Isparta da Koku Medeniyetinin Kadim Sığınağı: Aya Yorgi Kilisesi Bilim ve Kültürle Yeniden Yeşeriyor
Isparta da Koku Medeniyetinin Kadim Sığınağı: Aya Yorgi Kilisesi Bilim ve Kültürle Yeniden Yeşeriyor
Özellikle Başkan Başdeğirmen’ e Isparta halkı olarak teşekkürlerimizi iletiriz. Bugün Isparta’nın tarihi ve doğal mirasını geleceğe taşıyan bu güçlü dönüşüm, hiç şüphesiz 2026 yılında da kararlılıkla sürdürülen ufku geniş belediyecilik anlayışının eseridir.
Özellikle Başkan Başdeğirmen’ e Isparta halkı olarak teşekkürlerimizi iletiriz. Bugün Isparta’nın tarihi ve doğal mirasını geleceğe taşıyan bu güçlü dönüşüm, hiç şüphesiz 2026 yılında da kararlılıkla sürdürülen ufku geniş belediyecilik anlayışının eseridir.
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’ in kentin köklü geçmişini derinlemesine tahlil eden, ileriye dönük, yenilikçi bakışı sayesinde, atıl kalan tarihi yapılar yalnızca korunmakla kalmıyor; aynı zamanda kentin öz kimliğiyle bütünleşen stratejik merkezlere dönüştürülüyor.
Aya Baniye’ da filizlenen ve Aya Yorgi ile bilimsel bir derinlik kazanan bu ilham verici hamleler, Isparta’yı adım adım Türkiye’nin tek ve en itibarlı "Koku ve Biyoçeşitlilik Merkezi" konumuna yükseltmektedir. Gelenekten geleceğe uzanan bu sağlam köprü, Isparta’nın asırlık koku medeniyetini ulusal, uluslararası ölçekte zirveye taşımaya kararlıdır.
Tarih, sadece kitapların sayfalarında değil; en çok da tarihi taşların üzerine kazınmış sessiz hatıralarda yaşar. Doğru, vefalı dokunmalar ulaştığında o beyinsel uykusundan uyanır, Isparta’ nın hatırasına taptaze bir soluk katar. Kadim Osmanlı coğrafyasında Isparta, yalnızca gülün değil; şifanın, ıtırın (güzel kokunun), sarayları süsleyen koku medeniyetinin de kalbiydi şehrimiz Isparta.
İşte Isparta’nın Doğancı Mahallesi’nde iki yüz yılı aşkın süredir zamana, yalnızlığa direnen tarihi Aya Yorgi Kilisesi, bugün bu köklü hatıraları yeniden ayağa kaldıracak bütüncül bir dönüşümün eşiğinde duruyor. Uzun yıllardır atıl kalarak suskunluğa bürünen bu Gayrimüslim komşuların mirası Isparta’nın kültür, bilim hayatına kazandırmak amacıyla Isparta Belediyesi Saygıdeğer Başkanı Başdeğirmen tarafından başlatılan yenileme çalışmaları sürmektedir.
Bu kıymetli adım, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’ in kentin tarihi dokusuna, kimliğine gösterdiği derin hürmetin bir yansımasıdır. Nitekim Başkan Başdeğirmen’ in girişimleriyle daha önce mimari dokusuna sadık kalınarak restore edilen Aya Baniye Kilisesi, “MİSPARTA Koku Üretimi Ve Medeniyeti” adıyla Türkiye’nin ilk Koku Üretim Müzesi’ ne dönüştürülmüştü.
Isparta’mızın kültür turizmine muazzam bir değer katmıştı. Osmanlı’nın gülabdanlarından süzülen, imbiklerden geçmiş asırlık hoş koku hafızasını günümüzle buluşturan o ilk heyecan, şimdi Aya Yorgi Kilisesi’nin tarihi yapıda çok geniş, bilimsel bir atılımla taçlanıyor.
Restorasyon tamamlandığında Aya Yorgi Kilisesi, yalnızca geçmişi seyrettiren durgun bir anıt olarak kalmayacak; nefes alan, üreten, öğreten, geleceğe ilham veren yaşayan bir ilim sığınağı haline gelecek. Yapı, önümüzdeki dönemde Kütüphane, Endemik Bitkiler Araştırma Merkezi olarak kentin hizmetine sunulacak. Başkan Başdeğirmen’ in kafasından geçenler bunlardı. Isparta’nın eşsiz doğasında, Isparta dağlarında barınan kekik, kaya koruğu gibi yüzlerce zengin endemik tür, bu tarihi çatı altında bilimsel araştırmalara konu edilecek.
Isparta’nın koku medeniyetini geleceğe taşıyan geleceğe dönük projeyi, tarihin, bilimin harmanlandığı Aya Yorgi Kilisesi’ndeki bu atmosferle buluşturmak çok değerli bir adım.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’ in şehrin köklü mirasına sahip çıkarak burayı bir "Koku ve Doğa Merkezi" yapma kararlılığı, hem Isparta’nın öz kimliğini koruyor hem de onu uluslararası arenada hak ettiği noktaya taşıyor.
Bayram Aygün olarak ifade ediyorum ki: Asırlık tarihi yapısıyla binanın botanical zenginlikle yeniden hayat bulması, bu kutlu yürüyüşün en güçlü nişanelerinden biridir.
Isparta halkı adına gösterilen bu vefa ve teşekkür, atılan her adımın ne kadar kıymetli olduğunun en açık göstergesidir. Başkan Şükrü Başdeğirmen’ in ileri görüşlü yaklaşımı sayesinde Isparta, yalnızca gülleriyle değil; köklü koku kültürü, doğal mirasıyla da tanınan bir şehir hâline gelmeye de başlamıştır.
Bu projeyle Isparta, Türkiye'nin, dünyanın en özel "Koku ve Doğa Merkezi" olma yolunda hızla ilerlerken, Aya Yorgi Kilisesi de hem kütüphanesiyle bilginin hem de endemik bitkileriyle doğanın kalbi olmaya devam edecektir inşallah!. Bayram AYGÜN:2026-Isparta
Zamanın Dokusuna Dokunan Restorasyon: Aya Yorgi Kilisesi Bilim ve Kültürle Yeniden Yeşeriyor
Tarih, taşların üzerine kazınmış hafızadır; doğru dokunuşlarla o hafıza yeniden canlanır, kentin ruhuna yeni bir soluk katar. Isparta’nın Doğancı Mahallesi’nde yüz yılı aşkın süredir ayakta duran, zamana ve yalnızlığa direnen tarihi Aya Yorgi Kilisesi, bugün tam da böyle bir dönüşümün eşiğinde. Uzun yıllardır atıl durumda kalan bu köklü mirası kentin kültür ve bilim hayatına kazandırmak amacıyla Isparta Belediyesi tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.
Tarihi Yapılara Verilen Değer ve Başarılı Bir Dönüşüm Örneği
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in vizyonuyla şekillenen proje, kentin tarihi mirasını koruma konusundaki kararlılığının belirgin bir göstergesi. Başkan Başdeğirmen’in girişimleriyle daha önce mimari dokusuna sadık kalınarak restore edilen Aya Baniya Kilisesi, Türkiye’nin en önemli Koku Müzesi’ne dönüştürülerek kentin kültür turizmine muazzam bir değer katmıştı. Benzer bir başarı ve heyecan, şimdi Aya Yorgi Kilisesi için yaşanıyor.
Taşların Sessizliği Bilimle Buluşuyor: Endemik Bitkiler ve Kütüphane
Restorasyon tamamlandığında Aya Yorgi Kilisesi sadece mimari bir anıt olarak kalmayacak; yaşayan, üreten ve öğrenen bir merkez haline gelecek. Yapı, önümüzdeki dönemde Kütüphane ve Endemik Bitkiler Araştırma Merkezi olarak hizmet verecek.
Isparta’nın eşsiz doğasında barınan kekik, kaya koruğu gibi zengin endemik bitki türleri, bu tarihi çatı altında bilimsel araştırmalara konu edilecek. Böylece yüz yıllık taş duvarlar, bölgenin doğasını ve botanical zenginliğini geleceğe taşıyacak bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapacak.
Zanaat ve Titizlikle Yürütülen Çalışmalar
Restorasyon sürecinin her aşaması, yapının özgün dokusunu koruma hassasiyetiyle yürütülüyor:
Dış ve İç Cephe Onarımı: Dış cephelerdeki bakım çalışmaları sürerken, kilisenin iç mekânındaki tarihi taş oymalar titizlikle temizlenerek ilk günkü görkemine kavuşturuluyor.
Geleneksel Yapım Teknikleri: Kilisenin yanına eklenecek kafeteryanın temel atma ve inşaat süreçlerinde tarihi dokuya zarar vermemek adına iş makineleri kullanılmıyor; taş kesim ve yerleştirme işlemleri geleneksel zanaat anlayışıyla sürdürülüyor.
Isparta Turizmine Yeni Bir Soluk
Tamamlandığında kente hem mimari hem de işlevsel açıdan büyük bir değer katacak olan Aya Yorgi Kilisesi, yerli ve yabancı ziyaretçilerin, araştırmacıların ve öğrencilerin uğrak noktası olmaya aday. Taşın hafızasıyla bilimin ışığını buluşturan bu prestijli proje, Isparta’nın kültürel mirasını geleceğe taşımak adına atılmış ilham verici bir adım.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.