümetlerinde Millî Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlerinde bulunan ve daha sonra ANAP Genel Başkanı olan Erkan Mumcu’nun, uzun süren sessizliğini bozması. Erkan Mumcu, 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında yaşanan 367 krizinin bir kumpas ve tezgâh olduğunu öne sürdüğü geçmişe dönük açıklamalarında, yaşananların arkasında Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın, Erdoğan’ın önünü kesmeye yönelik hamlelerinin de payı olduğunu ima etmişti. Zamanın aşındıramadığı hakikat: Devletin kılıcı… Son dönemde peş peşe yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin adli, siyasi ve toplumsal hafızasındaki en kritik virajlardan birinden geçtiğini göstermiyor mu? Yıllarca karanlıkta kalmış dosyaların raflardan indirilmesi, faili meçhul cinayetlerin ve şüpheli ölümlerin üzerine kararlılıkla gidilmesi; kamu otoritesinin adalet mekanizmasını yeniden tesis etme gayretini ortaya koymuyor mu? Kaşif Kozinoğlu’ndan Arif Ahmet Denizolgun’a, Muhsin Yazıcıoğlu kaza/suikastından geçmiş dönemin siyasi kumpaslarına kadar uzanan bu süreç, devlet mekanizması içindeki şeffaflaşma arayışının kaçınılmaz bir sonucu sayılmaz mı? ​Bununla birlikte; sivil toplum kuruluşlarına, dini yapılanmalara ve yerel yönetim yetkililerine kadar uzanan geniş çaplı mali ve adli soruşturmalar hem iktidar hem de muhalefet cephesindeki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Siyasi koridorlarda sarsıntı yaratan bu hamlelerin, bilgi kirliliği ve kriz ortamlarıyla birlikte daha derin bir boyut kazandığı ortada. ​Friedrich Nietzsche’nin "Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz" yaklaşımında olduğu gibi; karanlıkta kalmış tüm düğümlerin çözülmesi, yalnızca adli adımlarla değil, hukuk devleti ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmakla mümkündür. Şüphelerin ve soru işaretlerinin giderilmesi; hem devlet otoritesine olan güveni tazeleyecek hem de toplumsal huzur ile adaletin yeniden teminatı olacaktır. Unutanlara hatırlatalım. 21 Aralık 1992’de TBMM Genel Kurulu’nda, Samsun Milletvekili Mehmet Çebi’nin dediği gibi “Eskiler, devlet her zaman 15 yaşındadır derler.” . Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com омюр челикдёнмез, Дикгазете Seçilmiş Kaynakça https://www.im.nrw/furkan-gemeinschaft https://www.haberturk.com/gundem/10-yarali-spor-salonunda-yangin-3909107 https://www.sozcu.com.tr/suleymancilarin-eski-liderinin-olumunde-carpici-gelisme-p352710  https://www.dikgazete.com/yazi/bir-ahmet-davutoglu-geldi-gecti-peh-peh-peh-9318.html https://basin.adalet.gov.tr/adalet-bakani-akin-gurlek-tgrt-haber-canli-yayininda-sorulari-yanitladi https://www.takagazete.com.tr/kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi-15-yil-sonra-kritik-inceleme https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-kasif-kozinoglu-dosyasi-15-yil-sonra-yeniden-aciliyor-1739419/2 https://www.dikgazete.com/haber/ahbap-dernegine-yonelik-sorusturmada-14-supheli-tutuklandi-1010931.html https://www.dikgazete.com/haber/ulke-genelinde-son-uc-ayda-28-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi-1013273.html https://www.dikgazete.com/yazi/erken-baskin-secimde-buyuk-hesap-kim-kiminle-yuruyecek-9408.html https://www.dikgazete.com/yazi/devletin-yeni-kilici-akin-gurlek-ve-mustafa-ciftci-neden-hedefte-8736.html https://www.karar.com/guncel-haberler/erdogan-vefat-etti-baslikli-paylasima-sorusturma-gazeteci-tutuklandi-2068644 https://www.odatv.com/guncel/kasif-kozinoglunun-supheli-olumu-dosya-raftan-indi-15-kisi-ifade-verecek-120160575 https://tr.euronews.com/2026/08/13/suleymancilar-cemaatine-operasyon-hangi-suclamalar-yoneltildi-kimler-gozaltina-alindi https://t24.com.tr/gundem/batman-da-spor-salonunda-cikan-yanginda-2-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisinin-durumu-agir-1344948 https://serbestiyet.com/haberler/melih-gokcek-hakkinda-sorusturma-acildi-almanyaya-kayit-disi-para-transferi-iddiasi-247416/ https://10haber.net/siyaset/fatih-altayli-yazdi-erkan-mumcu-ortaligi-karistirdi-367-erdogana-karsi-bir-ic-komplo-muydu-729591/ https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/kasif-kozinoglu-dosyasinda-yeni-gelisme-sorusturma-faili-mechul-dairesine-gonderildi-2533357  https://www.dikgazete.com/haber/adalet-bakani-gurlek-bu-tamamen-suc-orgutunun-yapilanmasina-iliskin-mali-bir-operasyon-1017071.html  https://www.aa.com.tr/tr/gundem/ahbap-dernegi-adina-toplanan-bagislarin-suphelilerin-hesaplarina-aktarildigi-iddiasina-iliskin-9-zanli-tutuklandi/4003238 https://www.gazete32.com.tr/isparta/eski-bakan-erkan-mumcudan-adem-metana-gundem-sarsacak-aciklamalar-367-krizi-tezgahti-erdogan-ile-helallestik/ https://www.kibrispostasi.com/c86-GIRNE/n612263-canli-girne-aciklarinda-yolcu-gemisi-alabora-oldu-kaptan-ve-7-kisi-tutuklanirken-8-kisi-hayatini-kaybetti-17-kisi-araniyor
Ömür Çelikdönmez yazdı;

Eski Bakan ve Bürokratlara uzanan faili meçhul dosyalar, iktidar ve muhalefetteki kaosu körüklüyor!

Bizzat şahsıma yöneltilen soruşturmalardan, kurulan kumpaslardan, insanların vefasızlığından, ülkede yaşanan olumsuzluklardan bunaldığım, umutsuzluğa kapıldığım anlarda, Friedrich Nietzsche’ye atfedilen “Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz.” sözünü hatırlıyor, ümidimi yeniden kuşanarak biraz olsun nefes alıyorum.

Zaman zaman ben de “Nerede bu devlet?” diye serzenişte bulunuyorum. Çünkü kötülüğün, kaosun belirginleştiği, tüyü bitmemiş yetimin hakkının yenildiği, fakirin fukaranın mağdur edildiği; alçaklığın, hırsızlığın ve yolsuzluğun kol gezdiği bir yerde insan, ister istemez kadim devlet iradesinin adalet dağıtan gölgesini arıyor. Devletin yalnızca varlığını değil; mazlumun yanında, zalimin karşısında duran kudretini de görmek istiyor.

İşte bu anlayışla, aylar önce, 14 Şubat 2026’da kaleme aldığım yazıda “Devletin yeni kılıcı: Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi neden hedefte?” sorusuna cevap aramıştım.

Bu atamaların yalnızca başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere muhalefet cephesinde değil, iktidar bileşenleri içinde de belirli rahatsızlıklara yol açtığını, kamu otoritesinin kararlı tutumunun hem organize suç örgütleri hem de devlet içinde yuvalanmaya çalışan yasa dışı oluşumlar üzerinde caydırıcı bir etki yaratacağını vurgulamıştım.

Aradan geçen sürede yaşanan gelişmeler, tespitlerimde haklı olduğumu ortaya koydu. Beni iktidar yalakalığıyla itham edenlerin yatacak yeri yok.

Karanlıkta kalan ölümler, siyaset ve bürokrasinin koridorlarına uzanıyor mu?

24 Nisan 2026’da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına ilk aşamada 75 ilden 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kayıt gönderildi.

Daha sonra 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bakanlık, yürütülen çalışmalar sonucunda 41 kişinin öldüğü ve 7 kişinin yaralandığı 36 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı.

Daire Başkanlığı doğrudan soruşturma yürütmüyor. Dosyalardaki eksik delilleri ve araştırılmayan ihtimalleri belirleyerek ilgili cumhuriyet başsavcılıklarıyla emniyet ve jandarma birimlerine teknik destek sağlıyor.

Yıllar sonra yeniden açılan dosyalarda kimler var?

Kamuoyuna açıklanan ve Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında yeniden ele alınan dosyalarda şu isimler yer alıyor: Gülistan Doku, Rabia Naz Vatan, Aynur Kanbur, Şeref Kocabıyık, Dorukhan Büyükışık, Mehmet Şirin Çelik, Aydın Özcan, Mehmet Emin Karaalp, Maia Khimshiashvili, Erkan Erkara, Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur, Yusuf Sayaner, Damlanur Sarihan, Yunus Emre Yakar, Hüseyin Okumuşoğlu, Emrah Daşdemir, Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek, Mustafa Çağmaoğlu, Mustafa Ala, Hüsna Ala ve Kaşif Kozinoğlu.

Manisa’da 2010 yılında öldürülerek çöplük alanına bırakılan ve adı açıklanmayan kız bebeğin dosyası da yeniden incelendi. Sağlık Bakanlığının topuk kanı ve doğum kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda bebeğin kimliği ile olayın şüphelilerine ulaşıldı.

Yazıcıoğlu dosyasında FETÖ gölgesi ve bürokrasi şüphesi…

Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun, beraberindeki beş kişiyle birlikte 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazası da yeniden inceleniyor. Soruşturmada arama-kurtarma çalışmalarının geciktirilmesi, enkaz yerinin yanlış bildirilmesi, GPS cihazlarının sökülmesi ve delillerin karartılması iddiaları araştırılıyor.

Dönemin bazı üst düzey bürokratları, emniyet ve jandarma yöneticileri ile askerî personelin eylemleri de mercek altında. Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada FETÖ’nün mahrem yapılanması, ByLock yazışmaları ve Adil Öksüz bağlantısına ilişkin ciddi emareler bulunduğunu açıkladı.

Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki esrarengiz ölümü yeniden mercek altında!..

MİT Dış Operasyonlar Dairesi eski Başkanı Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de rahatsızlanarak hayatını kaybetti. İlk incelemelerde ölümün doğal nedenlere bağlı olduğu değerlendirilmiş ve soruşturma takipsizlikle sonuçlanmıştı.

Ancak Kozinoğlu’nun duruşmada ifade vermesine kısa bir süre kala ölmesi, sağlık görevlilerinin olay sırasındaki tutumu, ambulansın geciktiği iddiası ve tanık anlatımlarındaki çelişkiler yıllarca tartışıldı. Kozinoğlu’nun ölüm dosyası, Ağustos 2026’da yeniden değerlendirilmek üzere Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına gönderildi.

Yeni incelemede cezaevi görevlileri ve sağlık personeli dâhil en az 15 kişinin ifadesine başvurulması, mevcut belgeler ile varsa yeni delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. Dosyanın yeniden açılması, ölümün cinayet olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor; amaç ölüm sürecinde herhangi bir suç unsurunun bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmak.

Süleymancılar’ın liderlik kavgasında esrarengiz ölüm…

Ulaştırma eski Bakanı ve Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ölümü de yeniden soruşturulan şüpheli vakalardan. Denizolgun, 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki çiftlik evinde ölü bulunmuştu. Adli Tıp Kurumunun 17 Ekim 2016 tarihli raporunda ölümün beyin kanamasına bağlı doğal nedenlerle gerçekleştiği belirtilmişti.

Ailesi ve yakınlarının ölümün şüpheli olduğuna ilişkin başvuruları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatıldı. Denizolgun’un ailesi ayrıca Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına resmî başvuruda bulundu. Başsavcılık tarafından alınan “fethi kabir” kararı doğrultusunda mezar 19 Ağustos 2026’da açıldı ve cesetten alınan örnekler Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, önceki raporlar, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir bulguları üzerinden hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda ölüm “şüpheli” olarak değerlendirildi. Raporda Denizolgun’un boğularak öldürülmüş olabileceğine ilişkin bulguların araştırılması gerektiği belirtildi.

Bunun üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturma “kasten öldürme” şüphesi üzerinden derinleştirildi. İlk raporda, ölümün doğal olduğunu belirten Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında da inceleme başlatıldı. Ancak kesin ölüm nedeni, fethi kabir sonrasında yapılacak adli tıp incelemeleri savcılık soruşturması tamamlandığında belirlenebilecek.

Türkiye gündeminde peş peşe yaşanan olağan ama sıra dışı gelişmeler…

Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu Haluk Levent, asistanı Yeliz Kaya, avukat Ece Güner ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 54 kişi gözaltına alındı; bunlardan 28’i tutuklandı.

Tutuklananlar arasında İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Öztünç, Şehmus Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Göndiler, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu ve Zafer Yay da bulunuyor.

Birbirinden bağımsız üç soruşturmada ortak payda Almanya…

Alman Anayasayı Koruma Teşkilatının aşırılıkçı yapılar arasında değerlendirdiği Alparslan Kuytul liderliğindeki Furkan Hareketi’ne, kamuoyundaki adıyla “Kuytulcular” yapılanmasına yönelik operasyon da dikkat çeken gelişmelerden biri oldu.

Adana merkezli operasyonda Alparslan Kuytul, eşi Semra Kuytul ve çok sayıda vakıf mensubu gözaltına alındı. Yapılanmanın Almanya’daki faaliyetleri ve Alman istihbarat raporlarında yer alması, soruşturmanın uluslararası bağlantılarını da gündeme taşıdı.

Almanya’nın Köln kentindeki yaklaşık 70 milyon dolarlık genel merkezi ve yurt dışındaki mali bağlantıları medyada geniş biçimde tartışılan Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturma da dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında cemaat lideri Alihan Kuriş ile çok sayıda isim tutuklandı.

Ankara Büyükşehir Belediye eski Başkanı Melih Gökçek hakkında, ailesinin Almanya’daki şirketleri ve milyonlarca avroluk gayrimenkul yatırımları üzerinden yurt dışına kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılması da dikkat çekti.

Yanlış anlaşılmaya yol açan “Erdoğan vefat etti” haberi…

Aydın Denge Gazetesi’nin, Gülşen Erdoğan adlı bir vatandaşın vefat haberini, siyah zeminde patlatarak web sitesinde ve sosyal medyada yalnızca “Erdoğan vefat etti” başlığıyla paylaşarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını kaybettiği algısı oluşturması üzerine gazete çalışanları Emin Aydın, Yeşim Ülker, İslam Keleş ve İrem Delice gözaltına alındı; İrem Delice daha sonra tutuklandı.

Kabine değişikliği iddialarının gölgesinde esrarengiz yangın…

Kabine değişikliği iddialarında görev dışında kalabileceği öne sürülen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeğeni Emine Yani ile Şaziment Sarıgül, Batman’daki bir spor salonunun sauna bölümünde çıkan ve nedeni henüz açıklanamayan yangında hayatını kaybetti. Yangının teknik bir arızadan mı, ihmaller zincirinden mi yoksa haricî bir müdahaleden mi kaynaklandığı başlatılan soruşturma sonucunda ortaya çıkacak.

Zafer Bayramı’nda Kıbrıs açıklarında esrarengiz gemi faciası…

Türkiye ve KKTC’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu yaşadığı saatlerde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarihinin en büyük ve en esrarengiz deniz facialarından biri meydana geldi. Filo Denizcilik’e ait Filo Jet isimli katamaran, Girne’den Taşucu’na gitmek üzere 259 yolcu ve 8 mürettebatla hareket ettikten kısa süre sonra, henüz açıklanamayan bir nedenle su alarak alabora oldu.

Hava koşullarına ilişkin çelişkili açıklamalar, geminin çok kısa sürede parçalanarak 514 metre derinliğe batması ve olayın zamanlaması, kazanın sıradan bir teknik arızadan mı yoksa başka bir müdahaleden mi kaynaklandığı sorusunu gündeme getirdi.

Gemideki 241 kişi kurtarılırken 8 kişi hayatını kaybetti; 18 kişiye ise ulaşılamadı. Kaptan ile yedi görevlinin gözaltına alındığı olayın üzerindeki sis perdesi, ancak enkazın ve seyir kayıtlarının incelenmesiyle aralanabilecek.

Yıllar sonra gelen 367 kumpası itirafı…

Gelecek Partisi’nin kendisini imha etmesi halen güncelliğini yitirmiş değil. Belki yıllar sonra neler yaşandığını öğrenebileceğiz. Bazı eski siyasetçilerin yıllar süren suskunluklarını bozması, yeni sürecin nasıl okunması gerektiğine dair önemli ipuçları veriyor.

Örneğin AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan, AK Parti hükümetlerinde Millî Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlerinde bulunan ve daha sonra ANAP Genel Başkanı olan Erkan Mumcu’nun, uzun süren sessizliğini bozması.

Erkan Mumcu, 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında yaşanan 367 krizinin bir kumpas ve tezgâh olduğunu öne sürdüğü geçmişe dönük açıklamalarında, yaşananların arkasında Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın, Erdoğan’ın önünü kesmeye yönelik hamlelerinin de payı olduğunu ima etmişti.

Zamanın aşındıramadığı hakikat: Devletin kılıcı…

Son dönemde peş peşe yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin adli, siyasi ve toplumsal hafızasındaki en kritik virajlardan birinden geçtiğini göstermiyor mu?

Yıllarca karanlıkta kalmış dosyaların raflardan indirilmesi, faili meçhul cinayetlerin ve şüpheli ölümlerin üzerine kararlılıkla gidilmesi; kamu otoritesinin adalet mekanizmasını yeniden tesis etme gayretini ortaya koymuyor mu?

Kaşif Kozinoğlu’ndan Arif Ahmet Denizolgun’a, Muhsin Yazıcıoğlu kaza/suikastından geçmiş dönemin siyasi kumpaslarına kadar uzanan bu süreç, devlet mekanizması içindeki şeffaflaşma arayışının kaçınılmaz bir sonucu sayılmaz mı?

​Bununla birlikte; sivil toplum kuruluşlarına, dini yapılanmalara ve yerel yönetim yetkililerine kadar uzanan geniş çaplı mali ve adli soruşturmalar hem iktidar hem de muhalefet cephesindeki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Siyasi koridorlarda sarsıntı yaratan bu hamlelerin, bilgi kirliliği ve kriz ortamlarıyla birlikte daha derin bir boyut kazandığı ortada.

​Friedrich Nietzsche’nin "Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz" yaklaşımında olduğu gibi; karanlıkta kalmış tüm düğümlerin çözülmesi, yalnızca adli adımlarla değil, hukuk devleti ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmakla mümkündür. Şüphelerin ve soru işaretlerinin giderilmesi; hem devlet otoritesine olan güveni tazeleyecek hem de toplumsal huzur ile adaletin yeniden teminatı olacaktır.

Unutanlara hatırlatalım. 21 Aralık 1992’de TBMM Genel Kurulu’nda, Samsun Milletvekili Mehmet Çebi’nin dediği gibi “Eskiler, devlet her zaman 15 yaşındadır derler.”

.

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

омюр челикдёнмез, Дикгазете

Seçilmiş Kaynakça

https://www.im.nrw/furkan-gemeinschaft

https://www.haberturk.com/gundem/10-yarali-spor-salonunda-yangin-3909107

https://www.sozcu.com.tr/suleymancilarin-eski-liderinin-olumunde-carpici-gelisme-p352710 

https://www.dikgazete.com/yazi/bir-ahmet-davutoglu-geldi-gecti-peh-peh-peh-9318.html

https://basin.adalet.gov.tr/adalet-bakani-akin-gurlek-tgrt-haber-canli-yayininda-sorulari-yanitladi

https://www.takagazete.com.tr/kasif-kozinoglu-dosyasi-yeniden-acildi-15-yil-sonra-kritik-inceleme

https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-kasif-kozinoglu-dosyasi-15-yil-sonra-yeniden-aciliyor-1739419/2

https://www.dikgazete.com/haber/ahbap-dernegine-yonelik-sorusturmada-14-supheli-tutuklandi-1010931.html

https://www.dikgazete.com/haber/ulke-genelinde-son-uc-ayda-28-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi-1013273.html

https://www.dikgazete.com/yazi/erken-baskin-secimde-buyuk-hesap-kim-kiminle-yuruyecek-9408.html

https://www.dikgazete.com/yazi/devletin-yeni-kilici-akin-gurlek-ve-mustafa-ciftci-neden-hedefte-8736.html

https://www.karar.com/guncel-haberler/erdogan-vefat-etti-baslikli-paylasima-sorusturma-gazeteci-tutuklandi-2068644

https://www.odatv.com/guncel/kasif-kozinoglunun-supheli-olumu-dosya-raftan-indi-15-kisi-ifade-verecek-120160575

https://tr.euronews.com/2026/08/13/suleymancilar-cemaatine-operasyon-hangi-suclamalar-yoneltildi-kimler-gozaltina-alindi

https://t24.com.tr/gundem/batman-da-spor-salonunda-cikan-yanginda-2-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisinin-durumu-agir-1344948

https://serbestiyet.com/haberler/melih-gokcek-hakkinda-sorusturma-acildi-almanyaya-kayit-disi-para-transferi-iddiasi-247416/

https://10haber.net/siyaset/fatih-altayli-yazdi-erkan-mumcu-ortaligi-karistirdi-367-erdogana-karsi-bir-ic-komplo-muydu-729591/

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/kasif-kozinoglu-dosyasinda-yeni-gelisme-sorusturma-faili-mechul-dairesine-gonderildi-2533357 

https://www.dikgazete.com/haber/adalet-bakani-gurlek-bu-tamamen-suc-orgutunun-yapilanmasina-iliskin-mali-bir-operasyon-1017071.html

 https://www.aa.com.tr/tr/gundem/ahbap-dernegi-adina-toplanan-bagislarin-suphelilerin-hesaplarina-aktarildigi-iddiasina-iliskin-9-zanli-tutuklandi/4003238

https://www.gazete32.com.tr/isparta/eski-bakan-erkan-mumcudan-adem-metana-gundem-sarsacak-aciklamalar-367-krizi-tezgahti-erdogan-ile-helallestik/

https://www.kibrispostasi.com/c86-GIRNE/n612263-canli-girne-aciklarinda-yolcu-gemisi-alabora-oldu-kaptan-ve-7-kisi-tutuklanirken-8-kisi-hayatini-kaybetti-17-kisi-araniyor

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.