Ölümün Güzellemesi Şairane olsun
Genel
12.04.2022 - 14:59, Güncelleme:
12.04.2022 - 14:59
Ölümün Güzellemesi Şairane olsun
Burak YETİŞMEZ
Ölümün Güzellemesi Şairane olsun
Öldürmenin her türlüsü nereden bakılırsa bakılsın ölümcül bir mesele biriktirir sözlüğünde. Zamanın telaşı minvalinde unutulan tüm serzeniş çılgınlığının altında verilen ya da potansiyel olarak verilme ihtimali olan tüm geri dönüş kararları hep olmasa da çok defa belirli istisnai durumlar kadar belirsizliklerle dolup taşar.
Büyüyen içsesinize aradığınız kılıflar sizi bir başkası yapar. Bunu da normalleştirilmiş arzularınızdan değil, merak duygusunu kaybedeli beri ıssızlaşsan meziden bahsetmek gayreti geri dönüşün en keskin şiarı olmayı hak ediyor.
Sadakat Hak’sızdır.
Neydik ne olduk korkularının pek de muhtelif kaldığı günümüz lisanına göre, kişi kendinden geçtiği sırada bir başkası olmak için sıraya dizilir.
Anlaşılmama gayretinin apaçık hali, korkunç bir girdaba sokacakken, kalemlik hatırları, içinde kırık bir çift kalem ve telden birkaç saç teli geceyi birden ikiye böleceklerden haber ediyor.
Her şey yerli yerine tokuşturulduğuna göre geri dönüşün zorluğundan bahsetmek anlamsız kaçacak. Onun yerine daha yeni demlenen kaçak kırmızı çay masadaki yerini alabilir.
Kırılmış ölüm çizgisi yukarıya doğru istenç kazanacakken, son bir darbe girişimi, durgunlaşma ihtiyatlığını emreder oldu.
İkinci bir emre kadar “Ölmek yasaktır”
Üçüncü bir emre kadar “Arzular ertelenecek”
Bu böyle olmaz denilen tüm sıfatlar aynı masada tekrar birleştiğine göre, yeni düzenlerin tümüne ayak uydurmak gerek.
Uydurma zaman hırsızlığından sonra yeni sayılabilecek tanışıklıklara, bir yenisi eklenmeden, duvara bir portre çakılacak.
Hem zaten başlık ve metin benzeşim zorunluluğu kimce uyduruldu?
Umudun yerini inada bıraktığından kaçımızın haberi var?
Kaç kişi birbirini kucaklarken teninden önce ruhunu hissetmeyi özledi?
Tam anlamıyla meşrulaşmasından korktuğumuz gayri resmi idadileri kim kapattı?
Böyle olacaksa ne diye tüm özlemler aynı şeyi çağrıştırdı? Yani sözüm ona ölüm ve öldürmek aynı şeyler midir?
“Lütfen hattan ayılmayınız”
Üç kelime için beklemeye değer. Bir tren beklentisinden bahsetmiyorum tabi ki, tabii olan tüm sorunlara cevap arama niyetinden de olmadı hiçbir çağrı. Öylesine, sırf iyi gelir diye fethi makbuldür tüm yeni kıtaların.
Uzatılmış söz cazibesi, öpülesi parmak uçlarını aynı anda aynı tuşlara aynı tempoyla aynılık tehlikesine kendini kaptırmadan, erişkin bir düşe hikaye uydurur.
Kayık bir sürat, kıyak bir köşe benzerliğinde karşılaşacak tüm bakışlara inat, yeniliğin ölüm zarafetini tadacak. Oldu olacak bir söz sıkıştıralım sona, tam olsun.
O halde ham ola diye son bir soruyla güle güle.
Ten ayrımı gözetmeden hissizleşen arzu maktul müdür?
Burak YETİŞMEZ
Ölümün Güzellemesi Şairane olsun
Öldürmenin her türlüsü nereden bakılırsa bakılsın ölümcül bir mesele biriktirir sözlüğünde. Zamanın telaşı minvalinde unutulan tüm serzeniş çılgınlığının altında verilen ya da potansiyel olarak verilme ihtimali olan tüm geri dönüş kararları hep olmasa da çok defa belirli istisnai durumlar kadar belirsizliklerle dolup taşar.
Büyüyen içsesinize aradığınız kılıflar sizi bir başkası yapar. Bunu da normalleştirilmiş arzularınızdan değil, merak duygusunu kaybedeli beri ıssızlaşsan meziden bahsetmek gayreti geri dönüşün en keskin şiarı olmayı hak ediyor.
Sadakat Hak’sızdır.
Neydik ne olduk korkularının pek de muhtelif kaldığı günümüz lisanına göre, kişi kendinden geçtiği sırada bir başkası olmak için sıraya dizilir.
Anlaşılmama gayretinin apaçık hali, korkunç bir girdaba sokacakken, kalemlik hatırları, içinde kırık bir çift kalem ve telden birkaç saç teli geceyi birden ikiye böleceklerden haber ediyor.
Her şey yerli yerine tokuşturulduğuna göre geri dönüşün zorluğundan bahsetmek anlamsız kaçacak. Onun yerine daha yeni demlenen kaçak kırmızı çay masadaki yerini alabilir.
Kırılmış ölüm çizgisi yukarıya doğru istenç kazanacakken, son bir darbe girişimi, durgunlaşma ihtiyatlığını emreder oldu.
İkinci bir emre kadar “Ölmek yasaktır”
Üçüncü bir emre kadar “Arzular ertelenecek”
Bu böyle olmaz denilen tüm sıfatlar aynı masada tekrar birleştiğine göre, yeni düzenlerin tümüne ayak uydurmak gerek.
Uydurma zaman hırsızlığından sonra yeni sayılabilecek tanışıklıklara, bir yenisi eklenmeden, duvara bir portre çakılacak.
Hem zaten başlık ve metin benzeşim zorunluluğu kimce uyduruldu?
Umudun yerini inada bıraktığından kaçımızın haberi var?
Kaç kişi birbirini kucaklarken teninden önce ruhunu hissetmeyi özledi?
Tam anlamıyla meşrulaşmasından korktuğumuz gayri resmi idadileri kim kapattı?
Böyle olacaksa ne diye tüm özlemler aynı şeyi çağrıştırdı? Yani sözüm ona ölüm ve öldürmek aynı şeyler midir?
“Lütfen hattan ayılmayınız”
Üç kelime için beklemeye değer. Bir tren beklentisinden bahsetmiyorum tabi ki, tabii olan tüm sorunlara cevap arama niyetinden de olmadı hiçbir çağrı. Öylesine, sırf iyi gelir diye fethi makbuldür tüm yeni kıtaların.
Uzatılmış söz cazibesi, öpülesi parmak uçlarını aynı anda aynı tuşlara aynı tempoyla aynılık tehlikesine kendini kaptırmadan, erişkin bir düşe hikaye uydurur.
Kayık bir sürat, kıyak bir köşe benzerliğinde karşılaşacak tüm bakışlara inat, yeniliğin ölüm zarafetini tadacak. Oldu olacak bir söz sıkıştıralım sona, tam olsun.
O halde ham ola diye son bir soruyla güle güle.
Ten ayrımı gözetmeden hissizleşen arzu maktul müdür?
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.