deneme bonusu grandpashabet güncel adres betpark süperbetin giriş betebet bets10 Matadorbet vdcasino tipobet giriş onwin giriş deneme bonusu veren siteler 2023 giriş onwin grandpashabet grandpashabet

İlim ile Hurafenin Arasında Isparta (Isparta'nın Unutulan Aydını)

Isparta 06.11.2026 - 12:56, Güncelleme: 06.11.2026 - 12:56
 

İlim ile Hurafenin Arasında Isparta (Isparta'nın Unutulan Aydını)

İlim ile Hurafenin Arasında Isparta (Isparta'nın Unutulan Aydını)

Saygıdeğer okuyucular, Bu yazıda, sözlü tarih kaynaklarına dayanarak, bir devlet adamının görevden ayrılışını kutlamak için helva dağıtılacak kadar küçülen bir anlayışın hikâyesini özetlemeye çalıştım. Oysa bu hikâye yalnızca Isparta Valisi Ahmet Nazif Efendi'nin değil; aynı zamanda Isparta'nın değişim, yenilik, düşünce dünyasıyla imtihanının hikâyesidir. Aradan 167 yıl geçmiş olmasına rağmen şu soruyu sormadan edemiyoruz: 1859'un Isparta'sı ile 2026'nın Isparta'sı arasında düşünce bakımından ne kadar yol alabildik? Çünkü tarih yalnızca geçmişi anlatmaz; bugüne de ışık tutar. Her toplulukta olduğu gibi; Isparta şehrinde yaşayan halkın bir ortak anlayışı vardır. Kerpiç binalar, eski sokaklar ve çeşmeler kadar, nesilden nesile aktarılan hikâyeler de o hafızanın bir parçasıdır. 19. yüzyıl ortalarında Isparta, ilim ile hurafenin, yenilik ile taassubun karşı karşıya geldiği dikkat çekici bir döneme sahne olmuştur. Bu dönemin en önemli isimlerinden biri, halk arasında "Arap Kaymakam" olarak tanınan Vali Ahmet Nazif Efendi'dir. 1859 yılında Isparta'ya atanır. Vali Ahmet Nazif Efendi sıradan bir idareci değildi. Osmanlı bölgesi Cezayir'de doğmuş, Medine ve Mekke'de tercümanlık yapmış, Osmanlı bölgesi Bosna’ da görev almış., Kültürlü bir devlet adamıdır. Bin Bir Gece Masalları' nın Türkçeye kazandırılmasında emeği bulunan bu münevver şahsiyetti. Isparta'da bulunduğu kısa süre içinde şehirde canlı bir fikir ortamı oluşturdu. Medrese hocalarıyla yaptığı ilmî münazaralar, konaklarda kurulan sohbet meclisler, düşünce tartışmaları Isparta’nın gidişatına yeni bir hareketlilik kazandırmanın mücadelesini verdi! Ahmet Nazif Efendi, halkın karşısına yalnızca emir veren bir yönetici olarak çıkmadı. Okuyan, araştıran, düşündüren bir devlet adamı olarak tanındı. Eğitimden kültüre, sosyal hayattan idarî meselelere kadar birçok konuda yeni bakış açıları ortaya koymaya çalıştı Isparta da. Ancak her dönemde olduğu gibi değişimden rahatsız olan çevreler de vardı. Bazı medrese mensupları, onların etkisindeki küçük bir grup, onun yenilikçi yaklaşımına mesafeli durdu. Isparta Valisi Ahmet Nazif Efendi müzakereyi, istişareyi tercih etse de tartışmadan, konuşmadan hoşlanmayan gruplar var. Geriden gelenlerin şikâyetiyle Burdur' a tayin edildi. Asıl dikkat çekici olan ise Vali Beyin ayrılışından sonra yaşananlardı. Kaynaklarda anlatıldığına göre geriden-geriden gelenler onun gidişini memnuniyetle karşılamışlar. Hatta helva dağıtarak kutlamışlardı. Bu durum, aslında bir şahsın değil; onun temsil ettiği ilim ve yenilik anlayışının hedef alındığını göstermektedir. Aydınlıktan rahatsız olanlar başarmışlardı! Germiyan Mahallesi'ndeki Miskizâde Mektebi'nin tanınmış hocalarından H. Mehmed Efendi ile Kara Ağıllı Molla Emin'in, kimi vaazlarında bu ayrılığı bir bayram sevinci gibi karşılayan ifadeler kullanmaları, Isparta'daki birçok, sahibi insanı üzüntüye sevk etmişti. Vali Nazif Efendi'nin ayrılışından sonra hayat görünürde normal akışında devam etti. Ancak onun temsil ettiği sorgulayan, araştıran anlayış da büyük ölçüde Isparta da sönmeye başladı. Isparta Şehiri bir süre daha eski alışkanlıkların etkisinde yaşamayı tercih etti. Bugün Ahmet Nazif Efendi'yi anarken yalnızca bir valiyi hatırlamıyoruz. Aynı zamanda ilme, kültüre, eğitime ve hür düşünceye değer veren bir devlet anlayışını da yâd ediyoruz. Onun 19. yüzyılın sonlarında Isparta'da hayata geçirmeye çalıştığı yenilikçi ve aydınlanmacı düşünceler, dönemin şartları içinde tam anlamıyla karşılık bulamamış olsa da, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte daha geniş bir zemine kavuşmuştur. Nitekim Cumhuriyet'in kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde kurulan yeni devlet; aklı, bilimi, eğitimi ve çağdaşlaşmayı esas alan bir yönetim anlayışını benimsemiştir. Bu bakımdan Ahmet Nazif Efendi'nin yıllar önce savunduğu pek çok fikir, Cumhuriyet devrinde toplumsal hayatta daha güçlü biçimde karşılık bulmuştur. Çünkü memleketlerin gerçek tarihini yalnızca yöneticiler yazmaz; hakikatin peşinden giden, adaleti savunan, üreten, düşünen ve toplumuna ışık tutmaya çalışan insanlar da yazar. Bu iklim ise en sağlıklı şekilde, düşüncenin serbestçe gelişebildiği, vatandaşın söz söyleyebildiği ve liyakatin değer gördüğü Cumhuriyet rejiminde hayat bulur. Isparta'nın geçmişinde yaşanan bu fikir mücadelesi, aslında her çağın ortak meselesidir. Toplumları ileriye taşıyan şey korku ve taassup değil; ilim, akıl, adalet, hür düşüncedir. Tarihin bize verdiği en önemli ders de değil mi? Araştırma: Bayram AYGÜN-2026 - Isparta
İlim ile Hurafenin Arasında Isparta (Isparta'nın Unutulan Aydını)

Saygıdeğer okuyucular, Bu yazıda, sözlü tarih kaynaklarına dayanarak, bir devlet adamının görevden ayrılışını kutlamak için helva dağıtılacak kadar küçülen bir anlayışın hikâyesini özetlemeye çalıştım. Oysa bu hikâye yalnızca Isparta Valisi Ahmet Nazif Efendi'nin değil; aynı zamanda Isparta'nın değişim, yenilik, düşünce dünyasıyla imtihanının hikâyesidir.

Aradan 167 yıl geçmiş olmasına rağmen şu soruyu sormadan edemiyoruz: 1859'un Isparta'sı ile 2026'nın Isparta'sı arasında düşünce bakımından ne kadar yol alabildik? Çünkü tarih yalnızca geçmişi anlatmaz; bugüne de ışık tutar.

Her toplulukta olduğu gibi; Isparta şehrinde yaşayan halkın bir ortak anlayışı vardır. Kerpiç binalar, eski sokaklar ve çeşmeler kadar, nesilden nesile aktarılan hikâyeler de o hafızanın bir parçasıdır. 19. yüzyıl ortalarında Isparta, ilim ile hurafenin, yenilik ile taassubun karşı karşıya geldiği dikkat çekici bir döneme sahne olmuştur.

Bu dönemin en önemli isimlerinden biri, halk arasında "Arap Kaymakam" olarak tanınan Vali Ahmet Nazif Efendi'dir. 1859 yılında Isparta'ya atanır. Vali Ahmet Nazif Efendi sıradan bir idareci değildi. Osmanlı bölgesi Cezayir'de doğmuş, Medine ve Mekke'de tercümanlık yapmış, Osmanlı bölgesi Bosna’ da görev almış., Kültürlü bir devlet adamıdır.

Bin Bir Gece Masalları' nın Türkçeye kazandırılmasında emeği bulunan bu münevver şahsiyetti. Isparta'da bulunduğu kısa süre içinde şehirde canlı bir fikir ortamı oluşturdu. Medrese hocalarıyla yaptığı ilmî münazaralar, konaklarda kurulan sohbet meclisler, düşünce tartışmaları Isparta’nın gidişatına yeni bir hareketlilik kazandırmanın mücadelesini verdi!

Ahmet Nazif Efendi, halkın karşısına yalnızca emir veren bir yönetici olarak çıkmadı. Okuyan, araştıran, düşündüren bir devlet adamı olarak tanındı. Eğitimden kültüre, sosyal hayattan idarî meselelere kadar birçok konuda yeni bakış açıları ortaya koymaya çalıştı Isparta da.

Ancak her dönemde olduğu gibi değişimden rahatsız olan çevreler de vardı. Bazı medrese mensupları, onların etkisindeki küçük bir grup, onun yenilikçi yaklaşımına mesafeli durdu. Isparta Valisi Ahmet Nazif Efendi müzakereyi, istişareyi tercih etse de tartışmadan, konuşmadan hoşlanmayan gruplar var. Geriden gelenlerin şikâyetiyle Burdur' a tayin edildi.

Asıl dikkat çekici olan ise Vali Beyin ayrılışından sonra yaşananlardı. Kaynaklarda anlatıldığına göre geriden-geriden gelenler onun gidişini memnuniyetle karşılamışlar. Hatta helva dağıtarak kutlamışlardı. Bu durum, aslında bir şahsın değil; onun temsil ettiği ilim ve yenilik anlayışının hedef alındığını göstermektedir. Aydınlıktan rahatsız olanlar başarmışlardı!

Germiyan Mahallesi'ndeki Miskizâde Mektebi'nin tanınmış hocalarından H. Mehmed Efendi ile Kara Ağıllı Molla Emin'in, kimi vaazlarında bu ayrılığı bir bayram sevinci gibi karşılayan ifadeler kullanmaları, Isparta'daki birçok, sahibi insanı üzüntüye sevk etmişti.

Vali Nazif Efendi'nin ayrılışından sonra hayat görünürde normal akışında devam etti. Ancak onun temsil ettiği sorgulayan, araştıran anlayış da büyük ölçüde Isparta da sönmeye başladı. Isparta Şehiri bir süre daha eski alışkanlıkların etkisinde yaşamayı tercih etti.

Bugün Ahmet Nazif Efendi'yi anarken yalnızca bir valiyi hatırlamıyoruz. Aynı zamanda ilme, kültüre, eğitime ve hür düşünceye değer veren bir devlet anlayışını da yâd ediyoruz. Onun 19. yüzyılın sonlarında Isparta'da hayata geçirmeye çalıştığı yenilikçi ve aydınlanmacı düşünceler, dönemin şartları içinde tam anlamıyla karşılık bulamamış olsa da, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte daha geniş bir zemine kavuşmuştur.

Nitekim Cumhuriyet'in kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde kurulan yeni devlet; aklı, bilimi, eğitimi ve çağdaşlaşmayı esas alan bir yönetim anlayışını benimsemiştir. Bu bakımdan Ahmet Nazif Efendi'nin yıllar önce savunduğu pek çok fikir, Cumhuriyet devrinde toplumsal hayatta daha güçlü biçimde karşılık bulmuştur.

Çünkü memleketlerin gerçek tarihini yalnızca yöneticiler yazmaz; hakikatin peşinden giden, adaleti savunan, üreten, düşünen ve toplumuna ışık tutmaya çalışan insanlar da yazar. Bu iklim ise en sağlıklı şekilde, düşüncenin serbestçe gelişebildiği, vatandaşın söz söyleyebildiği ve liyakatin değer gördüğü Cumhuriyet rejiminde hayat bulur.

Isparta'nın geçmişinde yaşanan bu fikir mücadelesi, aslında her çağın ortak meselesidir. Toplumları ileriye taşıyan şey korku ve taassup değil; ilim, akıl, adalet, hür düşüncedir. Tarihin bize verdiği en önemli ders de değil mi? Araştırma: Bayram AYGÜN-2026 - Isparta

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kureselakdeniz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.